22 Şubat 2015 Pazar

The Theory of Constraints And Its Implications For Management Accounting / E.Noreen, D.Smith, J.T.Mackey /1995 / kitap özeti

  • Her firmada bir kısıt (constraint) vardır, yoksa sınırsız kâr elde edilebilirdi.
  • Biz kabul etsek veya etmesek dahi, sistemin çıktısını yine de kısıt belirler.
  • Kısıtlar Yönetimi (Theory of Constraints, Constarint Management) Toplam Kalite Yönetimiyle birlikte iyi sonuç verir.
  • Geleneksel muhasebeyle izlenen Kısıtlar Yönetimi uygulamaları başarısız görünür.
  •  ABC (Activity Based Costing) yaratıcıları olan Kaplan ve Johnson dahi sonradan bu sistemin geleceğe dönük kararlara uygun olmadığını söylemişlerdir.
  • Benzer şekilde Taichi Ohno da geleneksel muhasebeye son derece karşıydı!
  • Kısıtlar Yönetimi görünmeyen kapasiteyi açığa çıkarır, ürün çeşitliliğini destekler ve satışı artırır. Oysa ki maliyet muhasebesinde ortaya çıkan kapasite fazlası “tasarruf edilir”, işçiler çıkarılır, küçük adetli işler ve giydirilmiş maliyetine göre az para getiren işler bırakılır, ürün çeşitliliği azalır, satışlar da olumsuz etkilenir.
  • Çözümün kalıcılığı ve uygulama kolaylığı açısından firmanın kendi personeline kılavuzluk edilmeli ve çözümü kendilerinin görmesi sağlanmalıdır.
  • Stoklar azalınca akış süresi kısalır, hatalar daha çabuk görülür, planlaması kolaylaşır, daha kısa vadeli tahminlerin tutma olasılığı yükselir, gününde teslim oranı iyileşir, hızlandırma (fazla mesai, ekspres kargo,..) maliyetleri düşer.
  • Yalında kırılganlık vardır, değişkenlik veya aksama halinde tüm sistem durur. Odaklanma yoktur. Uygulaması çok uzun sürer.
  • Gider dünyasından (cost world) gelir dünyasına (throughput world) büyük bir paradigma değişimidir, başarmak zordur.
  • Kısıt olmayan kaynaklarda boş bekleme hali insanları şaşırtır, yönetimin açıklaması ve arkasında durması gerekir. İşçiye verilecek çapraz eğitim esnekliği sağlar.
    • İşini kaybetme korkusuyla işi yavaşlatır
    • Gizlice erken iş alarak dolu görünmeye çalışır
    • Geleneksel muhasebe raporlamasında departman verimsiz görünür
    • İşçinin fazla mesaileri azaldığı için eline geçen para azalır, tepki duyar
    • Kısıttaki işçinin, kendisinden daha değerli olduğunu düşünmeye başlar
  • Kısıt pazardayken dahi mevsimlik hareketleri gözeterek içerideki en zayıf kaynağa kısıt muamelesi yapılabilir. Termin, fiyat vb ile ayarlanamıyorsa sezonluk iş yükü için önceden stok yapmak, kısıtı çalışır tutmak gerekebilir.
  • Kısıtın önündeki tampon güvenlik içindir, adet bazında stok değildir, zaman cinsindendir. Kısıttan önceki süreçte koruyucu kapasite fazlası ne kadar çoksa ihtiyaç duyulan zaman tamponu da o kadar az olacaktır.
  • Kısıtlar Yönetiminin Düşünme Süreçleri (Thinking Process) değişimi yönlendirmek için çok uygun bir araç setidir.
  • Kısıtlar Yönetimi uygulaması, üretimle sınırlı kalmamalıdır. Firma çapına hızlıca yayılmalıdır ki, artan kapasite işçi çıkarma ve maliyet kısma yerine artan satışı getirebilsin.
  • Üst yönetimin %100 desteği şart değildir. Uygulamanın yapıldığı bölümün kendi bilançosuna hükmedebilmesi yeterlidir.
·         Dönüşüm Muhasebesi (Throughput Accounting)
o    Kısıtlar Yönetimindeki muhasebe pratiğidir.
o    Dönüşüm Muhasebesi yeni bir icat değildir. Geleneksel muhasebe kültüründeki iki ana ekolden birine benzer:
§  Dağıtım Muhasebesi (Absorption Costing) : endirek giderleri ürünlere, departmanlara dağıtır ve böylece direk gider olarak sınıflandırır.
§  Değişken Muhasebe (Variable Costing) : sadece hammaddeleri doğrudan gider kabul eder. Dönüşüm Muhasebesi bu ekole benzer. Kullanımı ve anlaşılması kolaydır, akla yatkındır, daha hızlı ve sık raporlanabilir, geleceğe dönüktür.
o    Dönüşüm Muhasebesi; Dönüşüm (Throughput, T), işletme gideri (Operating Expense, OE) ve stoklar (Inventory, I) kalemlerinden oluşur, hepsi parasaldır.
o    Kısıtlar Yönetiminde birinci öncelik Dönüşümün artmasıdır, sonra stokların azalması ve en sonra da işletme giderinin azalması gelir.
o    Kontrol bütçe veya geçen senenin aynı dönemiyle yapılmaz. Operasyonel parametrelerle desteklenir.
