30 Ağustos 2021 Pazartesi

Yalın Düşünce Mimarı / Dr. Ayperi Okur / 2021 / kitap özeti

21.yy Dijital Çağı ve Yalın Üretim Sanal ve gerçek dünyalar iç içe geçiyor. Dijital müşteri webde en fazla değer sunan ürüne kolayca ulaşabilen müşteridir. Dijital üretim devri yaşanıyor. Başarılı olmak için:

  • makulün ötesinde hevesli ve istekli olmak, 
  • dijitalde başarılı işletmeleri satın almak,
  • şirkette dijitalden sorumlu birimi izole etmek,
  • her şeyi sorgulmak, her türlü zorlayıcı girişimi (challange) desteklemek,
  • çok hızlı olmak ve veri bazlı davranmak,
  • değer yaratma temelli davranmak,
  • aşırı müşteri odaklı olmak
Teknolojik Ekosistem Nedir, Nasıl Çalışır?    Teknolojik Ekosistem yeterli teknik beceriye sahip ve genellikle "high tech" denilen ileri teknolojileri üreten, çoğunlukla yeni kurulmuş küçük firmalardan oluşan, bu firmaların birbirleriyle ilintili ve/veya rekabet içinde olduğu, rekabetin ve ilintinin inovasyon ve teknolojik evrimi kamçıladığı ve siste dışındaki ortamlardan da etkilenip bunlara karşılık veren dinamik bir topluluktur. Temelde 3 farklı rol vardır: Bileşenler, ürün ve uygulamalar, destek ve altyapı rolleri.

İsrail' de eğitimli gençler, özgür düşünebilme geleneği, dayanışma, askerlik hizmetinde "network" güncellemesi, yeni firmalara devlet desteği, eğitimli göç alması etkili olmuştur.

Güney Kore' de Gelecek Planlaması Bakanlığı, odaklanmış endüstriler, eğitimli-iletişimde kalan-İngilizcesi iyi genç nüfus, erken yaşta verilen güçlü matematik-fen eğitimi, girişimcilik ruhu etkilidir.

Türkiye' de 49 adet Teknokent vardır, bunların 38 adedi Anadolu'dadır. KOSGEB faaldir. Melek Yatırımcılar, Girişim Yatırımcıları, Hızlandırıcılar, Bakanlık-TÜBİTAK destek programları vardır. Özel üniversitelerde girişimcilik programları görülmeye başlamıştır.

Günümüz ve Gelecek  www.kiva.org ABD de yerleşik bir oluşumdur, küresel ölçekte mikro işletmelere "taahhüt esasıyla" kredi vermektedir.  Internet alışverişi küresel olarak artmaktadır, "groundswell" halkın nabzı olarak değerlendiriliyor. 

Streamline Strategy Japan firması Sanal Sensei hizmeti sunuyor, yalına geçişi destekliyor.

Virtual Worlds, kullanıcıların birbirleriyle etkileşim içine girdikleri ve çeşitli objeleri kullanabilip ürettikleri bilgisayar-internet bazlı simule edilmiş bir ortam içinde yer alan çevrimiçi bir topluluktur. Eğitimde, iş dünyasında giderek artan bir cazibesi vardır. https://theleadershipnetwork.com/ yalın program da içeren bir örnektir.

21.yy Teknolojileri ve Yalın Üretim   Tam potansiyeline ulaşabilmesi için sensörlerin kendi enerjilerini üretebilmesi gereklidir. Endüstri 4.0 kavramının bel kemiğidir.

Yalın Kültür ve Değişim Yönetimi  "Ayın Programı" modasından sakınılmalıdır. Kültür, insanların iş yaparken, refleks halinde davranış, alışkanlık ve düşüncelerini yönlendiren bir kavramlar bütünüdür. Değişimden korkmak, içindeki faydayı görememek, kontrolü kaybetme endişesi dönüşümü zorlaştırıyor. Yalın tekniklerden önce şeffaflık ve karşılıklı güvene odaklanılmalıdır, pilot projeyle başlanmalıdır. Atkinson' a göre değişim teknik-rasyonel bir süreç değildir, politik-duygusal bir süreçtir. En güzel eğitim "yaparak öğrenmektir". Problemler, gelişmek için birer fırsattır! Günümüzün web - sanal - dağınık ekiplerinin yalın dönüşüme etkileri değerlendirilmelidir.

21.yy KOBİler ve Yalın Üretim  Yalına geçişte farklı ülkelerde benzer sebepler sıralanıyor:

  • Bilgi eksikliği,
  • yanlış algı,
  • yöneticilerin direnç göstermesi,
  • sadece tekniklerin uygulanması, kültürün ihmal edilmesi
Mikro ölçekte yalın uygulanmayacağı, yalın dönüşümün kademeli yapılması gerektiği, seçilmiş tekniklerden uygun olanların tercihi, kritik başarı kriterlerinin belirlenmesi, iletişimin güçlendirilmesi, devlet desteği, önceliğin firma içi iyileştirmeye verilmesi, firmalar arası yardımlaşma öneriliyor.

