lean etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lean etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2025 Pazar

Apparel Myths

Over the last weeks, I shared 18 short posts on LinkedIn about the most common myths in apparel production – beliefs that sound logical on the surface, but quietly destroy throughput, quality, and credibility on the shop floor. 

Each post is a small piece of the puzzle. Together, they show how factories can move from rule-of-thumb thinking (“add more people”, “start earlier”, “more inspectors”) to system thinking: flow, buffers, bottlenecks, and better use of people and technology.

Below you can find the full series, grouped into two parts.


Part I – Line & Efficiency Myths (1–10)

These myths live inside cutting and sewing lines. They push managers to fight symptoms instead of managing flow and bottlenecks.


Part II – Quality, Compliance & Sustainability Myths (11–18)

These myths live in quality rooms, audit checklists and PowerPoint decks – and often block factories from turning good intentions into real performance.


The Bigger Picture

Across these 18 myths, one pattern keeps repeating:

Factories often work harder instead of working smarter on flow, buffers, quality at source, and aligned incentives.

When we challenge these myths, we open the door to:

  • Higher RFT with smaller repair teams,

  • more stable on-time delivery without permanent overtime,

  • technical and social compliance that supports the business instead of just ticking boxes.

If you are a factory owner, IE, quality manager or a buying office working with suppliers in Egypt or similar environments, you may recognize parts of your daily reality in these myths. 

Feel free to reach out if you want to turn them into an improvement roadmap for your own operations.

15 Eylül 2025 Pazartesi

Turning ESG into Results: 17 Insights from Boardrooms to Factory Floors

Over the last month, I shared seven strategic perspectives and ten case studies from factories.

Each post was a piece of the puzzle. Together, they form a comprehensive picture of how apparel supply chains can transition from audits and slogans to systems and tangible results.

Part I – Strategy Insights (7 Articles)

Across seven posts, I argued that sustainability and business cannot be separate — it must be sustainable business.

Taken together, these seven ideas form a blueprint: 

sustainable business = flow + efficiency + quality + supplier development.

Part II – Field Lessons (10 Cases)

Theory alone is never enough. That’s why I also shared 10 case studies from Egypt, Turkey, Russia, and Vietnam — stories where factories and retailers faced hidden problems.

These ten cases show how hidden problems repeat across countries, formats, and decades. Success or failure depended less on tools and more on management courage, alignment, and localization.

Part III – The Bigger Picture

When combined, the 7 strategic insights and the 10 field cases reveal one message:

Sustainable business is not an add-on. It is the business itself.
Efficiency and quality are ESG enablers. They reduce waste, carbon, and non-compliance.
Supplier development is the true multiplier. No brand can reach its targets without lifting its partners.
Courage, alignment, and localization decide outcomes. Tools alone don’t deliver change — people do.

This is the roadmap for decision-makers who want ESG commitments to turn into operational reality.

If you are leading sourcing, sustainability, or operations and want to turn ESG commitments into measurable results, let’s connect.

Hidden problems can be solved — with the right system.

27 Ekim 2021 Çarşamba

Deming Profound Knowledge ile Goldratt Theory Of Constraints ilişkisi hakkında

Profound Knowledge (Engin Bilgi) Dr. Deming' in yönetim felsefesidir. 4 ana unsuru vardır:

Appreciation of a System (Sistem Fikri). Bir sistem ortak amacı olan ve birbirlerinden etkilenen (bağımlı) parçalardan oluşur.

Yıldız oyuncuların olması takım olarak çalışmayı öğrendikleri anlamına gelmez. Lider ekibinin sistemin=firmanın amaçlarına uyumunu sağlar, iç ve dış müşterilere odaklanır. Kalite hakkında son söz müşterinindir.

Sistem kendi kendini yönetemez, yönetilmesi gerekir. Parçaların optimizasyonuyla sistemin yani bütünün optimizasyonu sağlanamaz. Orkestrayı düşünün, herhangi bir anda bazıları çalıyor ve bazıları bekliyor, devasa bir israf(!) Fevkalade verimsiz(!) Amaç müzik yapmak, gürültü değil. Gürültü isteseydik hepsi her zaman çalacaktı.... Lider ekibinin firmanın büyük resminde nerede olduğunu bilir, uyumlu davranır.  Kaldıraç noktasını tanır, yönetir.

TOC (Kısıtlar Teorisi) deki sistem fikriyle uyumludur. Kaldıraç noktası Kısıttır (constraint). Kısıtı yönetmezsek, kısıt bizi yönetir. Kısıtın verimli kalabilmesi (müzik) için diğer birimlerin kapasite fazlasıyla uyumlu (bazıları çalar bazıları bekler) olması gerekir, buna uyumlandıma (subordination) denir. 

Knowledge of  Variation (Değişkenlik Bilgisi). Kalite istenen hedefi en az değişkenlikle karşılamaktır. Değişkenliği (stabiliteyi) anlamazsak farkında olmadan artmasına neden oluruz.

Her türlü ölçüm değişkenliğe tabidir. Değişkenlik doğal (common cause) ve özel (special cause) kaynaklı olabilir. Lider doğal değişkenliği anlar, gereksiz müdahale etmez. Hataların %95i sistemden, %5i çalışandandır. Lider sistemden ayrı değildir (sistemin içindedir) ve iyileştirme sistemde (insanlarda değil) yapılır.

TOC ana prensiplerden biri saygıdır (respect). İnsanları değil yerleşik iş yapma biçimini yani sistemi sorgular.  Tamponlarla (dinamik kapasite, zaman, stok fazlalıkları) değişkenliği kaldırmayı değil, kontrol altında tutmayı amaçlar. Kısıt üzerinde her türlü iyileştirme için yalın veya 6 sigma veya herhangi bir endüstri mühendisliği tekniğini kullanmaya hazırdır.

Theory of Knowledge (Bilgi Teorisi). Teorisiz bilgi olmaz. Teori sonuçları kestirebilme (ön görme) becerisidir, sadece açıklama değildir. Teoriyi doğrulayamasak bile, kestirimlerini deneyerek yanlışlığını ispatlayabiliriz.

Organizasyonların öğrenebilmesi için çalışanların öğrenmesi gerekir. Teoriyle birlikte sebep-sonuç ilişkileri görünür hale gelir. Lider önseziyle teorinin farkını bilir. PUKÖ (PDCA) ile kontrollü testler yapar, gerekli iyileştirmelerden sonra uygulamayı yaygınlaştırır. Bilginin ikamesi yoktur. Bu çağda veri-bilgi (data - information) içinde yüzüyoruz ama damıtamıyoruz (knowledge).

Lider kendi deneyimini bilinçlendirir, teori oluşturur ve denemesini bilir. Kararların dayandığı varsayımlar nettir, ekiple paylaşır. Gerektiğinde doğru bilinenleri sorgulamaktan kaçınmaz.

TOC isminden belli olduğu gibi bir teoridir, prensipleri ve varsayımları bellidir, herkes tarafından her ortamda test edilmeye açıktır, aslında bunu teorinin yaygınlaşması açısından teşvik eder. Düşünme Süreci (Thinking Process) sebep-sonuç (cause-effect) temellidir, Mevcut Durum Ağacı (Current Reality Tree) ile bugünün analizini, Gelecek Durum Ağacı (Future Reality Tree) ile ulaşılmak istenen durumun analizini, Olası Riskler (Negative Branches) ile çeşitli durumlardaki olumsuzluklar için önden tedbir almayı, Çelişki Çözümü (Conflict Resolution Diagram) ile içine düşülen açmazlardan çıkabilmek için ilgili varsayımları sorgulamayı öğretir. 

TOC sürekli iyileştirmenin sebep-sonuçlu versiyonudur, kısıtı takip eder, iyileştirir, POOGI (Process Of Ongoing Improvement) kavramıyla tek bir operasyonun/departmanın değil sistemin iyileştirilmesini ister. 

Understanding of Psychology (Psikolojiyi Anlamak). İş sistemleriyle - insanlar arasındaki ilişkiyi anlamalıyız; insanlar nasıl öğrenir? değişime nasıl tepki verirler? nasıl motive olurlar?

Lider hakim-savcı değil, danışman-koçtur. Lider işten zevk alabilmenin önündeki engelleri kaldırır. Güven ortamını oluşturur. Bağışlayıcıdır. Güven yoksa değişime direnç yaygınlaşır.

Liderin iyiyse kendisi orada değilken dahi ekibi iyi sonuç alabiliyordur. Acil ve önemli ayrımına göre öncelik verebilmelidir. Motivasyonun dıştan değil, içten geleni daha etkindir.  

TOC de değişime direnç (resistance to change) konusu iki taraflı risk-kazanç matrisiyle açıklanır. İtirazın aşamaları listelenmiştir (layers of resistance) ve bunlarla mücadele yöntemleri tartışılır. Ana prensipler insanlar iyidir  (people are good) ve limit yoktur (even the sky is not a limit). Yeni paradigmadır, maliyet düşürmenin limiti sıfırken, geliri artırmanın limiti yoktur.