o    TDD (Throughput Dollar Days) Dönüşüm X miktar X Gecikilen Gün olarak hesaplanır, TL değildir, endekstir, hedefi sıfırdır. Gününde teslim performansımızı ölçmekte kullanılır. Geciktikçe, miktar veya parasal değeri arttıkça endeks yükselir, kötüleşir. Kalite vb nedenle geri dönüşlerde sanki hiç gitmemiş gibi hesaplanır. Hep son departmana yazılır, dönemlik hareketler grafik olarak takip edilir.
o    IDD (Inventory Dollar Days) Stok miktarı X stokların hammadde değeri X bekleyen gün olarak hesaplanır. TL değildir, endekstir, kitapta hedefi sıfır gösteriliyor ancak güncel literatürde “düşürmek” olarak ifade ediliyor. Müşterimizin performansını gösterir. Kalem bazında toplam stok veya hedef stoktan fazlası olarak yorumlanabilir. Adat hesaplıdır.
o    Lokal OE departmanın kontrolundeki masraflardır. Genel akışı bozmamak üzere ve sadece kendi gücünün yettiği masraflar dikkate alınır.
o    Kısıt olan kaynakta kalite%, verim% vb klasik parametreler yararlıdır. Ancak bu parametreler kısıt olmayanlarda insanların kafasını karıştırır, yanlışa sürükler, kullanılmaması daha uygundur.
·         Fiyatlandırma:
o    Yeni ürünlere fiyat teklif ederken doğrudan hammadde giderine ilave olarak fiili katkı (birim kısıt zamanındaki dönüşüm miktarı, mevcut işlerin yerini yenisini almanın fırsat maliyeti) gözetilir. Fiyat, piyasanın belirlediği gibidir, bize düşen siparişi kabul etmek veya etmemektir. Fiyatı biz belirleyemeyiz.
o    Sadece hammadde tutarı dikkate alındığında çok düşük fiyat verme ve dolayısıyla işletme giderini karşılayamama riski vardır. Bu nedenle emsal = fiili katkı oranı gözetilmelidir.
o    Düşük fiyat vererek esas işinizi oluşturan piyasayı bozmamalısınız. Bunlar ihracat veya alternatif (segment) gibi farklı piyasalarda olmalıdır. Fiyat savaşına girmek istemezsiniz, hekes kaybeder...
o    Kısıtta kapasite fazlası varken dönemlik veya müşteri bazında çok uygun fiyatlı saldırgan bir tutum izlenebilir. Kapasite fazlası halinde fiili katkı = sıfır mertebesine geliriz.
o    Kısıttaki iş yükü çok yükseldiğinde verilen terminler uzatılabilir veya fiyat yükseltilebilir.
o    Kısıtta çalışacak doğru ürün karmasını (product mix) belirlerken birim kısıt zamanındaki dönüşümü en yüksek olanlar tercih edilmelidir.
o    Ekstra yüksek fiyatlı acil işleri çalışabilmek üzere kısıtın kapasitesinin örneğin %25 i sürekli rezerve tutulabilir.
·         Destekleyen uygulamalar (çeşitli vaka çalışmalarından derlenmiştir)
o    Satışa verilen primi “alınan sipariş sayısı” yerine   “hazırlanan fiyat çalışması” şekline dönüştürünce çok sayıda alternatifin içinden firmaya en uygun olanı seçebilmek mümkün oldu.
o    A ile B piyasalarının segment olabilmesi için herhangi birindeki fiyat veya miktar hareketlerinin diğerini etkilemiyor olması gerekir.
o    Dönüşüm Muhasebesiyle maliyet muhasebesi bir arada tutulduğunda bazı düzeltmeler gerekiyor ama çok fazla iş yükü çıkarmıyor. Kolay ve hızlı hazırlanabildiği için Dönüşüm Muhasebesiyle aylık raporlama mümkün.
§  Dönüşüm, işletme gideri, stoklar, vergi öncesi gelir (T-OE), yatırımın geri dönüşü ((T – OE) / I),  stok devir hızı (T / I), verimlilik (T / OE), adam başına dönüşüm (T / çalışan sayısı), kısıtın birim zamanındaki dönüşüm (T/ kısıtın çalışma süresi)
§  Raporlar her ay sonunda son bir senelik olarak hazırlanıyor.
§  Bir firmada bunlara ek olarak TDD, IDD ve kısıttaki verim-kalite-.. de gösterilmiş.
§  Geleceğe ilişkin kararlarda Dönüşüm Muhasebesi, geçmişle ilgili standart raporlamada maliyet muhasebesi takip edilmiş
o    İyileştirme teklifleri için Dönüşüm Muhasebesi şartlarında bir değerlendirme formu hazırlanıyor, sadece olumlu sonuç vereceklere kaynak ayrılıyor. Böylece gereksiz harcamalardan da sakınılıyor.
o    Haftalık çizelgelerde bir firma TDD ye göre “yapılacaklar” ve IDD ye göre “yapılmayacakları” birrlikte listelemiş.
o    T, I, OE nin üçü birlikte değerlendirilir, oranlarına bakılır. Kimi hallerde yapılan harcamadan daha fazla getiri elde etme şansı vardır, sırf tasarruf edeceğiz diye bundan kaçınmamak gerekir.