Devlet ve yerel yönetim desteği seçilmiş sektörlerde uygulanmalı, yerli alım garantisi verilmeli, eğitime ve danışmanlığa erişim kolaylaştırılmalı, ihracat öncelikli olmalıdır. Kümelenme denenmiş iyi uygulamadır. Türkiye' de OSTİM / Ankara ve Konya Döküm kümeleri vardır.

Mesleki Eğitim Sistemi  Türkiye dahil pek çok ülkede itibarı düşüktür. En iyi örnek Almanya'dır.

Almanya' da eğitim 3 yıldır, devlet - meslek odaları - firmalar - sendikalar birlikte çalışır, yoğun staj içerir, stajlar ücretlidir, staj ücreti için tüm firmaların katıldığı bir havuz fon vardır, eğitim müfredatı sanayinin ihtiyacına göre sık sık güncellenir, okulların mezuniyet sınavını okullar değil, meslek odaları yapar, okullarda öğretmen olabilmenin şartları yasayla belirlenmiştir, sanayi tecrübesi şarttır, belirli şartlar altında yüksek öğrenime devam edilebilir. Gençlerin yarısı bu okullara gidiyor!

Tayvan' da özel firmalar devletten daha etkindir. Okulların kalitesini korumak üzere beş yılda bir değerlendirme yapılır, zor durumdakilere yardım edilir, öğretmenlerin sanayi geçmişi vardır.

Kore' de  tek operasyondan sorumlu değil çok becerili, problem çözebilen, iletişimi güçlü, ekip çalışmasına yatkın öğrenci yetiştirilir. Devlet desteği vardır, kaliteyi iyileştirmek için okul sayısı bilinçli olarak azaltılmaktadır. Staj yoğundur. Devlet-sanayi-meslek odaları işbirliği vardır.

Türkiye' de meslek eğitimi için bina çok, öğretmen ve imkan yetersizdir, sanayiden kopuktur. Meslek liselerinin itibarı düşük olduğu için öğrenci kalitesi de maalesef düşüktür. Müfredat güncel değildir. Aynı durum Meslek Yüksek Okulları için de doğrudur. Staj olanakları çok yetersizdir, stajda öğrenciyle ilgilenilmemektedir. Yasal çerçeve zayıftır.

Bu konuyla ilişkili aşağıdaki yazılara da bakabilirsiniz:

Gelecek Ticari Kentsel Tarımda mı? Kente göç nedeniyle tarım nüfusu azalıyor, yavaşlayan ekonomi nedeniyle kentlerde terk edilmiş depo/fabrika/uygun çatılar bulunabiliyor. Kentte tarım yapıldığı zaman ürünün üzerindeki lojistik - aracı maliyetleri engelleniyor. Ayrıca kent tarımındaki dikey uygulama ilaç - gübre - su tasarrufu sağlıyor, organik kalitede üretimi yerel tarımın on katına varan verim artışıyla gerçekleştiriyor. Bu yöntemlerin kentlerde yayılması için devlet-yerel yönetim destekleri gerekiyor.

28 Ağustos 2021 Cumartesi

Strategic Navigation / Bill Dettmer / 2003 / kitap özeti

1. Geleneksel Stratejik Planlama: Yönetimin 5 klasik fonksiyonu planlama, organizasyon, eleman temini, liderlik ve kontroldür. Planın varlığı, uygulamanın başarısını garanti etmez.

2. Hoshin Stratejik Planlama Modeli: Gelenekselde planlarsın ve "nasıl yapılacağını" yönetime bırakırsın. Hoshin' de plan + eylem + gözden geçirme bir aradadır. Yönetim katında PUKÖ döngüsüdür. Yalın kültürdeki Hoshin Kanri politika yayılımı içindir, stratejik planlama modeli değildir.

3. Askeri Stratejik Planlama Modeli: Heizenberg belirsizlik prensibi her türlü optimizasyonun parametrelerini öldürür. OODA (Observe-Orient-Decide-Act) ile PUKÖ (Planla-Uygula-Kontrol et-Önlem al) benzerdir. Sürat gerektirir.

4. Kısıt Yönetimi Modeli: Bir strateji sistem yaklaşımlı + esnek + görünür + doğrulanabilir olmalıdır. Bu yöntem öncekilerin zayıf yanlarına göre daha avantajlıdır.

5. Paradigmayı Tanımla: Strateji kimin içindir? Amaç değişmez ama bu amaca götüren misyon gerektiğinde güncellenebilir. Amaca ulaştığımızı hangi parametrelerden (kritik başarı faktörleri, KPI) anlayacağız? 

6. Bilgi, Yaratıcılık: Bilinçsiz bilgiden (bilmediğimi bilmiyorum) bilnçsiz bilgiye (bildiğim farkında bile değilim) geçiştir., Johari Window olarak bilinir.

7. Uyumsuzluğun Analizi: Uyumsuzluk bugünün performansıyla yarının standardını karşılaştırmaktır. Mevcut durum incelenirken (CRT:Current Reality Tree) kök sebep ve kaldıraç belirlenmelidir.