TOC ve Deming felsefeleri fevkalade uyumludur.

Bu yazı Deming's Profound Knowledge and Leadership - We are still not "Out of the crisis" / Brooks Carder, PhD and Marilyn Monda, MA , 2013 yazısından özetlenerek tercümedir, italik dizili olanlar benim notlarımdır.

İlgilenenler Deming and Goldratt Theory Of Constraints - Profound Knowledge / Lepore & Cohen / 1999 kitap özetine bakabilirler. 

2 Ekim 2021 Cumartesi

Today and Tomorrow / Henry Ford / 1926 / ktap özeti

1926 senesinde sürdürülebilir üretimden söz eden, çatısında bahçe olan bir fabrika kuran, israfı azaltmayı hedefleyen, demir cevherinden yola inen otomobili 81 saatte bitirebilen, "farklı" karakterde bir adamın hikayesi... 

Fabrikayı herkes biliyor ama pek azı okul, hastane, kömür madenleri ve hidroelektrik santralleri işlettiğini biliyor.. 

Eğitime erişime kısıtlı (en yüksek puan alanlar değil)  öksüz - yetimlerin bu hayatta bir fırsata sahip olabilmelerini, sadece akademik değil iş becerisi öğretilmesini, okurken de saat ücreti alabilmesini önemsiyor.. 

Konu araba değil, enerji-motor ile hayatı iyileştirmek!

Yoksulluğu ortadan kaldırmak ve gelir dağılımını düzeltmek istiyor. Elbette hayat tastamam adil değil ama bu vazgeçmeyi gerektirmez, bu dünya kütüphanede kitap okuyarak değil, kolları sıvayınca değişir.

Wage Motive = Ücret motivasyonu. Şirketleri ortaklar (kar) veya çalışanlar (işçilik) için değil, toplum için çalıştırmalıyız. Çalışanlarımız, müşterilerimiz haline gelebilmeli. Kimse asgari ücreti belirleyebilecek kadar bilge değil! Ücretin bir noktada sabitlenebilmesi yönetim ve inovasyonun sonuna geldiğimizi gösterir, geldik mi?

Çalışana hak etmediği kadar yüksek ücret verip, ürün fiyatlarının artışı nedeniyle alım gücünü sağlayamazsanız zalimlik edersiniz. Daha ucuza mal edip oluşan faydanın tamamını çalışanlara aktarırsanız yatırımla işinizi geliştirme fırsatını kaybedersiniz. Bu faydaya ortaklara aktarırsanız ürün fiyatı değişmez, talep azalır, işin devamlılığı riske girer. Oluşan fayda ürün fiyatlarını düşürerek topluma yansıtılmalıdır, böylece talep artacak, istihdam sağlanacaktır. 

Kurulan her işin ölçeği büyümelidir. Büyük işler, parayla değil, iyi servisle kurulur. Büyüklüğün limiti talep kadardır. Ülkelerin liderliği politik veya askeri değil, endüstriyeldir. Dikey entegrasyon ara süreçlerde mükerrer kar-vergi yükünü ortadan kaldıracaktır. Finansman-kredi güdümünde iyi sonuç alınamaz, sanayi ve finansman ayrıştırılmalıdır. Kar, kötü değildir ancak topluma yansıtılmalıdır. Karı artırmak için işçiliği ucuzlatmak iyi bir çözüm değildir, yüksek kalitede iş için nitelikli çalışan gerekir.

Prensipler: İş ortamında sürdürülebilirlik, temizlik, iş güvenliği, yüksek saat ücreti, azalan haftalık çalışma saatleri, her sene ürünün daha ucuza sunulması, dikey entegrasyonla işin büyütülmesi, standart parça kullanımı, israfın azaltılması, süreç iyileştirmesi, standartları asgari seviye olarak görmek, her prosesin bitiminde kontrol ederek hatalı malzemeyi ilerletmemek, akışı sağlamak, aşırı üretimi önlemek, stokları depoda değil transit halinde tutmak,

Cezaevlerindeki mahkumların çalıştırılmaması, meslek öğretilmemesi israftır. Malzemeden tasarruf edebilmek her işletmenin topluma borcudur (sürdürülebilirlik). Bir kişilik iş için iki kişiyi çalıştırmak topluma karşı işlenen bir suçtur. Makineler parasını vererek alanın değil, işleten çalışanların değil, kaynakları sağlayan toplumun malıdır. Tedavi edebilmek iyidir ama hastalığı önleyebilmek daha iyidir. Sanayiyi büyük şehirlerden taşraya doğru yayarak gelir dağılımını iyileştirebiliriz, verimliliği sağlarız, çiftçilerin boş zamanlarını sanayide değerlendirebiliriz, taşranın hayat kalitesini yükseltebiliriz.

Doğru fiyat ürünün karlı satılabileceği en düşük fiyattır. Doğru ücret firmanın karlı kalabildiği en yüksek ücrettir. Bağışlar, hayırseverlik toplum için iyi değil, kötüdür. Esas olan üretme becerisidir. Çiftçilerin temel sorunu hayvancılıkta ölçek ekonomisine ulaşamamaları, çok ürünlü değil, tek ürünlü tarımı mekanize olmadan yapmaları ve boş zamanlarını değerlendirebilecekleri bir sanayi işinde çalışma fırsatı bulamamalarıdır.

Gelir dağılımı ve verimli işletmeler yasalarla, hükümet müdahaleleriyle kurulamaz.

My Life & Work / Henry Ford yorumu için bu yazıya bakabilirsiniz.

7 Eylül 2021 Salı

The New Economics / W. Edwards Deming / 1993 / kitap özeti

Bir çukurdayız ve ancak dışarıdan bir yardım bizi çıkarabilir. 

Ticaret gereklidir, kalite şarttır, doğal kaynaklarımızı ve insanlarımızı maalesef tüketiyoruz. Sıradan işler uzak doğuya gitti, ABD de katma değerli işler yapılmalı, bunun için de eğitim kritik önemdedir. İşi iyi veya ucuz yapmak yetmez, inovasyon gerekir. 

Sıfır hata hiç üretim yapmayınca da sağlanır!

Kalite üst yönetimin sorumluluğudur, devredilemez! 

Yönetimdeki değişmesi gereken hatalı davranışlar:

  • Kısa vadeli değil, uzun vadeli plan yapın,
  • Personel/departmanlar arasındaki sıralamayı, ödülleri iptal edin (yardımlaşmayı değil, rekabeti besler, demoralize eder),
  • Teşvikleri, primleri iptal edin (hava güzel diye hava durumu sunucusunu ödüllendirmeyin),
  • İşinizi bir sistem olarak yönetin, iletişimi iyileştirin ve sürekli öğrenmeyi sağlayın,
  • Departmanları değil, tüm sistemi optimize edin (süreçler birbirine bağımlıdır),
  • Sadece hedef koymak yetmez, yöntem de belirleyin (süreci iyileştirin),
  • Değişkenliği anlayın, doğal ve özel sebeplerini ayırt edin (sorunların %94 ü yönetimin sorumluluğundaki sistemden ve %6 sı özel sebeplerdendir),
  • Kalite üst yönetimin sorumluluğudur (yönetebilmek için ölçmeye gerek yok! İşinizi yapın! Genel algıya aldanmayın)
Eğitim sistemi ve hükümetin de sanayi kadar dönüşüme ihtiyacı vardır. Sistem, ortak bir amacı ve karşılıklı ilişkileri olan birimlerin oluşturduğu ağ yapısıdır. Amaç nettir ve birimler bunu açık seçik bilir. Birimlerin amaca ulaşmak için katkısı tanımlanmıştır. Yönetim birimleri aynı amaç için işbirliğiyle yönetir. Sistemin çerçevesi yönetimin takdiridir, zamanla değişebilir. Sistem kendi kendini anlayamaz, dış yardım almalıdır. Rakipler de sisteme dahil edilebilir. Parçalar için en iyi olan bütün için en iyi olmayabilir. En iyi parçaları bir araya getirdiğinizde en iyi bütünü elde edemeyebilirsiniz.

Organizasyon şeması yerine görevlerin belirtildiği bir akış şeması işi kavramak için daha yararlıdır. Organizasyon şemasının aksine akış şeması bölünmeleri artırmaz, birleştirir, yardımlaşma zemini hazırlar. Görev tanımı nelerin yapılacağını sıralamak yerine "neden yapıldığını", bunun "amaca ne katkısının olduğunu" açıklamalıdır.