o    Oldukça yanlı bir seçimle vaka çalışmaları belirlenmiş ve buna rağmen tamamında başarılı sonuçlar görülmemiş. Ancak kısmi uygulamaların hepsinde beklenen sonuçlar elde edilebilmiş. Topyekün uygulamada ölçek farkları, sektör farkları, yönetimin yaklaşımı vb gibi faktörler etkili olmuş.

amazon review: TOC and Its Implications for Management Accounting


Theory of Constraints and Its Implications for Management Accounting
Theory of Constraints and Its Implications for Management Accounting
by Eric W. Noreen, D.Smith, J.T.Mackey
Edition: Paperback



4.0 out of 5 stars frank view on TOC, very good explanation of pricing with TOCFebruary 22, 2015

1995, partly out of date.
I was looking for some guidance for TOC in pricing and eventually I have found it in this book!
Cases are fine, I like the story of Western Textile Products since I am in that sector as well.
Frank view on TOC; not %100 success in corporate scale but %100 success in departmental level.
I agree there are a lot of other factors for above statement and it is well explained in the book.

19 Şubat 2015 Perşembe

amazon review: Reengineering Performance Measurement / A.Lockamy / 1994


Reengineering Performance Measurement: How to Align Systems to Improve Processes, Products, and Profits (Irwin/Apics Series in Production Management)
Reengineering Performance Measurement: How to Align Systems to Improve Processes, Products, and Profits (Irwin/Apics Series in Production Management)
by Archie Lockamy
Edition: Hardcover


3.0 out of 5 stars not a how to book. detailed case studies, out of dateFebruary 19, 2015
introduction to management accounting and TOC view.
Good for starters. Case studies to show the relavancy