8. Çatışmaların Çözümü: Değişime direncin 9 katmanı vardır, soğan zarı gibi sırayla soyulmalıdır. Mevcut durum analizinde olumsuz etkilere odaklanır, bize göre olumsuz olan kurum içinde veya dışında birileri için olumluysa çatışma (conflict) vardır, çözümlenmesi gerekir. 

Efrat'ın Bulutu: Tipik, küresel olarak görülen bir çatışmadır: Değişelim mi? Yoksa Değişmeyelim mi? Değişirsek iş tatminimiz sağlanacak, değişmezsek olumsuz sonuçlardan sakınacağız, emniyetli. Her iki durumda da aslında başarılı / mutlu / gelişmiş olmayı amaçlıyoruz.

9. Sun Tzu ve Modern Savaş Sanatı: Strateji - Operasyon - Taktik kademeleri vardır. Örnek: Strateji yeni pazarlara girmek iken, operasyon yeni ürün hatlarının açılması, taktik yeni donanımın devreye alınmasıdır.

10. Gelecek Durumun Tasarımı: Amaç belliydi, mevcut durum incelenerek kök sebep-kaldıraç bulunmuştu, çatışma çözümlenmişti. Dolayısıyla artık olumsuz etkileri olumluya çevirecek şekilde aksiyonları belirlemeli (FRT:Future Reality Tree) ve sebep-sonuç ilişkisini göstermeliyiz. Olası itirazları değerlendirerek önlemler tasarlanmalıdır.

11. Uygulamanın Planlanması: Amaç belli, olumlu etkileri sağlayacak aksiyonlar listelenmişken bir sıralı eylem planı (PRT:Prerequisite Tree) gerekecektir. Ara amaçlar, engeller gözden geçirilecek ve gerekiyorsa karşı önlem planlanacaktır.

12. Hepsini Bir Araya Getirelim: Kısıtlar Yönetimi yaklaşımını takip edin, performans değerlendirmesi için çıktı muhasebesini (Throughput Accounting) kullanın, proje yürütecekseniz CCPM (Critical Chain Project Management) tercih edin.

Ekler: 

Şirketinizin amacı nedir? Patrona göre nedir? Yöneticilere göre nedir? İşçiler ne düşünür? 

Amaca ulaştığınızı anlayacağınız en temel 3 başarı kriteri nedir? Temel değerleriniz nelerdir?

Seçtiğiniz kriterlerde mevcut durumunuz nedir? Hedeflediğinizden kötüyse sebepleri nelerdir? Kök sebebi nedir? Kaldıraç nerededir? Çatışma nerede yaşanıyor?

Çatışmanın ardındaki varsayımlar nelerdir? Değiştirebilecekleriniz var mı? Nasıl çözeceksiniz?

Olumsuz etkileri olumluya çevirebilmek için sebep-sonuç ilişkisini koruyarak gerekenleri yazın, nerelerde aksama olabilir? Olası aksamalar nasıl çözülecek?

İş planınızı - sorumluları - eylemleri çizelge yapın, herkese anlatın, soruları cevaplayın. Başlamaya hazırsınız!

18 Ağustos 2021 Çarşamba

Confident Closing / Chandell Labbozzetta / 2015 / kitap özeti

Life Puzzle

Hayatımızın %90 ını bilinçaltımız yönetiyor, sadece %10 kadarını düşünerek yaşıyoruz! Eğer yönlendirmeyi öğrenemezsek bizi götürdüğü yere razı olmak zorunda kalırız. NLP (Nöro Linguistik Programlama) bunu fark etme ve yönetme fırsatı veriyor. 

5 duyu ile beyne ulaşan saniyede 11.000.000 bit sinyalden beynimiz sadece 126 bitini işleyebilmektedir. Bu sinyaller bilinçaltı tarafından otomatik olarak filtrelenir, geçmişe dönük alışkanlık/inanç/değer/hatıra/... doğrultusunda "seçilmiş" olanları, "seçilmiş" şekilde algılarız.

Mindset önemlidir çünkü iş dünyasının %80 i psikoloji %20 si stratejidir.

Öğrenmenin 4 aşaması var: Bilinçsiz Yetersizlik (bilmediğimi bilmiyorum), Bilinçli Yetersizlik (bilmediğimi biliyorum), Bilinçli Yeterlilik (bildiğimi biliyorum), Bilinçsiz Yeterlilik (bildiğimin farkında bile değilim).

Ya kazanırız, ya da öğreniriz! Cam ve pleksiyi düşünün, hangisi daha sağlamdır? Hayatta kalabilmek uyum sağlayabilmek için esnek ve dayanıklı olmak gerekir. Cam daha sağlam olabilir ama esnek değildir. İletişimin anlamı, aldığınız yanıttır. Rüzgarı yönetemezsiniz ama yelkeni çevirebilirsiniz.