Yönetici her insanın biricik olduğunu anlamalıdır. Yöneticinin psikoloji bilmesi çok yararlıdır. İçten gelen / dıştan gelen motivasyon farkına dikkat edilmelidir. Güzel olanı içsel motivasyondur ancak eğitim/iş hayatı bu yönümüzü ziyadesiyle törpüler. Buz hakkında çok şey bilebilirsiniz ama henüz suyu görmemiş olabilirsiniz. Lider dönüşümü gerçekleştirir, kendini buna mecbur hisseder, pratiktir. Dönüşümden sonra "Müdürün" rolü de değişir:

  • Çalışanlarına sistemi anlatır,
  • çalışanlarına sistemin birimlerini ve ilişkilerini anlatır,
  • çalışanların birbirlerinden farklı olduğunu anlar,
  • öğrenir, öğrenme fırsatı hazırlar,
  • yargılamaz, koçluk eder,
  • her aykırılığa tepki vermez, stabil sistem (doğal değişkenliği) algısı vardır,
  • yönetme becerisini artırmaya gayret eder,
  • gruptan özel sebep sayılacak kadar ayrı düşenleri fark eder, ilgilenir, yardımcı olur,
  • güven ortamı sağlar, mükemmeliyetçi değildir,
  • rekabet yerine dayanışmayı teşvik eder,
  • PUKÖ döngüsünü uygular

Yaygın 2 hata var:

  • Doğal değişkenlikten kaynaklanan bir sonuca özel değişkenlikmiş gibi müdahale etmek,
  • Özel değişkenlikten kaynaklanan bir sonuca doğal değişkenlikmiş gibi müdahale etmemek
Kırmızı boncuk deneyinden çıkarılacak dersler:

  • Sistem stabildir, Yaşanan değişkenlik "doğal"dır, özel sebep yoktur.
  • Sonuçlara göre kişileri ödüllendirmek / cezalandırmak işe yaramaz.
  • Deneydeki işçiler suçlu değil, kurbandırlar.
  • Giren malzemedeki hata oranı, çıktıdaki hata oranıyla ilişkili değildir.
İlk iş süreci stabil hale getirmek, daha sonra ortalamayı doğru konumlamak ve değişkenliği azaltmak gerekir. Değişkenlik hayatın cilvesidir, kaçınılamaz.

30 Ağustos 2021 Pazartesi

Yalın Düşünce Mimarı / Dr. Ayperi Okur / 2021 / kitap özeti

21.yy Dijital Çağı ve Yalın Üretim Sanal ve gerçek dünyalar iç içe geçiyor. Dijital müşteri webde en fazla değer sunan ürüne kolayca ulaşabilen müşteridir. Dijital üretim devri yaşanıyor. Başarılı olmak için:

  • makulün ötesinde hevesli ve istekli olmak, 
  • dijitalde başarılı işletmeleri satın almak,
  • şirkette dijitalden sorumlu birimi izole etmek,
  • her şeyi sorgulmak, her türlü zorlayıcı girişimi (challange) desteklemek,
  • çok hızlı olmak ve veri bazlı davranmak,
  • değer yaratma temelli davranmak,
  • aşırı müşteri odaklı olmak
Teknolojik Ekosistem Nedir, Nasıl Çalışır?    Teknolojik Ekosistem yeterli teknik beceriye sahip ve genellikle "high tech" denilen ileri teknolojileri üreten, çoğunlukla yeni kurulmuş küçük firmalardan oluşan, bu firmaların birbirleriyle ilintili ve/veya rekabet içinde olduğu, rekabetin ve ilintinin inovasyon ve teknolojik evrimi kamçıladığı ve siste dışındaki ortamlardan da etkilenip bunlara karşılık veren dinamik bir topluluktur. Temelde 3 farklı rol vardır: Bileşenler, ürün ve uygulamalar, destek ve altyapı rolleri.

İsrail' de eğitimli gençler, özgür düşünebilme geleneği, dayanışma, askerlik hizmetinde "network" güncellemesi, yeni firmalara devlet desteği, eğitimli göç alması etkili olmuştur.

Güney Kore' de Gelecek Planlaması Bakanlığı, odaklanmış endüstriler, eğitimli-iletişimde kalan-İngilizcesi iyi genç nüfus, erken yaşta verilen güçlü matematik-fen eğitimi, girişimcilik ruhu etkilidir.

Türkiye' de 49 adet Teknokent vardır, bunların 38 adedi Anadolu'dadır. KOSGEB faaldir. Melek Yatırımcılar, Girişim Yatırımcıları, Hızlandırıcılar, Bakanlık-TÜBİTAK destek programları vardır. Özel üniversitelerde girişimcilik programları görülmeye başlamıştır.

Günümüz ve Gelecek  www.kiva.org ABD de yerleşik bir oluşumdur, küresel ölçekte mikro işletmelere "taahhüt esasıyla" kredi vermektedir.  Internet alışverişi küresel olarak artmaktadır, "groundswell" halkın nabzı olarak değerlendiriliyor. 

Streamline Strategy Japan firması Sanal Sensei hizmeti sunuyor, yalına geçişi destekliyor.

Virtual Worlds, kullanıcıların birbirleriyle etkileşim içine girdikleri ve çeşitli objeleri kullanabilip ürettikleri bilgisayar-internet bazlı simule edilmiş bir ortam içinde yer alan çevrimiçi bir topluluktur. Eğitimde, iş dünyasında giderek artan bir cazibesi vardır. https://theleadershipnetwork.com/ yalın program da içeren bir örnektir.

21.yy Teknolojileri ve Yalın Üretim   Tam potansiyeline ulaşabilmesi için sensörlerin kendi enerjilerini üretebilmesi gereklidir. Endüstri 4.0 kavramının bel kemiğidir.

Yalın Kültür ve Değişim Yönetimi  "Ayın Programı" modasından sakınılmalıdır. Kültür, insanların iş yaparken, refleks halinde davranış, alışkanlık ve düşüncelerini yönlendiren bir kavramlar bütünüdür. Değişimden korkmak, içindeki faydayı görememek, kontrolü kaybetme endişesi dönüşümü zorlaştırıyor. Yalın tekniklerden önce şeffaflık ve karşılıklı güvene odaklanılmalıdır, pilot projeyle başlanmalıdır. Atkinson' a göre değişim teknik-rasyonel bir süreç değildir, politik-duygusal bir süreçtir. En güzel eğitim "yaparak öğrenmektir". Problemler, gelişmek için birer fırsattır! Günümüzün web - sanal - dağınık ekiplerinin yalın dönüşüme etkileri değerlendirilmelidir.

21.yy KOBİler ve Yalın Üretim  Yalına geçişte farklı ülkelerde benzer sebepler sıralanıyor:

  • Bilgi eksikliği,
  • yanlış algı,
  • yöneticilerin direnç göstermesi,
  • sadece tekniklerin uygulanması, kültürün ihmal edilmesi
Mikro ölçekte yalın uygulanmayacağı, yalın dönüşümün kademeli yapılması gerektiği, seçilmiş tekniklerden uygun olanların tercihi, kritik başarı kriterlerinin belirlenmesi, iletişimin güçlendirilmesi, devlet desteği, önceliğin firma içi iyileştirmeye verilmesi, firmalar arası yardımlaşma öneriliyor.

Devlet ve yerel yönetim desteği seçilmiş sektörlerde uygulanmalı, yerli alım garantisi verilmeli, eğitime ve danışmanlığa erişim kolaylaştırılmalı, ihracat öncelikli olmalıdır. Kümelenme denenmiş iyi uygulamadır. Türkiye' de OSTİM / Ankara ve Konya Döküm kümeleri vardır.

Mesleki Eğitim Sistemi  Türkiye dahil pek çok ülkede itibarı düşüktür. En iyi örnek Almanya'dır.

Almanya' da eğitim 3 yıldır, devlet - meslek odaları - firmalar - sendikalar birlikte çalışır, yoğun staj içerir, stajlar ücretlidir, staj ücreti için tüm firmaların katıldığı bir havuz fon vardır, eğitim müfredatı sanayinin ihtiyacına göre sık sık güncellenir, okulların mezuniyet sınavını okullar değil, meslek odaları yapar, okullarda öğretmen olabilmenin şartları yasayla belirlenmiştir, sanayi tecrübesi şarttır, belirli şartlar altında yüksek öğrenime devam edilebilir. Gençlerin yarısı bu okullara gidiyor!

Tayvan' da özel firmalar devletten daha etkindir. Okulların kalitesini korumak üzere beş yılda bir değerlendirme yapılır, zor durumdakilere yardım edilir, öğretmenlerin sanayi geçmişi vardır.

Kore' de  tek operasyondan sorumlu değil çok becerili, problem çözebilen, iletişimi güçlü, ekip çalışmasına yatkın öğrenci yetiştirilir. Devlet desteği vardır, kaliteyi iyileştirmek için okul sayısı bilinçli olarak azaltılmaktadır. Staj yoğundur. Devlet-sanayi-meslek odaları işbirliği vardır.

Türkiye' de meslek eğitimi için bina çok, öğretmen ve imkan yetersizdir, sanayiden kopuktur. Meslek liselerinin itibarı düşük olduğu için öğrenci kalitesi de maalesef düşüktür. Müfredat güncel değildir. Aynı durum Meslek Yüksek Okulları için de doğrudur. Staj olanakları çok yetersizdir, stajda öğrenciyle ilgilenilmemektedir. Yasal çerçeve zayıftır.