Reengineering Performance Measurement / A.Lockamy, J.F.Cox / 1994 / kitap özeti

·         Şirketin amacı üst seviye hedeftir. Bunu birbiriyle ilişikili üç alt hedefe dağıtırız: Finansman, Kaynaklar (üretim), Müşteriler (Satış)
·         Finansman – Üretim ilişkisi tasarruf temellidir. Finansman – Satış ilişkisi gelir artışı temellidir. Üretim – Satış ilişkisi taleplerin karşılanabilmesi temellidir.
·         Yöneticiler; kaynakların bağımlılığı + lokal verim + kısıtını farkında olmama + maliyet muhasebesi nedeniyle bu ilişkileri rekabetçi kondisyona getirmekte zorlanırlar.
·         Rekabetçilik için iyileştirmenin ana adımları:
o    Amacı belirle
o    Performans ölçüm sistemini oluştur, hedefe yaklaşımını ölçebilsin
o    Kısıtı belirle, etkinleştir, diğerlerini buna göre ayarla, kısıtı iyileştir
o    Rekabetçi yetenek oluştur (fiyat, kalite, termin, gününde teslim, esneklik, servis, yenilik,...)
o    Performans ölçüm sistemini amaca ek olarak rekabetçi yeteneğin gelişimini gösterecek şekilde güncelle
o    Kısıtı, rekabetçi yeteneği güçlendirecek şekilde iyileştir
o    Amaca zarar vermeden tasarruf seçeneklerini araştır
o    Lokal maliyet ölçüm sistemi kur, performans ölçüm sisteminle uyumlu olsun
o    Lokal iyileştirme seçeneklerini amaca uygun kalmak kaydıyla araştır
·          Maliyet muhasebesi geçmişe dönük + standart raporlama aracıdır, geleceğe dönük kararlar için kullanılmaz.
·         Alt hedeflerin ilişkisi genellikle maliyet muhasebesi veri tabanıyla kurulur. Bu yeterli değildir. Bunların ilişkileri ilave hedefler ve performans parametreleriyle güçlendirilmelidir.
·         Bilgi sistemleri alt yapısı Kısıtlar Yönetimi ve Dönüşüm Muhasebesi (Throughput Accounting) uyumlu olmalıdır.
·         Tam Zamanında Sisteminin sıkıntıları:
o    Sadece tekrarlı (repetitive) ve stabil üretime uygun
o    Üretimdeki aksamalar kısa sürede sevkiyatı engeller
o    Uygulaması zaman alır ve zordur
o    Odaklanma olmadığı için herşeyi her yerde hep birlikte hemen iyileştirmeye çalışır
·         Toplam Kalite Yönetiminin sıkıntıları:
o    Kalite gerekli şarttır, amaç değil. Firmanın esas işi para kazanmaktır. En iyi kalite en sağlıklı gelir anlamına gelmeyebilir.
§  Wallace Company, Malcolm Bridge ödülü  almasına rağmen iflas etti
§  Florida Power and Light, Deming Ödülü aldı ancak kalite konusundaki çabasını finansal açıdan
 gözden geçirmek zorunda kaldı.
o    Odaklanma olmadığı için iyileştirme çalışmaları yavaş ve yetersiz kalır
·         Kısıtlar Yönetiminin odaklanma becerisiyle, yalın ve TKY nin iyileştirme metodları birlikte kullanılırsa en iyi sonuçlar alınacaktır
o    Reliance Electric Industrial Control Division vakasında maliyet muhasebesine ek olarak
§  Finansman-Satış : satışa yönelik ek finansal hedefler
§  Satış-Üretim : satış ve tasarımın birlikte çalışması, saha kalite taramalarının üretime geri bildirimi
§  Finansman-Üretim : üretimde gününde teslim oranı, plana uyum,.. gibi parametreler izlenmiş
o    Yamaha Motor Manufacturing Corporation of America vakasında  maliyet muhasebesine ek olarak
§  Satış-Üretim : saha servislerinin bulguları üretimle paylaşılmış, periyodik değerlendirmeler
§  Finansman-Üretim : Tamir ve hurda oranları müşteri servis kalitesiyle ilişkilendirilmiş
o    Northern Telecom, Inc. Transmission Access Division vakasında maliyet muhasebesine ek olarak
§  Satış-Üretim : müşterideki kalite algısı için endeks oluşturulmuş, eğilimi izlenmiş
§  Finansman-Üretim : iyileştirme seçenekleri gelir artış potansiyeline göre önceliklendirilmiş
o    Clark Equipment Company – Material Handling Business Unit vakasında maliyet muhasebesine ek olarak
§  Satış-Üretim : müşteri ihtiyacına uygun tasarım ve üretim, müşteri memnuniyeti ölçümü
§  Finansman-Üretim : numune çalışmalarında plan-fiili karşılaştırması, garanti maliyeti takibi
o    The Trane Corporation Self Contained Systems Business Unit vakasında maliyet muhasebesine ek olarak
§  Finansman-Satış : müşteri talebine göre modüler fiyatlama, tasarım ve  üretim
§  Satış-Üretim : gününde teslim oranı, müşteri talebine cevap verme süresi
§  Finansman-Üretim : malzeme ihtiyacı plan-fiili, malzeme satın alma bütçe takibi
o    The Colgate-Palmolive Company Hill’s Pet Products vakasında maliyet muhasebesine ek olarak
§  Satış-Üretim : tam sevk, gününde sevk oranları, tarafsız labda kalite testi
§  Finansman-Üretim : iyileştirme faaliyetleri için endeks hazırlanmış, eğilimi izlenmiş


amazon review: The TOC in Quality and Manufacturing / R.E.Stein/1997


The Theory of Constraints: Applications in Quality Manufacturing, Second Edition (Quality and Reliability)
The Theory of Constraints: Applications in Quality Manufacturing, Second Edition (Quality and Reliability)
by Robert E. Stein
Edition: Hardcover



2.0 out of 5 stars basic TOC, might be fine for starters, out of dateFebruary 19, 2015
 
If you are experienced in TOC literature this book would not contribute to you. I have purchased it since it is stated in several other TOC books references. But I feel obviously it is out of date at the moment, 1997. TOC has evolved and there is no assembly buffer, there is no involvement of process times in buffer calculation,...