Hedefler Hem SMART (Specific, Measurable, Achievable, Realistic, Timely - Detaylı, Ölçülebilir, Erişilebilir, Anlamlı, Terminli) hem de aynı zamanda görsel, işitsel, kinestetik (dokunsal), koku, tad, duygusal tarifi olmalıdır. Durum (mutlu olmak gibi) yerine çıktı (tatile gidiyorum-bu beni mutlu ediyor) tercih edilmelidir. Aksiyon alınmadıkça hedef koymanın bir yararı olmaz. Hedefe giden yolda kilometre taşlarınız olsun, başardığınızı anlayacak net kriterler belirleyin.

Satış Hepimizde olumsuz bir çağrışım yapsa da bir şekilde hepimiz sayış işindeyiz; fikrimizi beğendirirken, gideceğimiz lokantayı seçerken,... Manipülasyon (yönlendirme) kelimesi de olumsuz çağrışımlıdır ama her zaman kötü olması gerekmez, birini bir sınav/yarışma için motive etmek de manipülasyondur. Kimi zaman Para kelimesi de olumsuz çağrışımlıdır, ilişkimizi "takdir ifadesi" olacak gibi olumlamak daha uygun olur.

Müşteriler "ürün onlar için uygun olduğunda" satın alır. Bunu hemen fark edemedikleri hallerde  müşterinin nazikçe eğitimi işe yarar. İyi bir ürün/servis yokken iyi bir pazarlamayla daha hızlı batarsınız! Results (sonuç)  > Reasons (bahane), amaca doğru, olumlu duyguyla ilerlenmelidir.

Ürününüzle ilgili temel literatürü bilmelisiniz. Müşterinin ürünü almaya değer bulması için olası tüm sebepleri yazın. Müşterinin sorabileceği soruları listeleyin. Bu sorulara anlamlı cevaplar düşünün. Ürünü anlatabileceğiniz düzgün bir metin hazırlayın. Bu metnin ses kaydını alın ve sık sık dinleyin. Bu metni prova edin, yeni sorularla zenginleştirin, güncel tutun. 

Başarılı satış için adım adım ilerlenir, acele edilmez.

  1. Müşteriyi Tanı: Birbirinize uygun musunuz? Benden ne istiyor? Kelimeler (%7) + fizyoloji (%55) + tonlama (%38) ile yapılır. En ciddi faktör samimi ve pozitif anlamda müşterinin fizyolojisini "aynalamaktır".
  2. Anlamaya Çalış: Sorular sorarak müşteriyi ve sorunu anlamaya gayret et, değerlerini, itirazlarını, karar sürecini ortaya çıkar. Sahiden ve dikkatini vererek dinle. Yeniden çerçeveleme (reframing) iletişimi canlı ve iki yönlü tutar.
  3. İhtiyacı Belirle: Fark ettiğin problemin çözümünde senin ürünün ne kadar işe yarayacak? Katma değer yaratabiliyor musun? Dürüst ol. Öncelikli olan ürünün değil, müşteridir.
  4. Çözüm Öner: İlk aşamalarda müşterinin kullandığı anahtar kelimeleri kullanmaya gayret et, belirlediğin itirazları cevaplandır, çözümü müşterinin ihtiyacına göre anlat. Satış olmasa bile kaliteli zaman geçirildiğini hissettirmelisin.
  5. Satışı Gerçekleştir: Şifaen veya imzalı bir sözleşmeyle satışı tamamla.
Dahili Temsil Sistemlerimiz bizleri biricik yapar, aynı dış dünyayı/olayları her birimiz farklı algılarız. Temelde 4 tip sistem vardır. Görsel, İşitsel, Dokunsal, İçsel (kendini dinleyen). İyi iletişim için hem kendinizi hem de müşterinizi tanımalısınız. 

Kurban rolü pasiftir, Saldırgan rolü faydalı değildir, Üstlenen rolü yapıcıdır, beyaz sayfa açar, tekrar harekete geçirir. Enerji, ilgi neredeyse oraya yönelir. Yapıcı olun, yeniden deneyin!

Olumsuz duygular öfke, üzüntü, korku, suçluluk, çelişki/çatışmadır. Bu duygular sağlığınızı, fizyolojinizi, muhakemenizi olumsuz etkiler. Geride bırakıp yüzünüzü geleceğe dönebilmelisiniz.

Asansör Konuşması 4 ana bölümden oluşur. Problem + genel çözüm yöntemi + sizin nasıl çözdüğünüz + kanıt vaka örneği. Hedef kitlenin mümkün olan en dar ama hedeflenen ciroyu yapabilecek şekilde net ifade edilmesi gerekir. Örnek: 

  • Çoğu perakendecide aynı anda hem aşırı stoklu hem de yetersiz stoklu ürünler olur,
  • Genellikle daha "iyi veya yeni veya kapsamlı" tahminlemeyle çözmeye çalışırlar,
  • Biz tahminlerin tutmadığını kabulleniyoruz ve tahminin yerine çevikliği öneriyoruz,
  • Aslında 2014 yılında iyi bilinen bir mayo/iç giyim firmasındaki uygulamamız 2014 LODER Ulusal Lojistik Proje Yarışmasında Birincilik ödülü almıştı. 