Bu konuyla ilişkili aşağıdaki yazılara da bakabilirsiniz:

Gelecek Ticari Kentsel Tarımda mı? Kente göç nedeniyle tarım nüfusu azalıyor, yavaşlayan ekonomi nedeniyle kentlerde terk edilmiş depo/fabrika/uygun çatılar bulunabiliyor. Kentte tarım yapıldığı zaman ürünün üzerindeki lojistik - aracı maliyetleri engelleniyor. Ayrıca kent tarımındaki dikey uygulama ilaç - gübre - su tasarrufu sağlıyor, organik kalitede üretimi yerel tarımın on katına varan verim artışıyla gerçekleştiriyor. Bu yöntemlerin kentlerde yayılması için devlet-yerel yönetim destekleri gerekiyor.

15 Temmuz 2021 Perşembe

Jade Apparel-Yeşim Tekstil/Kahire-2009 dan yalın anılarım...

Yalın Enstitü / Yalçın İpbüken Beyin yönlendirmesiyle tanıştım Yeşim Tekstil ile. Bir çok bakımdan aklımda ve gönlümde iz bırakan 10 aylık oldukça renkli bir dönemdi. Yalçın Beyin ricasıyla bir kısmını paylaşmak istedim.. 

Alışık olmadığım rafine bir işe alım süreci vardı, psikometrik test dahi yaptılar. Görüşmek için Bursa'ya çağırdıklarında "Mısır'a giderken nasılsa Atatürk Havaalanına geleceklerini, orada buluşabileceğimizi" söyledim. Mustafa Demiralay ile görüştük, İK Direktörü Yasemin Başar Hanımla aynı yöndeydik, eve bıraktım. Mısırdaki Ülke Direktörü Ali Bora İşbulan ile telefonda iş görüşmesi yaptık, kısa bir yoklamadan sonra "ikimiz de fen liseliymişiz, nasılsa anlaşırız" diyerek çok kısa bir görüşmede kader birliğine karar verdik. Sanırım burada en önemli faktör Yalçın Beyin hakkımdaki olumlu referansıydı.

İşbaşı yaptığımda önce iki hafta süreyle Bursa'daki işleyişi görmek istedim. Entegre fabrikayı, nakışı, parça baskıyı, kesimhaneyi, dikim bantlarını, kalite yapısını, etüd kurgusunu, yalın uygulamayı yerinde gördüm. Sosyal uygunluk, teknik uygunluk beklentilerini anlama fırsatım oldu. Liderin Planlama ve Uygulama Kılavuzu kitabını okumam için verdiler, zaten okuduğumu söyleyince tatlı bir tebessümle karşılaştım. Mustafa Demiralay'ın sıkmadan ama yakından takibini hissederdim, kişisel olarak ilgilenmesinden etkilendiğimi söylemeliyim. Her gün bantlardan çıkan ikinci kalite ürünlerin hepsini odasına isterdi, bakardı, sahaya inemediği zamanlarda dahi sahadaymış gibi konuları takip edebilmesinin arkasında bu numunelerin olduğunu görmüştüm. Daha sonra Kahire fabrikasında oranın şartlarına uygun olarak aynı işi bant ustalarıyla her sabah birlikte yaptık, yararını gördüm.

Kahire'ye gittiğimde başka bir firmadan devir alınan bir fabrika buldum, Bursa'dakine benzemiyordu, devir süresince iki firmanın ekipleri bir süre ortak çalışacaktı. İngilizce-Arapça tercümanım vardı, bir işi bitirebilmek için Türkçe düşünüyor, İngilizce anlatıyor, Arapça tercümesinin anlaşılmasını umuyordum, tercüme nedeniyle çok iletişim kazası yaptık, yorulduk. 

Önemli miktarda tamire ayrılmış ürün vardı, bir yandan da yenileri kesiliyor, banda giriyordu. Böyle devam edersek tamirleri bitiremeyeceğimizi fark ederek kesimi tamamen durdurdum, kesilmiş işi biten bantları da durdurarak tamir bantları kurdum. Ertesi gün Şenol Şankaya Bey telefonla aradı, "tamam şimdi hapı yuttum!" diye düşünürken sakince sebebini sordu, cevabımı dinledi, "ertesi gün yine aynı şekilde tamirlerin birikmeyeceğini nereden biliyorsun?" sorusunu beğendim, kök sebebi bulduğumu söylediğimde onun da ikna olduğunu hissettim, doğal olarak "ne kadar sürecek?" diye sordu. Bu noktada biraz mahcubum, ülke alışkanlıklarını ve yeni geldiğim fabrikanın kabiliyetini tartamadığım için süre tahminim yanlış çıktı, beklenenden bir hafta kadar daha uzun sürdü, neyse ki anlayışla karşıladılar.

Şenol Beyle bir sefer Kahire fabrikada planlama toplantısı esnasında karşılaştık, akıntıya uyduğumu gördü, kibarca uyardı, "bir dilek ve temenniler listesi değil, termin listesi yapıyorsunuz. Sadece yapılabilecek olan için söz verin. Bugün hoşumuza gitmeyebilir, en azından çözümü için B planı araştırırız. Yarın bunu nasıl iyileştireceğinizi dinlemek isterim". Şimdiye kadar gördüğüm en yapıcı ve zorlayıcı eleştirilerden biriydi!

Çalışanlar çok uzak mesafelerden, zor yol-otobüs şartlarıyla uzun yolculuklarla ancak fabrikaya gelebiliyorlardı, ilk saat üretimimde önemli kayıplar vardı. Odamdaki yazı tahtasında 5 Neden soruları hazırlamıştım ve çeşitlenen cevaplarını makalelerdeki numaralandırmaya uygun olarak (örneğin birinci sorunun olası ilk cevabına 1.1. derken ikinci olası cevabına 1.2. demiştim..) yazıyordum. Şenol Bey tesadüfen koridordan geçerken görmüş, geri döndü ve ne yaptığımı sordu. Derdimi anlattım, bant ustaları ve idari ekiple konuşarak cevapları rafineleştirmeye çabaladığımızı söyledim, aklımızdaki bir kaç aksiyonu paylaştım. Çok afili bir çalışma değildi, hiç bir sunumu falan da yoktu, son derece sadeydi ve en önemlisi işe yaramıştı. Fotoğrafını çekti, teşekkür etti, "powerpoint olmadan da yalın oluyormuş" dedi.

Bir seferinde 3 metre kumaşa ihtiyacım oldu, Mustafa Demiralay gelecekti, arayıp çantasında getirmesini rica ettim, yeri kısıtlıydı, beni kırmadı, getirdi, işimizi bitirdik, Mustafa Bey çantasına koyamadığı çamaşır vb için alışverişe gitti, bize sitem etmedi :)

Tüm kumaş ve malzeme Bursa'dan geldiği için herhangi bir eksik veya bozulma olduğunda çok sıkıntıya giriyorduk. Kargoyla gönderilerin teslimi de çok zaman alıyordu. Bir seferinde bir koli malzeme için Bursa'dan bir arkadaşı uçağa bindirdiler, Kahire'de havaalanında malzemeleri teslim aldık, arkadaş aynı uçakla geri döndü...

Çalışanları farklı bir tarzın olduğuna inandırmakta güçlük çektim. Bursa'dan video görüntüler ayarladık, gösterdik, etkisi sınırlı oldu. Bant dengelerini düzenledik, tesisatın kurulumunu tamamen değiştirdik, yerleşim planını amacımıza uydurduk. En sonunda çok daraldığım bir anda Şenol Bey aradı, sıkıntılı bandın için boşaltmamı, etrafına tribün hazırlamamı ve ertesi gün bir otobüsle havaalanında hazır olmamı istedi. Meraktan çatladım ama "neden?" diyemedim. Ertesi gün bir de ne göreyim! Bursa'daki bir bandı A dan Z ye tam kadrosu ve yalın ofis temsilcisiyle bana göndermiş! Bildiğiniz Fatih Sultan Mehmet'in gemileri karadan geçirmesi gibi!! Çok etkilenmiştim, fabrikaya geldik, bant yerine geçti, Bursa'daymış gibi çalışmaya başladılar. Neredeyse tamamı Mısırlı çalışanlardan daha yaşlıydı, büyük kısmı Mısırlı çalışanlar kadar seri değildi ama Mısırda bizim bir türlü ulaşamadığımız sayılara hem de birinci günde ulaştılar ve haftanın 6 günü (sadece Cuma günü hafta tatiliydi) tempolarını hiç bozmadılar! Ülkemle, Yeşimle gurur duydum!