The TOC in Quality and Manufacturing / R.E.Stein / 1997 / kitap özeti

  • En büyük sorun maliyet muhasebesinin yıkıcı etkisidir. ABC (Activity Based Cost Accounting fikrinin babası olan Dr.Robert Kaplan dahi bu yöntemin ileriye dönük kararlar vermek için kullanılamayacağını söylemiştir.
  • Sistemin performansını kısıt belirler.
    • Pareto’ nun 80/20 kuralı bağımsız faktörler içindir.
    • Bağımlı faktörlerde kural 99/1 haline gelir.
  • Kısıt kişiler, politikalar vb de olabilir.
  • Deming’in 14 ilkesi:
    • Amacı belirleyin, değiştirmeyin
    • Yeni bir felsefeye geçin
    • Kontrolle sağlanacak kalite anlayışını bırakın
    • Sadece fiyata duyarlı satın alma anlayışını bırakın
    • Sürekli iyileştirin
    • İş başı eğitimini önemseyin
    • Mikro yönetimden kaçının
    • Hatalı malzemeyi kullanmayın
    • Geri bildirimli iletişimden çekinmeyin
    • Sadece üretime dayanan sayısal hedef ve sloganları bırakın
    • Sayısal hedeflerin genel performansa etkisini izleyin
    • İstatistik teknikleri öğretin, kullanın
    • Yeni becerileri azimle yaygınlaştırın
    • Bu öğeleri kurumsallaştırın
  • Shewart’ ın PUKÖ çevrimiyle Kısıtlar Yönetiminin 5 odaklanma adımı aynı değildir. 5 adımda kısıta odaklanma vardır.
  • Darboğaz (bottleneck) : herhangi bir kaynakta kapasitesinin üzerinde talep oluşması halidir.
  • Kısıt (constraint) : daha çok para kazanarak amacımıza ulaşmamızı engelleyen her şeydir.
  • Toplam Verimli Bakım da ana ölçüm kriteri etkinliktir; makinanın çalışır kaldığı süre % X makinanın çalışma hızı % X makinanın kalite% olarak hesaplanır. Odaklanma yoktur. Kısıt olmayan kaynaklara yönelebilir, dönüşümü (throughput) artırmayabilir.
  • Tamir veya hurda oranı da benzer risk taşır, bu istatistikler ilgili kaynağın kısıt olmasına, kısıttan hemen önce veya hemen sonra olmasına göre yorumlanmalıdır.
  • Tip değişimi süresinin azaltılması kısıt için kritiktir, diğer kaynaklarda çok önemli olmayabilir.
  • A. V, T, I tipi üretim akışlarında farklı noktalar öne çıkar. İlk iş firmanızın üretim tipini belirlemektir.
  • Kısıtlar Yönetiminin Düşünme Süreçleri (Thinking Process) araçları olan sebep-sonuç temelli  araçları kök sebebi ve doğru aksiyonu belirlemeyi, uygulamayı kolaylaştırır.
  • Kalite maliyeti ve iş yükü (kısıt) birlikte düşünülmelidir.
  • İç üretim/dış üretim (fason, taşeron), ürün ekleme/iptal, departman açma/kapama, yatırım gibi kararlar için geleneksel maliyet muhasebesi kullanılmamalıdır, dönüşüm muhasebesi (Throughput Accounting) tercih edilmelidir.
  • Tam zamanında üretim (Just In Time) ile ilgili temel sorunlar;
    • Tekrarlı ve oldukça stabil talebi olan üretime uygundur, ani değişimler veya çok sayıda SKU olduğu zaman işletme içinde supermarket yapacak kadar çok alan bulamazsınız, stoklar şişer.
    • Üretimin akışında herhangi bir sorun çıktığında kısa süre zarfında tüm üretim durur, para girişi durur. Sorun gerçekten kısa zamanda çözülemezse siparişler gecikir, nakit krizi çıkar.
    • Çekilen ürünün yerine yenisi otomatik olarak yapılır, belki de bir süre gerek olmayacaktır, talep dalgalanıyorsa gereğinden önce fazlası yapılır, gerektiğinde üretim kapasitesi talebe yetişemez.
    • Tüm süreçte her yerde hep birlikte her şeyi hemen iyileştirmeye kaynaklar yetişemez, kısıta özel ilgi gösterilemez, çünkü tüm kaynaklar eşit kabul edilir, odaklanma yoktur.
    • Sistemin oturması çok zaman alır, Toyota Japonya’da 40 senede ancak oturtabildi, herkesin buna dayanacak ekonomik gücü olmayabilir.
  • Amaç sadece stokları düşürmek olmamalıdır, aynı zamanda sevkiyatı korumak gerekir.
  • Kaliteyi ne pahasına olursa olsun iyileştirmeye çalışmak firmayı kârlı yapmaz.
  • Kalite amaç değildir, gerekli şarttır. Varlığı kârlılık yaratmaz ama yokluğu işi bitirir.
  • Toplam Kalite Yönetimi prensipleri Kısıtlar Yönetimi odaklanmasıyla birlikte kullanıldığında hızlı ve iyi sonuç verir.
  • Toplam Verimli Bakım prensipleri de Kısıtlar Yönetimi odaklanmasıyla birlikte düşünülmelidir.
  • Firmadaki bilgi sistemi de Kısıtlar Yönetimi ikelerine uyumlu hale getirilmelidir. Mevcut sistemler organizasyon şemalarımız gibi fonksiyonel silolardır, ürünler siloların içinde değil, arasında ilerler. Yazılımlar da buna göre düzenlenmelidir.