15 Ağustos 2021 Pazar

Ulusların Yükselişi / Murat Yülek / 2019 / kitap özeti

Sanayileşmek fabrika açmak DEĞİL, kapasite geliştirmektir. Gelişmiş ülkeler; sömürgecilik, korumacılık, tekelleşme, kendi lehine ticaret anlaşmaları, kölelik, sanayileşme ile geliştiler ancak bu izlek artık geçerli değildir. 

İmalat zengin ülkelerin işidir: Bir ülkede kişi başı gelir arttıkça toplam üretim içindeki imalatın payı önce artar, sonra düşer. Sanayileşme seviyesinin gösteriminde en anlamlı gösterge Kişi başı katma değer üretimidir. Ortalama gelir seviyesi yükseldikçe ülkeler daha fazla mamul sanayi ürünleri ihraç etmektedir. İmalat verimlilik-yenilik kuluçkasıdır, hizmetler istihdam sağlar. Orta gelir seviyesi aşıldığında daha yüksek ücretli istihdam önemli bir politika hedefi olacaktır.

İmalat GSYH büyütür: Kaldor Kanunları olarak bilinir; imalat verimlilikle büyür, bu sanayi dışı sektörlerin büyümesine yol açar, dolayısıyla GSYH (gayrisafi yurtiçi hasıla) büyür. Hizmetlerin uluslararası ticareti yapılamaz ama sanayi mallarının yapılabilir, rekabet daha ciddidir. Hizmetlerde verimlilik sanayiye göre düşüktür. Hizmet ürünleri, sanayi ürününe göre daha kolay farklılaştırılabilir. Sonuçta hizmet ürünleri sanayi ürünlerine göre daha yüksek fiyatlanır. Sanayinin güçlü geri bağlantıları vardır (otomobil üretiyorsanız yan sanayinizde şasi, cam vb, onların yan sanayisinde ....), bazı alt sektörlerde bu bağ daha güçlüdür, yerli tedarikçiler kuvvetliyse çarpan etkisi güçlenir. 

Küresel dengesizlikler: Döviz, cari açık veren ülkelerden fazla veren ülkelere akar. Kalıcı hale gelen ticaret açıkları ülkenin uluslararası borç yükünü (ve döviz kurlarına karşı kırılganlığı) artırır. Artan "gereksiz" ithalat, ithalatçı ülke için daha az büyüme  ve artan işsizliktir (ihracatçı ülkenin istihdam ve üretimini desteklemiş olur).  

Katma değerin GSYH katkısı: Tedarik Zincirinin Arge-tasarım başlangıç evreleri ve markalaşma-pazarlama bitiş evreleri her zaman imalat evresinden daha yüksek katma değer yaratır, sadece fasonculuk kalkınmaya yetmez! Katma Değer, şirketin (ya da sektörün) toplam satışları ile tüm dış (girdi) maliyetleri arasındaki farktır. Geri bağlantılar nedeniyle bir adet ekmek satıldığında üretilen katma değer sadece fırındaki değil, geriye doğru değirmendeki ve hatta çiftlikteki katma değerlerin toplamıdır. 

GSYH deki büyümenin tipik iki kaynağı vardır: Üretim faktörlerinin daha fazla kullanımı (faktör birikimi) ve ülkedeki firmalar ve devlet kurumlarının işlerini daha iyi yönetmesi (toplam faktör verimliliği). Sadece verimlilik artışıyla gelişmiş ülkelerle aradaki açığı kapamak mümkün değildir.

Aradaki farkın en büyük çarpanı küresel fiyatlardır. Fiyatlar Tebessüm Eğrisinden (tedarik zincirinin evrelerinin fiyat grafiğidir) görüldüğü gibi en düşük seviyesine imalatta gelir. Bu evreleri kapsamadıkça gelişmiş ülkelere yetişmek mümkün değildir.

Sanayileşmenin Aşamaları: 







Evre I: üretim makinaları ithal edilir, çalıştırılır, verimlilikte bir sıçrama olur, çalışanların makinelere alışması zaman alır.

Evre IIa: teknolojinin benimsenmesidir, sermaye yatırımı artmadığı halde verim artışı sağlanır.

Evre IIb: kullanılan makinelerin bakım ve onarımının yapılabilmesidir, kayıpları azaltır.

Evre III: taklit aşamasıdır, tersine mühendislikle ithal makineleri veya benzerlerini üretir. Kapsamı dar olmasına rağmen hızlı-kolay bir arge faaliyetidir.

Evre IV: yenilikçilik ve ürün geliştirme aşamasıdır. Yüksek nitelikli çalışanlar gereklidir.

Sanayi Katmanı: Sanayileşme süreci öncelikle sınai firmalar tarafından gerçekleştirilir. Sanayileşmenin birincil ve doğrudan aracıları olarak bu firmalar sanayi girişimcileri tarafından kurulur ve yönetilirler. Sanayi firmaları sınai iş gücünü istihdam eder, sınai finanstan sermaye arar, imalat teknolojilerini seçer, fabrikalar kurar, sanayi ürünleri geliştirip imal eder ve bunları yurtiçi / yurtdışı pazarlarda satar.