Yasemin Hanım sadece İK değildi, Kalite grubu da ondaydı. Bir gün beni ofise çağırıp bantlardaki Türk arkadaşlardan birini gösterdi ve "ne yaptığını" sordu. Arkadaş çırpınıyordu, ter içindeydi, "elinden geleni yapıyor, tamiri önlemeye çalışıyor" dedim. Başı kesik tavuk gibi koşturarak bunu yapamayacağımız sakince anlattı, tamirin analizini sordu, kök sebebi belirleyebildiysek sadece bu sebebi düzeltmenin hem daha etkin hem daha az yorucu olacağını ifade etti. Güzel bir dersti :)

Bora Bey çılgındı, bir gece 03:00 kapıma dayandığını hatırlıyorum, "kalk top oynayacağız!" Şaşırdığım kadar da eğlendiğimi saklamayacağım. Çok titizdi, müşteri önemliydi, yerinde duramayacak kadar da enerjikti. NIKE, Kahire fabrikayla ilgili bir toplantı istediğinde Bursa'ya beni gönderdi, daha geleli bir ay bile olmamıştı... Powerpoint bir sunum önerdim, burun kıvırdı, A3 anlattı, elimden geldiğince yaptım, bir kaç düzeltmeden sonra "fena değil" dedi, 3 konu daha verdi! Sonunda elimde 4 adet A3 problem çözümlemesiyle toplantıya gittim, müşterinin aklında "biz bir kitap gibiyiz, iki bölümü sıkıcı geldi diye okumayı bırakmayın, daha neler olacak neler!" dediğim kaldı... 3 ay sonra ABD den bir heyetle gelip fabrikayı gezdiler, o toplantıdakilerden biri de vardı, "kitabın sonu heyecanlı çıktı" demesi hoşuma gitmişti.

Çok güzel bir deneyimdi. Elif Şafak / Aşk kitabını okuduktan sonra oğlumun sınav yılında yanında olmam gerektiğine inanarak istifa ettim. Çıkıp gittim ama yüreğimde Yeşim'den bir parça kaldı, bana inanan ve güvenen insanları aniden ayrılarak zora sokmanın mahcubiyeti kaldı, Bora Beyle - Yalçın Beyle olanlar gibi güzel dostluklar da baki kaldı...

Yalçın Beyin hep dediği gibi yalın bir avuç teknik değil, inanan ve güvenen insanlardı....

24 Mayıs 2021 Pazartesi

Yalın Düşünce ve Sen / Gökhan Taşdeviren / 2021 / kitap özeti

italik dizili olanlar benim yorumlarımdır. Zenginliğe değil daha çok tüketime, bunun gözümüze sokulmasına saygı duyuyoruz. Erdemli olmak, çevreyi korumak, yozlaşmamak gibi değerlerimiz var ama bunlar bizi harekete geçirmeye yetmiyor.

Günümüz koşullarında üretiyorsanız demek ki kalite - maliyet - zamanında teslim konularında iyi durumdasınız, zaten değilseniz yakında yarıştan düşeceksiniz..

Takım olmak için önce takıma ait olmak gerekiyor. Sorunu yerinde görmeden çözüme başlanmamalıdır. Performans göstergeleri gücü sağlıyor ama acaba bunu istiyor muyuz? Kaldırabilecek miyiz?

Ne kadar fazla stokunuz varsa üretim için o kadar çok eksik parçanız vardır. Değişen talep nedeniyle bir işi yapan ekibi küçülteceğiniz zaman en kötü olanı değil, en iyi olanı içinden çıkarın. Böylece iyi olan kendini gösterebileceği bir başka işe geçer, nitelik kazanır. Diğerlerinden biri en iyi olmak zorunda kalır çünkü liderlik en iyi olana verilir. 

1. İçselleştirin, Türk-İslam-geleneksel ve firmanıza özgü tarif edin. 

2. Ölçmeden asla yola çıkmayın. Kaizen israfı önlemektir, Japon Şinto dininde ve İslam'da israf haramdır. Batı kültürünün zorunlu israf kavramı aldatmacadır. Kaizenin ruhu insana saygıdır. Peygamber Efendimiz "iki günü aynı olan zarardadır" derken iyileştirme fikrini tanıtıyordu.

3. Müttefik kuvvetler: Birbirimize rağmen değil, birlikte başaracağız. Satınalma, Planlama, Nakliyeciler, Tedarikçiler, Yazılım firması, montaj hatları birlikte çalışılmış.

4. Endorfin ve Dopamin. Endorfin mutluluk hormonudur, Dopamin duyguları harekete geçiren beyin kimyasalıdır. Kötü yönetilen firmalarda çalışanların endorfin ve dopamin seviyeleri dibe vurmuştur.

5. Sürekli iyileştirme ve geliştirme. Damlaya damlaya göl olur.

6. Aidiyet. Şirketlerin ruhunu başlangıçta kültürleri oluşturur. 

7. Anglosakson ve Amerikan öğretisinin farkına var. TPS-Toyota Production System yerine batılılar Lean kavramını yüceltiyor.

8. Dönüşüm. üretim sahası yönetimin aynasıdır. Elini kirletmeden dönüşümü sağlayamazsın.

9. Propagandanın gücü. Her firmada %10 kadarı her şeyden şikayet eder. %10 kadarı "bir yerden aldıkları güvenle" kendilerini özel hissederler, gizli nüfuzları vardır. Geriye kalanlar izleyicidir. Başarmak için üç grubu da etkilemek gerekir. 

10. Kaynaklarının farkına var. Mevcut durumu değerlendirmeden iyileştirme yapılmaz. Hedefler mütevazi olmamalıdır, tek baskı unsuru zamandır, acelemiz vardır. Değer akışını iyileştirmeyecek konularla kaybedecek kaynak ve zamanımız yoktur.

11. Görselleştirerek yönetim. Siz yorulmayın yükü sistem taşısın!

12. Bakmak ve görmek. Bakmazsan göremezsin, görmezsen algılayamazsın, algılayamazsan anlayamazsın, anlayamazsan yönetemezsin!

13. Ne olur günde 2 saat şirket için çalışın! Süreçlerinizi geliştirmek ve kurumsal-bireysel gelişmek için çaba gösterin, bunu hiç bir danışman sizin yerinize yapamaz.

14. Kendi kültürüne aykırı düşme. Mevlana' nın dediği gibi "aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir".

15. Bireysel çıkar peşindekileri öngör. Zaman her şeyin ortaya çıkmasını sağlar, bazıları çiğ süt emmiştir. Değişim herkesin ihtiyacı olan bir şey değildir.

16. Ölmediysen mutlaka yapabileceğin bir şey vardır.

17. Yeniden yapılanmalı ve geçmişinden aldığın güçle geleceği inşa etmelisin.

Türkiye eski model makinalar nedeniyle ekipman çöplüğüne dönmüştür. Özgün bir yönetim tarzı yoktur. Avrupa' nın yapmak istemediği-göçmen kabul etmediği işlerin yapılacağı yer haline geliyoruz. Bilgiyi işleyecek bir yapı kurmalıyız. İnsanı değerin odak noktasına koymalıyız. Standartlar oluşturarak varyasyonla mücadele etmeliyiz. Yetkinlik artışı sağlamalıyız. İsraf günahtır, kaçınmalıyız.

14 Mayıs 2021 Cuma

Toyota Ruhu / Taiichi Ohno / 2018 / kitap özeti

Ohno makina mühendisiydi, akademik değil saha adamıydı. Amacı "maliyeti düşürerek rekabetçi olmaktı", Japon milli bilinciyle hareket ediyordu. Toyota' nın dokuma makinesi fabrikasında işe başladı, yıllar içinde yükseldi.

Entegre fabrika: teknik boyutlarıyla 6 sıfırdan oluşan bir üretim modelidir. Sıfır stok (sıfır mal fazlası, sıfır depo), sıfır hat, sıfır çelişki, üretimde sıfır ölü zaman, müşteri için sıfır bekleme süresi, sıfır kağıt (bürokrasi ve gereksiz iletişim yok).

Temel ilkeler: Just-in-time (tam zamanında) ve Jidoka (otonomasyon)

Ford ile benzerlikler: Akış, senkronizasyon    farklılıklar: piyasayı firma değil müşteri belirler, merkezi planlama değil kanban ile otonom düzeltmeler yeterlidir, proses odaklı ve ülke çapında sendika değil çok işlevli çalışanın firma sendikası

Taylor ile benzerlikler: One Best Way, israfsız üretim. farklılıklar: zorlama değil ait olma

Ömür boyu iş garantisi Japonya' da herkese verilmiyor. Çalışanların %30 u bu grupta, sağlık-emeklilik- sosyal hizmetler vb komple bir pakettir. %30 ikinci gruptur, haklar sınırlıdır, garanti yoktur, çoğu küçük şirketlerde çalışanlar ve çoğu kadındır. %30 gündelikçidir, hiç bir garanti yoktur. %10 luk bir grup bu üçü arasında zaman içinde yer değiştirenlerdir.

Çalışanın aylık gelirinin 1/3 ü bizdeki anlamda garanti maaştır (yaş ve kıdeme göre belirlenir), 2/3 ü bizdeki primdir (verim, kalite, disiplin, katılım,...). Ücretler + veya - %15 seviyesinde olacak şekilde senede bir sefer ayarlanır.

Otomasyon sadece üretimi değil, sorun çıkması halinde hatalı ürünleri de artırır.

Atölye her şeyden önce gelir. Çalışma standartlarını o işte çalışanların hazırlaması esastır. Çalışma standardında süreç (work cycle), sıralama (work sequence) ve standarts stok (standard inventory) yer alır. Elinden tutan olursa çalışanlar standarda 3 günde alışır. Görev Tanımı takım çalışmasına vurgu yapmalıdır. Hareket edilmesi iş yapıldığı anlamına gelmez!