16 Şubat 2015 Pazartesi

İsrail - Türkiye karşılaştırmalı kalkınma öyküleri



 

İsrail’ in sıradışı bir kalkınma öyküsü var. Start-up Nation: The Story of Israel’s Economic Miracle / Dan Senor, Saul Singer / 2011 isimli kitabı referans aldım. Türkiye Cumhuriyetinin ilk yıllarında yaşananlarla benzerlikler olduğunu düşünüyorum.  Bugün gelinen noktada aramızda İsrail lehine belirgin bir fark var. Sebeplerini düşünüp sorgulamak gerektiğine inanıyorum.

 

Ana başlıklara ayırmaya çalıştım. İsrail’ in durumunu özetleyerek başlıyorum, bizimkini düşünerek okuyun lütfen. 

  • İsrail
    • dünyada en yüksek mühendis konsantrasyonu, en yüksek ArGe harcaması (milli gelirdeki pay) yapan ülke.
    • 2008 de İsrail’ deki risk sermayesi yatırımları ABD’ nin 2,5 katı, Avrupa’nın 30 katı, Çin’in 80 katı, Hindistan’ın 350 katıydı.
    • ABD’ den sonra NASDAQ kayıtlı en fazla şirket İsrail’den çıkıyor.
    • 1995 ten bugüne yıllık ekonomik büyümesi OECD ortalamasının üzerinde.
    • İsrail’deki demografide 70 ten fazla etnik köken var; dil, kültür, eğitim, tarih birlikteliği yok
    • Suyun geri dönüşümü teknolojisinde dünya lideri
    • Nükleer patent üretiminde dünya onuncusu 