Sanayi sektörünün rekabetçiliği ve sanayi politikasının verimliliği sanayi katmanının niteliğine bağlıdır. Sanayi girişimciliğini belirleyen faktörler: kişi başı gelir, ekonomik/mesleki yapı, ekonomik olmayan (psikolojik-sosyolojik) yapıdır. Sınai işgücü için devletin güdümü gerekir, eğitim-sanayi politikaları uyumlu olmalıdır, mesleki/teknik eğitim sağlanmalıdır. Sınai finansmanda önemli olan uzun vadeli ve uygun maliyetli kaynak sağlanabilmesidir.

Kapasite İnşası: Önemli bileşenleri beceri birikimi, teknik ilerleme ve fiziki alt/üst yapıdır. Teknik yetenekler 3 kategoride incelenir: Üretim Yetenekleri, genel kabul görmüş verimlilik seviyelerindeki belli bir teknoloji ile yapılan imalat için gereken yeteneklerdir. Teknolojik Yetenekler, üretim ve yatırımda teknolojik bilginin etkin kullanımını sağlamak için kullanılan operasyonel yeteneklerdir. Bunların işletme - sektör - ulusal düzeyde ayırt edilmesi gerekir. ArGe Yetenekleri, ürün ve süreç geliştirebilme yetenekleridir. Diğer ikisinin aksine sadece fabrikada öğrenmekle kazanılamaz. Küresel Teknoloji Sınırına yakın ülkelerde daha kritik önemdedir.

İşletmeler 3 süreçte öğrenir: Fabrikada üreterek (yaparak) öğrenme, taklit ederek (tersine mühendislikle) öğrenme, Arge ile öğrenme. Akademiyle sanayinin hizalanabilmesi için devlet güdümü gerekir.

Devlet Kapasitesi toplanan vergilerin milli menfaate uygun bütçelendirilmesi (vergilendirme kapasitesi) ve uygulamasıdır (idari kapasitesi). Kalkınmacı devlet ile otokratik devlet aynı şey değildir. Kalkınmacı etkinin etkinliği ve verimliliğini idari kapasite belirler. İzleme kapasitesi aksiyonların hedeflere uyumunu değerlendirmek ve gerekiyorsa düzeltme yapabilmek becerisidir.

Eğitim: Kamu hizmetidir. Devlet politikasıdır. Bilim-teknoloji-mühendislik-matematik eğitim kalitesiyle GSYH arasında doğrudan ilişki vardır. Mesleki eğitimde iyi örnek Almanya'dır. Ara eleman ve sanayiye uygunluk gereklidir.














Orta Gelir Tuzağı: 2005 yılı fiyatlarıyla 10.000 - 11.000 USD ve 15.000-16.000 USD düzeyinde iki ayrı orta gelir tuzağı tanımlanmıştır. Senelerce (Türkiye 50 senedir bu bantta) bu bantta kalmaya orta gelir tuzağı deniliyor. 

Makroekonomik politikalar kısa ömürlüdür ve hedefleri kısa vadede üretim açığını kapatmaktır, dolayısıyla orta gelir tuzağından çıkmak için yetersizdirler. Sanayileşmenin I ve II evrelerinde sıçramalar nispeten kolaydır, zor olan II den III e ve II ten IV e geçiştir.

Sanayi politikası - Eğitim politikası - Bilim, Teknoloji, Yenilik politikası uyumlu olmalıdır. Katma değer üretimi potansiyeli, geri bağlantıları, yaparak öğrenme potansiyeli ve teknolojik öğrenme potansiyeline göre seçilmiş sektörlere odaklanma sağlanmalıdır. Devlet Kalkınma Temelli Kamu Alımıyla özel sektörde faaliyeti değil sonucu ödüllendirmelidir, yerli üretimi özendirmelidir.

İmalat sanayi hala iyidir. Sanayileşme tesadüfen DEĞİL, uyumlu sanayi politikasıyla sağlanır. Sanayi politikası ve genel sanayileşme politikası aynı şey değildir. Hükümet stratejik sektörleri belirlemelidir. İhracata dayalı büyüme hedeflenmelidir. Fabrika yapmak yetmez, kapasite inşa edilmelidir. Sınai katman güçlendirilmelidir. Tebessüm eğrisine dikkat edilmelidir (arge, tasarım, markalaşma, pazarlama). Sanayi - Eğitim - Bilim, Teknoloji, Yenilik Politikaları uyumlu olmalıdır. Kalkınma Temelli Kamu Alımı benimsenmelidir.

Ülke Örnekleri

Japonya: incinmiş ulusal gurur, değişen dünyanın iyi analizi, sanayi devrimini takip, ithal ikamesi ve ihracata yöneliş, çalışkanlık ve girişimcilik, sanayi politikalarına odaklanma gibi etkenler var. Kamuda beşeri kaynak hazırlandı, mühendislere yurtdışı eğitim fırsatı verildi, yurtdışındaki kalifiye Japonlara ülkede olanak sağlandı. Devlet ağır sanayiyi (imalat makinesi imalatı) destekledi. Sanayileşmede Evre IV tedir.