Bir sanayi ne kadar büyükse refleksler de kadar güçlü olmalıdır. 

Bilgisayarları red etmiyor ancak onlara bağımlı kalmıyor. 

Bir makinanın gerçek değeri, yaşı yada kullanım süresine değil, temelde sunduğu faydanın niceliğine bağlıdır. 

Küsüratlı adam tasarrufu olmaz, 0,1 adam bile hala bir adam kullanımı demektir. Hedef, emek tasarrufu değil, daha az adamla üretim olmalıdır. 

Endüstri Mühendisliği pratikte maliyet düşürümü sağlayabildiği ölçüde değerlidir.

Hızlı büyüme dönemlerinde herkes üretkenliği artırabilir. Zor olan yavaş büyüme döneminde üretkenliği artırabilmektir!






13 Şubat 2021 Cumartesi

Adım Adım Yalın Dönüşüm / Ümmet Ayyıldız / 2020 / kitap özeti

Kırmızı dizili olanlar benim notlarımdır. Roman formatında yazılmış, akıcı, nokta atışları olan, içinde kendinizi bulabileceğiniz kolay ve verimli bir okuma olmuş.

Geleneksel tarzda üretim yapan alaylı-mektepli iki ortaklı ve işleri büyüyen bir firma anlatılıyor. İşler büyüdükçe makinalara, binalara yatırım yapılıyor; eleman gerektiği için nitelikli olmasa bile eleman alınıyor. Ancak artık müşteri beklentileri değişiyordu, yeni iş bulmak bir tarafa elindekini korumak bile zorlaşmıştı. Bilgiye ve sermayeye erişim eskiye nazaran kolaylaşmıştı, "geleneksel" artık yetmiyordu.

Selahattin Bey, alaylı ortak, "parasını verir alırım - ustalar kıymetlidir - gece gündüz sıkı çalışmalıyız - ben yeterince biliyorum - önemli olan üretimdir - para kazanmalıyız" zihniyetindeydi. Kerem Bey, mektepli ortak, "sistem yaklaşımlı - mutlu çalışan isteyen - gelecek için değişmeliyiz" zihniyetindeydi. Değişime aracılık etmek üzere kurumsal hayattan Zeynep'i işe alırken aralarında görüş ve yaklaşım farkı vardı. Zeynep "sistem konusuna inanmayanla sürdürülebilirlik nasıl sağlanır" endişesindeydi.

Mavi yakalıda yönetime ve ortama ilişkin "ayrımcılık var - önemli olan kalite değil, adettir - adamcılık var - değersiz (mavi ve beyaz yakada) hissediyoruz - disiplin zayıf - insan değil sadece işçiyiz" anlayışını fark etmişti.

Ustalar-ara yöneticiler işi biliyor ancak eğitime zaman ayırmıyor veya nasıl yapacağını bilmiyor veya "vazgeçilmez" olmak için istemiyordu.

Müşteri şikayetleri artıyor, siparişler gecikiyor, aşırı fazla mesai var, adam sayısı şişkin, fire yüksek, alan yetersiz, düzensizlik var, sirkülasyon yüksek, sık sık özel nakliye gerekiyor, iç/dış tamir yoğun, kalite seviyesi yetersiz..... Şirket zor durumdaydı!

Değişim kolay değil, zaman istiyor, konfor alanından çıkmak gerekiyor. Patronlar genellikle kıdemli usta ve yöneticilerini "dokunulmaz" yapıyor, söylentilere kulak asıyor. Problemleri göstermek hoş karşılanmıyor (elçiye zeval olmaz ama oluyor!), analiz etmek ve tekrarını önlemek üzere kök sebep-aksiyon için çalışmak değerli görülmüyor.

Yönetsel problemlere örnekler: Yönetim saha faaliyetlerinde yok, adamcılık var, organizasyon şeması-görev tanımları göstermelik, insan yerine maliyet odaklı kararlar alınıyor, performans sayılara göre değil subjektif değerlendiriliyor, organize geri bildirim mekanizması yok, şirketin amacı ve izlek belirsiz, acil (bugün) konuşuluyor ama önemli (yarın) konuşulamıyor, aceleyle karar alınıyor ve uygulamada farklılıklar yaşanıyor

Disiplin problemlerine örnekler: çalışma disiplini yok, çalışanlar aralarında konuşuyor, tuvalet-ibadet-sigara vb suistimaller var, "böyle gelmiş böyle gider" anlayışı var

Verimlilik problemlerine örnekler: bir kişilik işe üç kişi verilmiş, çalışanların makul hedefi yok, hedeflerle yönetim yok, kalite yerine adet odaklı, kalite prosedürleri etkin değil, eğitimler göstermelik

Mavi-beyaz yakalıların "barışması" gerekiyor, toplantıyla bilgilendirme, düzenli geri bildirim toplama işe yarar. Dilek kutusunu samimi bulmuyorum-yönlendirmeye açık, ilk amire gitmek çoğu zaman teşvik edici değil-problem sıklıkla ilk amirle ilgili oluyor, çalışanın temsilcisi ne çalışana ne de yönetime güven vermiyor, en iyisi sahada gezen ve fırsat veren yöneticinin ilk elden geri bildirim toplaması...

Hat (bant) düzeni iyileştirilmeli; 6 operatöre bir grup lideri, 3 grup liderine bir takım lideri öneriliyor. Operatörler kendi gruplarındaki işlerin en az üçünü bilmeli, grup lideri grubundaki işlerin tamamını ve diğer gruplardaki işlerden en az birini bilmeli. Buna polivalans=çok işlevlilik deniyor, eğitim programının bunu desteklemesi sağlanmalı. Yapılan işler ve elemanlar iş zorluğuna göre sınıflandırılmalıdır.

Şirket zor durumdayken "gözetimin" iyileştirilmesi önemli, bunu çok eleman oluyor şeklinde düşünmemeliyiz. Yüksek sirkülasyon, çok çeşitli ürün, değişen müşteri öncelikleri, tedarik aksamaları, covid benzeri lokalde etki eden faktörler nedeniyle elemanlar alışık olmadıkları işlere sürükleniyor, az iş çıkarabiliyor, kalite riskine yol açabiliyorlar. Bu sebeple polivalans kritik önemdedir.

Gözetim için yen mezunlarla iyi sonuç alınamayabiliyor, işi/ücreti beğenmeyebiliyorlar. Önerilen önceden hazırlanmış bir programa uymak şartıyla stajyer alımıdır. Böylece stajyerler işe/ortama/ilgiye alışırken işletme de stajyerler arasında tercih yapma şansını elde eder. 

4 Ekim 2020 Pazar

Keyif A.Ş. / Richard Sheridan / 2013 / kitap özeti

 

Keyif, hedeflediğiniz kitle tarafından memnuniyetle kullanılabilecek ve geniş ölçüde benimsenebilecek bir şey tasarlamak ve üretmektir.

Keyif, daha derin, daha anlamlı ve işe yarar şeyleri çağrıştırır. Mutluluk, daha ziyade, geçici bir ruh halidir. Her an mutlu olmadan da keyifli olabilirsiniz.

Değişimin en büyük engeli bilinmeyenden duyulan korkudur. Hiç bir zaman kolay olmamıştır. Değişmemenin de riskleri vardır. Hataları hızlı yaparız, düzeltecek zaman kalır, kimseyi yargılamayız. Denemeleri küçük ölçekli yapın, yarı yarıya iyi sonuç alacaksınız, normaldir, korkmayın, pes etmeyin, kimseyi azarlamayın. Çalışanlarınızın hata yapmasına fırsat verin. 

Kahramanlar riske atılır, başarılı ekipler disiplinli çalışmaya güvenirler. Her parçanın yerli yerinde olması, tüm sistemin iyi işlemesini garanti etmez. Sonucun elle tutulanı, somut olanı makbuldür. Esneklik mekanda (yer değiştirme serbestisi, açık ofis,..), kişilerde (görev rotasyonu, iki kişilik ekipler,..), bilişsel çeşitlilik (farklı disiplinler, farklı kültürlerden eleman seçimi), mesai saatlerinde (yarı zamanlı çalışma, esnek saatler,..) her yerde olmalıdır.

Gerçek ölçeklenebilirlik yukarı ve aşağı olmak üzere iki yönlüdür. Nefes alma payı bırakın, kapasiteyi tam doldurmayın. Keyfin geleneksel maliyet hesabında yükselten bir bedeli vardır, modern tarzda müşterinin kullanabilirliği gözüyle bakıldığında fiyatını hak edecektir.

Güven, sorumluluk, başarılı sonuçlar = keyif!

Menlo: Yazılım şirketiyiz.