  • Altyapı - Ekonomi
    • İsrail’de sınırlar oturmamış, sürekli çatışma var, yokluk ciddi boyutta, her şey karneyle dağıtılıyor, çok büyük göçmen akımı var, gelenler arasında dil – kültür – tarih birlikteliği yok, altyapı yok, ülke büyük ölçüde çölden ibaret, nüfus çok az, küresel dışlanma var, komşuların tamamı düşmanca yaklaşıyor, para yok…
    • Gelenlere İbranice öğretilmiş, ekilebilir alanlarda kooperatifler kurulmuş, devlet sınırlı kaynaklarıyla altyapı yatırımı yapmış, askerlik uzun süreli ve kız-erkek zorunlu olmuş, göçmenlerin arasından eğitimli-yetenekli olanları seçerek üniversitelerin temeli atılmış, milli gurur ve hayatta kalma kültürü oluşturulmuş. Risk sermayesine dayalı yabancı yatırım toplamış, devlet yatırıma katılmış, dönem sonunda yabancıya mülkiyet verme opsiyonu önermiş. Diaspora organize olmuş, hem sermaye temininde hem iş ilişkileri kurulmasında hem de tersine beyin göçünde önemli rol almış.
    • Türkiye’de sınırlar seneler süren savaşlardan sonra ancak oturmuş, Hatay sorunu henüz sürümcemede, çalışabilir yaştaki erkek nüfusun hayatta kalanları askerde ve genel olarak eğitimsiz, Arap harfleri ve Osmanlıca kullanılıyor, okuma-yazma oranı yok seviyede, meslek sahibi olanların tamamına yakını levantenden, çok büyük yoksulluk var, kadın tamamen çarşafın altına saklı ve ikinci sınıf, altyapı sıfır, geleneksel olarak itaat etmeye eğilimli, millet bilinci yok, kırsal düzende, sanayi yok, organize tek kurum ordu, etnik çeşitlilik var, dini motifler hakim, hilafet-saltanat-demokrasi kavramları bulanık, Osmanlı’nın borcuna sahip çıkılmış…
    • Latin alfabesine geçiliyor, okuma-yazma seferberliği başlıyor, eğitim kurumları tek tipe çevriliyor, kılık-kıyafet düzenleniyor, kadınlara eşitlik ve fırsat veriliyor, seçilen öğrenciler devlet bursuyla yurtdışı eğitime gönderiliyor, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu açılıyor, Devletçilik ilkesiyle altyapı yatırımına başlanıyor, Köy Enstitüleri açılıyor, kooperatifçilik başlıyor, Bolşevik yakınlığı var, Alman yakınlığı var, ilgi duyan eğitimli Yahudilere fırsat veriliyor, ilk üniversiteler oluşuyor. İlk fabrikalar açılıyor, İzmir Ekonomi Kongresi yapılıyor, milli politika oluşturma çabası var. İlk otomotiv fabrikası (Devrim, benzin koyulmadığı için iptal olacak), uçak fabrikası (daha sonra tencere fabrikasına dönüşecek) kuruluyor. Sümerbank , Alüminyum fabrikası Rus teknolojisiyle başlıyor. Ne Mutlu Türküm Diyene, Türk Övün Çalış Güven, Türk Milleti Zekidir, Çalışkandır. Yıllar sonra gümrük birliği, konvertibilite, özelleştirme gibi önlemlerle ekonomimiz yurtdışına açılmaya başlıyor. Teşvikler vergi iadesi veya hibe formunda olunca suiistimaller de çoğalıyor. Bizdeki yurt içi veya yurt dışı kurumlar, dernekler yeterince aktif değil, organize değil, kıskançlıklar vb nedeniyle randıman alınamamış. Az sayıda sanat – zenaat – meslek erbabı levanten de Eylül olayları neticesinde apar topar Türkiye’ den ayrılmaya zorlanmış.
  • Tarım
    • İsrail’de suyun geri dönüşümü, tohum ıslahı, damla sulama, mekanize tarım gibi teknoloji ağırlıklı uygulamalar yapılıyor. Kooperatif tarzı örgütlenilmiş.
    • Türkiye’de ağalık düzeni var, mirasla toprak paylaşımı ve mekanize tarım için yetersiz ölçek sıkıntısı var. Tohumlar ıslah edilmemiş, gübre kullanımı neredeyse yok, sulama ilkel şartlarda, çay bitkisinin Karadeniz iklimine uygunluğu bile henüz yeni belirleniyor. Derken Atatürk Orman Çiftliği kuruluyor, zirai araştırmalar enstitüler kuruluyor, ziraat bankası buraya yönlendiriliyor, erozyondan korunma çabaları başlıyor, ağaçlandırma başlıyor, gübre kavramı ortaya çıkıyor, birlikler kuruluyor, Köy Enstitülerinde güncel tarım bilgisi halka yaklaşıyor. Devlet Su işleri kuruluyor, kanallar yapılarak yaygın sulamaya geçiliyor. Ancak damla sulama veya genetik tohum iyileştirme gibi teknolojiler yerine GAP gibi çok büyük ölçekli klasik yöntemler tercih ediliyor, kaynaklar bol keseden harcanıyor, sonuç almak yıllar sürüyor. Zamanla taban fiyat, sübvansiyon, destek vb derken düşük verimi normalleştiriyoruz. Tarladan sofraya kadar araya giren kabzımallar nedeniyle çiftçi ve tüketici aleyhine fiyat hareketlerine neden oluyoruz. Ziraat Mühendislerimiz işsiz kalıyor.
  • Eğitim – Ordu (askerlik)
    • İsrail’de yaygın eğitim tek tip yapılıyor. Aşırı dincilere devlet desteği var, çalışmıyorlar,  yıldan yıla çok çocuk yaparak devlete yük oluyorlar. Yaygın eğitimde genel tarama testleri var, bilgi-ezber yerine sorgulama öğretiliyor, psikolojik testlerle kişilik ve yetenek taraması, bilimsel eğilim belirlemesi yapılıyor. Üniversite öncesinde 17 yaşındaki gençlerin tamamı (kız-erkek) askere alınıyor, temel eğitim veriliyor, saha görevine çıkıyorlar, birbirlerine güvenmeyi, liderliği, sorumluluğu, mazeretsiz hedefe ulaşmayı öğreniyorlar. Ülkenin 17 yaş profilini devlet böylece elde ediyor, merkezi planlama askeri teşkilatlar sayesinde çocukları yeteneklerine uygun olarak yönlendiriyor. Yedeklik döneminde her sene bir hafta timler bir araya getiriliyor, ekip ruhu canlı tutuluyor, iş hayatı için networking fırsatı sağlanıyor. Askeri geçmiş bilinen özgeçmişin en kritik parçası, özel sektör kişi bazında devlette oluşan arşive erişebiliyor. Ordunun içinde dahi cephe şartlarında verilen emirleri sorgulamak ve insiyatif almak mümkün. Üniversite enflasyonu yok, üniversiteler dünya liginde ilk sıralarda olacak kadar iyi. Stratejik önceliği olan savunma sanayi, nükleer enerji, ileri teknoloji, bilgi teknolojileri, tarım gibi alanlar belirlenmiş. Herkes esnekliğe şartlandırılıyor, hem pilot hem endüstriyel ürün tasarımcısı veya hem donanımcı hem insan kaynakları biliyor gibi… Hep ikâme edilebilirlik sağlanmaya çalışılmış.
    • Türkiye’de tevhidi tedrisat ile kurumlar birleştirildi, latin alfabesine geçildi, kızlar da okula gitti, İstanbul Teknik Üniversitesi Alman ekolüyle kuruldu, yurt dışına öğrenciler gönderildi, konservatuar açıldı. Enstitüler aracılığıyla idealist öğretmenler yetiştirildi, memlekete yayılmaları sağlandı. Dini akımlar nedeniyle çeşitli aksamalar, duraklamalar yaşandı. Zamanla üniversite sayısı yeterli kadro olmamasına rağmen arttı. Sınavlar ezbere dayalı eğitimi gündeme getirdi, kurumların önünde ve içlerinde yığılmalar oldu. Mezunlar beklenen evsafta olmadıkları veya bu sayıda mezuna ihtiyaç olmadığı için nitelikli işsizlik oluştu. İş beğenmemezlik  başladı. Verilen eğitim, sanayinin ihtiyacını karşılamıyordu. Ülkenin genç kaynağının bilişsel haritasına ulaşmak mümkün değildi. Devlet Planlama Teşkilatının Rus ekolüyle yaptığı merkezi planlamaya göre fakülteler kontenjan belirliyordu. Zamanla sağ-sol-etnik-dini tartışmalar şiddet boyutuna yükseldi, içeride ve dışarıda güvensizlik hissi tavan yaptı. On yıllık dönemlerde üç defa askeri darbeyle demokrasi kesintiye uğradı. Eğitim personelinde belli zümreler lehine kadrolaşma, sığlaşma başladı. Cumhuriyetin ilk yıllarında subaylar toplumdaki en eğitimli zümreydi, seçkin kaldılar ancak birikimleri halka hızlıca ve dolu dolu aktarılamadı. Sonrasında askerlik toplumun tamamında iş hayatındaki bir kesinti, boşa geçen zaman olarak algılandı. Kadınların ordudaki payı sınırlıydı. Eğitimdeki tarzımız hep uzmanlaşma oldu, iş tanımları yaptık, sadece kendi işimizi bildik, iş öğretmedik ki yerimize başkası geçmesin. 