Fransa: Esnaf localarını destekledi, imtiyaz verdi, dış rekabetten korudu, iş bilen ustaları başka ülkelerden Fransa'ya getirdi, altyapıya önem verdi, devlette tasarruf ve disiplin sağladı, çıraklık okulları açtı.

Almanya: Devlet güdümünde ve askeri öncelikliydi, özel şirketler ve bankaların çapraz ortaklığı finansmana erişimi kolaylaştırdı, ağır sanayide devlet yatırımı öncüydü ve peşinden özel sektöre teşvik verildi, makine ithalatıyla birlikte teknisyenler de getirilerek tersine mühendislik için yerel eleman eğitimi sağlandı, meslek okulları açıldı, yurtdışında eğitim desteklendi, fuarlar düzenlendi, nitelikli personel için göçmenlik özendirildi. Fabrika Eğitim Sistemi olarak tanına eğitim sisteminde Almanya'ya sadık ve imalata faydalı eleman yetiştirmek esası var. Nüfusu dünyanın %1 idir, ihracatı %8,1 dir ve toplam ihracatın %95 i mamul üründür. Sanayileşmede Evre IV tedir.

Rusya: Çar Petro vizyonerdi, yurtdışında sanayide bizzat çıraklık edecek kadar meraklı ve ilgiliydi. İdari yapı, eğitim ve sanayinin birlikte gelişmesi gerektiğini kavramıştı. 

Güney Kore: Enerji fakiriydi, nükleer enerjiye geçiş yaparken yerel eleman eğitimi ve teknoloji transferi şartı koydu, zamanla ithalattan önce lisanslı üretime sonra kendi üretimine sonra ihracata geçmeyi başardı, kamu-özel işbirliği yapıldı. 1960 larda otomobil yoktu, ithal makine, lisanslı üretim, dışarıdan nitelikli personelin Kore'de çalıştırılması, markalaşma derken bugün ihracatçı oldu. Sanayileşmede Evre III tedir.

Türkiye: Sanayileşmede Evre II dedir. Sektörel bazda farklılıklar vardır, örneğin hazır giyimde III, tekstilde IIb, temel elektronikte I gibi). Tarım istihdamının azalacağı tahmin edilmektedir. Toplam ihracatımızda yüksek teknolojili ürünler %5 ten azdır. Arge harcamalarının GSYH ye oranı Kore'de %4 iken bizde %1 dir. Avrupa Yenilikçilik Endeksinde 2014 yılı için ortalama 0,52 iken bizimki 0,26 dır. Endekse göre bizim en zayıf alanımız eğitimdir. 

Güney Koreyle kıyaslandığında 4 ders var: 

  1. Kore ihracata dayalı öğrenmeye bizden 20 sene önce başlamıştır. 
  2. Kore'de odaklı sektör ve Kamu satın alma politikaları uygulanmıştır. 
  3. Eğitim sistemleri bize göre daha odaklı ve başarılıdır, PISA skorlarından belli oluyor. Beyin göçünü tersine çevirebilmişlerdir.
  4. Devlet ve özel sektörün kapasite inşa kabiliyeti ve performansı bizden iyidir.

11 Ağustos 2021 Çarşamba

Tedarik Zinciri Yazılımları hakkında...

The Forrester Wave Q1, 2020 raporunda söz edilenlerin bir kısmını ve bazı ilave yazılımlar hakkında kısa bilgi (hiç birini kullanmadım) ve web bağlantılarını paylaşmak istedim:

Relex Living Retail Platform : Forrester raporda en beğenilen yazılım olmuş. Rahat okunan, ferah bir web sitesi var, Helsinki merkezli, küresel firma. Optimizasyon ve AI odaklı; talep planlama, promosyon - indirim - planogram - asorti planlama, tedarik zinciri entegrasyonu, perakende ve S&OP entegrasyonu sunuyor. Müşteri referansları ve blog yazıları da sitede görünüyor.

SAP Omnichannel Planning Suite : Ağır bir uygulamaya benziyor, çok parçalı, danışmanla entegrasyon gerektireceği belli, daha çok süreci dijitalleştirmeye odaklanmış, tamamlamayı nasıl yaptığını söylememişler. 

Blue Yonder Retail Planning Suite : Pratik görünüyor, uçtan uca tam kapsamlı, planlama - uygulama - omnichannel olarak 3 başlıkta kurgulanmış, müşteri referansları verilmiş, blog ve geniş bir kaynak sayfası var, tahmin - optimizayon - AI içeriyor, Gartner raporlarında beğenilmiş.