Açık ofis iyidir, masalar sandalyeler portatiftir, "benim masam, benim bilgisayarım" diye bir şey yoktur, yer değişikliği için izin almaya gerek yoktur. İkişer kişilik ekiplerle ve aramızda konuşarak çalışırız, gürültü değil, birlikte çalışmanın tolere edilebilir sesini duyarsınız. İkili grup çalışmasını tercih ettik çünkü:
  • herkes herkesle eşleşir, iletişim iyileşir, esneklik sağlanır, izin yedeği olur
  • dikkat ve kontrol iş yaparken sağlanır, yeni başlayanları işe alıştırmak kolaylaşır,
  • hiç bir işin sadece tek bileni olmaz, kimse "vazgeçilmez" olmaz
  • herkesin temas etmesi sayesinde hizipleşmeyi önler, 
  • herkes hem öğretmen hem öğrenci olmak zorundadır, 
  • işe alım-işten çıkarma-terfi kararları ekip tarafından verilir
  • ikili sohbet ilişkiyi, ilişki değeri getiriyor, bu sistem sohbete zemin sağlıyor
Günlük rutinde;
  • ayak üstü toplantıda herkes sırayla konuşur, 10-15 dakikadır
  • her çalışana grup önünde sunum yapma fırsatı verilir, şirket içi-müşteri-dış kurumlar dahil
  • Hey Menlo! = herkesin katılacağı toplantı çağrısı, 
  • Hey Gobstopper! = Gobstopper proje takımının katılacağı toplantı çağrısı,
  • Hey James! = James ile yapılacak toplantının çağrısıdır.
  • eposta, toplantı ajandası, toplantı odası vb uğraşılmıyor
  • İş Yetkilendirme Panosu var; ekip isimleri ve haftanın günleri matris düzeninde duvara asılı
    • Panoya ekiplere verilen işler öncelik sırasına ve günlük belirlenen kapasiteye göre asılıyor
    • işe başlayan ekip sarı sticker yapıştırıyor, iş bitiminde öz kontrol var, turuncu sticker, kalite ekibinin kontrolünden geçtiyse yeşil, geçemediyse kırmızı sticker yapıştırılıyor
    • panoya bakınca hangi projede-hangi ekipte ne durumda olduğu hemen anlaşılıyor
    • işlerin ne kadar süreceğini ikili ekipler belirliyor, geç kalma halinde ceza yok
İşe alımlarda özgeçmişteki tecrübe-beceri yerine insani değerler ve Menlo kültürüne uyum kabiliyeti ön plana çıkıyor. 
  • İlk turda kağıt üzerinde iki kişilik görev çalışması yapılıyor ve adayları izleyen bir Menlo çalışanı var. Adayların görevi diğer ekip üyesinin ikinci mülakata çağrılmasını sağlamak! 
  • İkinci turda bilgisayarda iki kişilik görev çalışması ancak bu sefer öğlene kadar bir Menlo çalışanı, öğleden sonra başka bir Menlo çalışanıyla ekip olunuyor. Menlo çalışanının görevi "yarın bu arkadaşla bir projede tam gün tekrar çalışmak ister miydin?" sorusuna cevap bulmak
  • Adayları gönderdikten sonra ekip aralarında oylama yapıyor, tartışıyor, seçilen adaylar iş e davet ediliyor, 3 hafta deneme süresi veriliyor.

3 Ekim 2020 Cumartesi

Verimlilik Savaşları / Hakan Cengiz / 2018 / kitap özeti

Kaizen, kısa vadede bizim ülke ve toplum olarak refahımızı artırabilmemiz için elimizde olan yegane silahtır. Fabrikanın bir kısmı değil, tamamı söz konusudur. Sonuçlar radikal olmalıdır.

Firmalara önerimiz tasarrufun bir kısmının mavi yakalılara zam veya prim olarak verilmesi, bir kısmının ürün fiyatına indirim olarak yansıtılması ve bakiyesinin firmaya kar yazılmasıdır.

Mesele üretmek değil, verimli üretmek! Her yerde fırsat var, müdahale edilmediğinde israf devam ediyor.

Danışman (D) ve kaizen uygulama uzmanı  (KUU) arasındaki farklar:

  • D, formülü verir, uygulanmasını sizden bekler. KUU, formülü probleme uyarlayarak sorunu çözer.
  • D, sahaya nadiren iner hatta hemen hemen hiç inmez. KUU, zamanının çoğunu sahada geçirir.
  • D, sürekli takım elbise giyer. KUU, her zaman rahat ve ortama uygun kıyafetler giyer.
  • D, konuşurken bol bol yabancı kelimeler kullanır. KUU, mecbur kalmadıkça Türkçe dışına çıkmaz.
  • D, size karmaşık formlar verir. KUU, mavi yalılara yönelik basit formlar hazırlar.
  • D, günlerce değer akış analizi yapar. KUU, doğrudan uygulamaya başlar.
  • D, önce 5S ile başlar. KUU, hemen israfları ortadan kaldırmaya başlar.
  • D, her firmaya aynı sırayla aynı eğitimleri verir. KUU, butik çalışır.
  • D, firmalara gereksiz bilgi yüklemesi yapar. KUU, sadece gerekli bilgiyi gerektiği karar verir.
  • D, hayal satar. KUU, gerçekçidir, sonuç odaklıdır.
  • D, sayısız gösterge (KPI) belirler. KUU, az sayıda ve gerekli göstergeleri kullanır.
  • D, her konudan anlar (!) ve tek başına büyük bir firmayı dönüştürmeye çalışır. KUU, sadece kendi uzmanlık alanlarında hizmet verir ve bir ekiple firmayı dönüştürmeye çalışır.
  • D, mesai saatlerine bağlı çalışır. KUU, mesai kavramı olmadan çalışır.
  • D, için sonuç almak önemli değildir. KUU, için sonuç önemlidir, tek hedeftir.
  • D, sadece belirli beyaz yakalıya fayda sağlamaya; KUU, sadece firmaya fayda sağlamaya çalışır.
  • D, mükemmeliyetçidir. KUU, gerçekçidir ve vazgeçebilendir.
  • D, kolay kolay fikir değiştirmez ve tersler. KUU, beraber düşünür, ikna eder, ikna olur.
  • D, güzel sonuçları kendisi sahiplenir, kötü sonuçları ekibe yükler. KUU, güzel sonuçları ekibe mal eder, hataları kendisi sahiplenir.
  • D, soğuktur. KUU, eğlencelidir, samimidir.
  • D, hep aynı tip kitaplar yazar. KUU, nadiren kitap yazar.
  • Danışmanlık firmalarının yabancı ortakları vardır, zirveler düzenlerler, grip isimli eğitimler verirler, web siteler, teorik anlatım ve konu başlığı doludur, mümkün mertebe uzun süreli sözleşme isterler. Uygulamacı firmalar Türkiye'ye özgüdür, zirvelere pek katılmazlar, sadedir ve ana teknikleri basitçe uygulamaya çalışırlar, web siteleri sade ve sonuç odaklıdır, sözleşme imzalama gereği dahi duymayabilir.
Firmaların "bu işte bizde olmaz" bahaneleri:

  • ürün ve sektörel farklılıklar
  • ürün çeşitliliği
  • üretim değişkenliği
  • ücret düşüklüğü ve kalifiye eleman eksikliği
  • ustalık problemi - kimse kendisini firmasından üstün ve vazgeçilemez gösteremez!
  • arızaların çokluğu
  • devamsızlık
  • çalışan sirkülasyonu
  • fabrikamız eski ve yerleşim düzenli değil
  • kalitesiz hammadde ve tedarik parçası
  • müşterinin siparişi değiştirmesi veya acil siparişler
  • hatalı stok bilgileri
  • yer problemi
  • hiç bir şey satın aldırılamaması - önce kazandır, sonra harcattır!
  • bu sistem bize uymuyor, biz denedik - tasarruf ettiririz ve pay alırız, tasarruf yoksa ödeme yok
Değişemeyen ve diğerlerini zehirleyen küçük bir azınlık her şirkette vardır. Diğerlerinin menfaati için bunları göndermek gereklidir. Uygulama başladıktan sonra "bunda ne var, biz de yaparız" yanılgısından kaçının, uygulayıcının "bitti" demesini bekleyin, nasıl olsa süreye değil, sonuca para ödüyorsunuz.

"İnsanı ayakta tutan iskelet ve kas sistemi değil, prensipleridir" - Albert Einstein

Yönetim desteği şarttır, geçmiş yargılanmamalıdır, kimse işini kaybetmemelidir, sigortasız çalışan olmamalıdır, çalışan kalitesinden ödün verilmemelidir, çalışanlara kötü muamele edilmemelidir, uygulayanlara saygı gösterilmeli ve uygulayanlar da firma çalışanlarına saygılı olmalıdır.

Hata ve fireler kader değildir, doğru yöntemlerle kalıcı olarak düşürülebilir.