  • Kültür – Din
    • İsrail’de Yahudilik ile kültür ve milli duygu birbirinin içine işlemiş. Dünyaya meydan okuma, “ben yaparım”, “ben değerliyim”, “başarayım da gör günün” yaklaşımı var. Tarihi geleneğinde her zaman sorgulama, her zaman elindekiyle memnuniyetsizlik, yararı varsa ne pahasına olursa olsun yapma dirayeti, sonuç odaklılık, hiyerarşiden uzak informal ilişkiler, kapalı bir zümrede herkesin herkesi tanıması ve bunun yarattığı mahalle baskısı, kuralsız ve esnek bir günlük – askeri – kültürel hayat var, Kadının dinen örtünmesi isteniyor ancak sosyal hayatta tam eşitlik var, sadece aşırı dindar kesimde örtünme konusu var. Ders alabildiğin sürece hata yapmakta serbestsin, ayıplanmıyorsun. Gençler askerden sonra dünyayı geziyor, gittikleri yerdeki organize Musevi cemiyetiyle temas ediyor. Gençler yirmili yaşlarına geldiklerinde askerlik yapmış, üniversite bitirmiş, dünyayı gezmiş, evlenmiş, yaşına göre ziyadesiyle tecrübe kazanmış oluyor.
    • Türkiye’de millet-ümmet ayrımı sürekli kriz olmuş. Etnik kimlikler ayrışma konusu olmuş. Hatta alevi-sünni gibi aynı din altında bile çatışmalar yaşanmış. Geleneksel olarak tek adamın idaresinde tabi olma kültürüyle yaşayan bir milletiz. Demokrasiye alışmak sancılı olmuş. Sorgulamak itaatsizlik olarak değerlendirilmiş. Hata yapmak ayıplanmış. Girişimci olmak yerine devlete memur olmak yüceltilmiş. İlişkiler hiyerarşik temelli olmuş, babamızla bile “sizli-bizli” konuşmuşuz. Kanaat etmek iyi, hırs kötü kabul edilmiş. Elimizden geleni yapmak yeterli sayılmış, sonuç önemsenmemiş, tevekküle bırakmışız, kader diyerek razı olmuşuz. Dinin şekil şartları özünün önüne geçmiş. “İki günü aynı olan zarardadır”, “ilim Çin’de olsa gidip öğreniniz”, “en kıymetliniz alimlerdir” hadisleri, “israf edeni Allah sevmez”, “en hayırlınız bildiklerini öğretendir” ayetleri yeterince vurgulanmamış. Dine davet örnek olunarak yapılacağına cihad yoluyla yapılmış. İslam medeniyeti ilk yıllarından Osmanlı’nın yükseliş dönemi sonuna kadar batı medeniyetinin ilerisindeyken daha sonra cahillik artmış ve gerileme başlamıştır. Vize engeli ve maddi kısıtlar nedeniyle dünyadan kopulmuş. “Türke Türkten başka dost yok” anlayışıyla kendimizi ispatlamaya çalışacağımıza dış dünyaya küserek içimize kapanmışız. Herkesin üniversiteye gitmesi şartmış gibi yorumlayıp  22 yaşında kısmetse üniversiteyi bitirip sıfır hayat tecrübesiyle bir yıl askere gidiyoruz, şansımız yaver giderse 30 yaş civarı evleniyoruz. Kadına kariyer olarak anneliği uygun görüyoruz, çalışma şartlarını zorlaştırıyoruz, kadını değersizleştiriyoruz.. Mahalle baskısını başarılı olmak için değil, dini taassup için kullanıyoruz.