"Bir araya gelmek başlangıçtır. Bir arada durabilmek ilerlemedir. Birlikte çalışmak başarıdır"      -Henry Ford

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınınız" - Konfüçyüs

Japonların bilinen 7+1 kayıp listesine Türkçe ilave: Lavabo-tuvalet! Türkiye'den bazı tecrübe paylaşımları:

  • Personel değerlendirmelerinde puanlamaya kriter olarak koymuşlar, kurul değerlendirmiş, az gidene 1 puan çok gidene 10 puan arası not verilmiş, daha sonra sebepleri konuşulmuş, yüksek puan alanlarla ayrıca mülakat yapılmış ve kendilerini değerlendirmeleri istendiğinde tutarlı şekilde aynı olmasa bile diğerlerinden yüksek not verdikleri görülmüş.
  • En yaygın sebep sigara! Futbol maçında sahadan kimse sigara arası vermiyor, otobüs-uçak seyahatinde uzun süreler boyunca sigara içilmiyor, ramazanda oruç tutarken bütün gün sigara kullanılmıyor! Sigara önemli bir israf konusudur.
  • Sigaranın çalışana maliyetini kendisine hesaplatmışlar, asgari ücretle karşılaştırmışlar. O günün şartlarında maaşının %36 sı kadar sigara parası ödediğini görmüşler. Yani kendi geçimi için çalışacağına ayın 1/3 ünde sigara firması için çalışıyormuş. Ailesi de mağdur oluyor, ayrıca zaman içinde sağlığı da bozuluyor.
  • Sigaranın fabrikaya maliyetini birlikte hesaplamışlar: 2 dakika tuvalete gidiş + 2 dakika tuvaletten dönüş + 4 dakika tek sigara içme süresi = 8-10 dakika kayıp, günde yaklaşık 30 sigara içiliyor, molalar ve yemek saatleri dikkate alınsa bile asgari 5 defa iş saatinde gayrı resmi sigara arası veriliyor. Bazıları az, bazıları çok gidiyor, ortalamalar tutuyor, kabaca günlük 50 dakika kayıp var! Bu kabaca 540 dakikada %10 demektir. Yani birileri kafasına göre sigara içebilsin diye her 100 kişi için fazladan 10 kişiyi işe alıyoruz, maaş ödüyoruz! Üretim kaybı, genel gider, amortisman, .. da cabası..
  • Ne yapılmamalıdır? tuvaletlere duman dedektörü, kartlı geçiş sistemi, elbiseye takılan çipler, izinsiz çalışma yerini terk edenlerden savunma istemek,....
  • Ne yapılmalıdır? Hedefli adet takibi, sahici akış, ara stok yapılan proses adalarının iptali, makinaların veya işlerin hücre formunda kurulması

17 Eylül 2020 Perşembe

Yalın Dönüşüm / Lütfi Apilioğulları / 2010 / kitap özeti

Yalın dönüşüm uzun bir yolculuktur, kestirmesi yoktur. Kültür değişimidir, yönetim desteği şarttır. Slogan değil, icraat odaklıdır.

  • lider önden giderek yol gösterir
  • lider vaktinin çoğunu sahada çalışanlarla birlikte geçirir
  • lider ekibine önem verir
  • lider ekibine güven verir
  • lider ekibine hata yapma şansı verir
  • lider kişileri değil, süreçleri yönetir
  • liderin hedefleri-planları-ölçütleri vardır
  • liderin yapılacaklar VE yapılmayacaklar listeleri vardır
Müşteri kalite + zamanında teslimat + esneklik + uygun fiyat ister.

Yedi tip israf vardır: aşırı üretim, bekleme, taşıma, gereksiz stok, gereksiz işlem, gereksiz hareket, hata veya fireler

Yalın Araçlar: standart iş, 5S, Görsel yönetim; kaizen; akış, çekme, heijunka, SMED; yerinde kalite, Jidoka, Poka Yoke; PDCA, yedi kalite aracı,proses yeterliliği

Kayıt etmeyeceksen ÖLÇME, analiz etmeyeceksen KAYDETME, aksiyon almayacaksan ANALİZ ETME

Lot kontrolu genellikle 3 tipte yapılır: Örnekleme (AQL)-kalite bölümü, %100 kontrol-kalite bölümü, hat sonu %100 kontrol-üretim bölümü

Kalite Güvence Ağının 3 bileşeni vardır: Yerinde kontrol, anormalliklerde operatöre durma yetkisi, hata önleyici düzenekler. 

Her süreç iki temel faaliyetten sorumludur: hatalı üretmemek VE hatalıysa sonraki sürece vermemek. Burada kalite sorumluluğu üretendedir, dolayısıyla seri hata çıkmaz. Operatörün iş zamanını kısmen artırabilir, bundan sakınmak için apara-siper-işaretçi-çıt-kalıp-otomasyon-... vb yöntemler denenir.

short term gain but long term pain!

Eğer bir adet numune ürün kaliteli olarak yapılabiliyorsa diğerleri neden yapılamasın? 

 

Yalın Dönüşüm / Art Byrne / 2013 / kitap özeti

Müşteriyi değil, kendimizi değiştirelim. Değişirken karşılaşılan en büyük engel orta kademe yöneticilerdir. Değişim, üst yönetimin işidir, delege edilemez, örnek olunmalıdır. Odak noktası maliyet tasarrufu değil, değer yaratmaktır.

Üretkenlik = Zenginliktir, sonuçlara değil süreçlere odaklan, ekip çalışması...

Yalın yapmayın, Yalın olun! Strateji = Yalındır. Değişin, örnek olun, cesaretlendirin. Daha az yönetici, daha çok koç-lider olun. Hakikaten değiştirebileceğiniz tek şey insanlardır. İnsanlar değişimi sevmezler. Tam bir dönüşüm kabaca 3-5 yıl sürüyor.

Yalın Temel İlkeler: Sürekli iyileştirme ve insana saygı

Yalın Temeller: Takt, tek parça akış, standart iş, çekme sistemi

Temel Değerler-örnek: İnsanlar, müşteriler, kaizen

Geleneksel organizasyon ve düşünce yapısıyla yalına geçiş mümkün değildir. Değer akışına göre organize olunmalıdır. Değer akışlarının yetkili-etkili liderleri varsa merkezi satın alma veya planlamaya gerek kalmaz. Tahminen %25-40 istihdam fazlanız vardır, kimseyi kaybetmek istemeyiz, yani şirket bu ölçekte büyütülmelidir.

Yalın Araçlar: Toplam üretken bakım, 5S, SMED-model değişim süresini kısaltmak, tek parça akış, çekme, kanban, kaizen, ...

Değişim sancılı olacaktır, üç adım ileri, iki adım geri olsa bile azimle devam ettirilmelidir. Gelecekteki liderleri yaratmak en büyük kazanç ve ödevdir.

Standart-maliyet muhasebesi yaklaşımı te
rk edilmelidir, Yalın Muhasebeye geçiş gereklidir. Her şey yolunda giderse rakiplerin korkulu rüyası haline gelirsiniz.

Orta-üst kademe yöneticilerle kar paylaşımı esaslı bir ödül sistemi yararlı oluyor.

En büyük sorunlar yalın anlayış eksikliği ve liderlik zafiyetidir.

24 Ağustos 2016 Çarşamba

amazon review: The Missing Links / Caroline Mondon / 2016

The Missing Links: A Demand Driven Supply Chain Detective Novel
The Missing Links: A Demand Driven Supply Chain Detective Novel
by Caroline Mondon
Edition: Paperback



4.0 out of 5 stars Charming concept of book+ebook! Invites to contribute...., August 23, 2016            
I like the concept. It is beyond a book: book + ebook.
There is an affiliated web site which transforms your book to something in between kindle & iphone.
There are notes on the margins to reach the web site and find more details about that point.
Web site is encouraging you to contribute and tends to evolve to be a portal. This is like updating your iphone. You have the paperback but also updated through the web site. A squarecode option could be inserted.

This book is good for SME scaled starters. I believe appendixes in the web site would be enrichened by variety and detail through time.
The book covers TLS (TOC - Lean - SixSigma) approach more than DDMRP hence converging to Epiphanized: A Novel on Unifying Theory of Constraints, Lean, and Six Sigma, Second Edition and Velocity: Combining Lean, Six Sigma and the Theory of Constraints to Achieve Breakthrough Performance - A Business Novel.

Compared to well known Goldratt books I could simply say that this is a business NOVEL rather than BUSİNESS novel. It structured like The Goal: A Process of Ongoing Improvement, there are wise guys explaining issues or thinking by themselves. Another relevant book in terms of supply chain replenishment is Isn't It Obvious? Revised Edition and it explains the TOC way of replenishment, not DDMRP way.

To my understanding there are two main streams in TOC World: First one is staying with the original concept, represented by Israel, namely TOC. Second one is evolving to cover MRP for conglomerates, represented by USA, namely DDMRP and relying on TLS approach. This book is on the USA side. Since most of the continuous improvement efforts are in lean approach and combined with a goal statement to stay focused reader must be patient to see DDMRP traces for a while. Appendixes are exciting for DDMRP.

I do like several small touches in the book:
NLP : could be utilized to ease thinking process and layers of resistance
Esperanto : could make dealing with global supply chains easier
common rehearsal : excellent demonstraiton to why and how we need to synchronize
proverbs : there are elegant French philosophers' quotations scattered around the book