SAS Intelligent Planning & Customer Intelligence 360 : Talep planlama - asorti planlama - finansal planlama olarak 3 başlıkta düzenlenmiş, tahmin - optimizayon - AI odaklı hazırlanmış, kolay kullanım iddiası var, bulunurluk sağlayarak indirim kayıplarını azaltacağını ve müşteri memnuniyeti sağlayacağını vurguluyor, omnichannel destekliyor, modüler yapısıyla arzu edilirse ilave nitelikler eklenebiliyor, KOBİ ölçeklenebiliyor, çeşitli endüstrilerde referans listeliyor, geniş bir blog - kaynak içeriği sağlanmış. Türkiye temsili var, referans Türk müşteriler var.

SymphonyAI Category Planning and Management Suite : Ferah bir sitesi var, uçtan uca komple çözüm öneriyor, mağazada alan planlamasından tahmine, optimizasyondan AI kabiliyetine her şey var, marketlere uygunluğu değerlendirmelerde öne çıkmış, tazelik fikri vurgulanıyor, referansların arasında Lidl, Carrefour, Migros var. Blog ve kaynaklara ulaşılabiliyor.

Onebeat : plan - optimizasyon - uygulama vurgusu var, ferah bir site, mağazalar arası transfer, asorti planı, promosyon planı, koleksiyon yönetimi, tamamlama, sezon - ürün yönetimi yapıyor. Hazır giyim perakendede iddialı, güzel referansları var. TOC tabanlı uygulama.

Dynamic Action : EDITED firması DynamicAction firmasıyla birleşmiş. Piyasa Zekası, Data, Analitik, Araştırma olarak 4 ürün oluşturulmuş. Hazır Giyimde önemli müşteri referansları var. Zengin bir blog - kaynak desteği sunuyor. Big Data erişimi ve analiziyle yönetime karar desteği için hazırlanmışa benziyor.

Kinaxis : Çeviklik vurgusu var, VUCA dünyasına gönderme yapmışlar. Sürdürülebilirlikle israfı/bozulmayı ilişkilendirmişler. Farklı kaynaklardan derlenen datayı birleştirerek tahmin + optimizasyon + AI + dijital işliyor. Talep planlama, tedarik planlama, S&OP, stok yönetimi için modülleri var. Blog ve kaynaklara erişilebiliyor, müşteri referansları listelenmiş. SAP uyumlu.

Predictive Analytics yazısına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Aşağıda Deloitte değerlendirmesini görebilirsiniz.



1 Ağustos 2021 Pazar

Yüzleşme / Adnan Dalgakıran / 2021 / kitap özeti

Avrupa'da 1780 Kant "Saf Aklın Eleştirisi" kitabında söz edilen eleştirel düşünce Aydınlanma Çağını sembolize ediyor, maalesef bizde bu süreç henüz tam olarak yaşanamadı. Kant'a göre aydınlanmak için "insanın aklını kullanmaya cüret etmesi gerekir".

Türkiye büyümüştür ama rakipleri kadar hızlı büyüyemediği için orta gelir tuzağından çıkamamıştır. Son 60 yılda bu tuzaktan kurtulan 2 ülke (G.Kore ve Tayvan) varken bu gelir grubuna yükselen 20 ülke vardır, rekabet zorlaşmıştır. Hayat hedeften ibaret değildir, esas olan yolculuktur, mücadele edenler için başarısızlık da başarı kadar doğaldır. Bizde işbirliği söylemde var ancak eylemde yoktur.

Bizde yaratıcı sınıf eksiktir. Toplumları sıra dışı olan %3-5 lik kesim ilerletiyor. Herkesin vasat dışı olmasını istemek doğru değildir. Bu kesim "yaratıcı sınıf" olarak anılıyor, fark edilmesi, yeteneğine göre geliştirilmesi, kendini gösterecek ortamın hazırlanması gerekir. Herkesi eşit seviyede eğitmek mümkün değildir, faydalı da değildir. Bu kesim için en cazip kentler New York, Londra, Tokyo, Paris, Şikago, Los Angeles, Hong Kong, Milano. Ortak akıl çoğunluğun (vasatlığın) tekelidir, yaratıcı fikirleri maalesef boğar.

Girişimci ekosistemimiz yoktur. Türkiye'de girişken çok ancak nitelikli girişimci azdır. Ekosistem oluşturulmalı, milli vizyonla sektör seçilmeli, güncel 3T (Teknoloji, Talent, Tolerans) erişimi sağlanmalıdır.

Sermaye birikimimiz ve ölçekli-nitelikli firmalarımız azdır. Gelirin eşit paylaşıldığı yerde sermaye birikimi olmaz. Ancak bir yerlerde yoğunlaşması ve doğru insan kaynağına rastlaması halinde değer üreterek eşitlik sağlanabilir. Dolaylı vergi gelir eşitsizliğini artırır, adaletsizdir. Normalde tarım - sanayi - hizmet sırasıyla milli zenginlik yaratılır, bizde sanayi tamamlanmadan hizmete atlanmıştır.

Siyaset üstü ve etkinlik odaklı STK lar yoktur. Yıllarca sanayimizi ve paramızı verimle, kaliteyle, inovasyonla değil, kanunlarla korumaya çalıştır. Bugün zorunlu üyelik, zorunlu aidat ve tek çatı altında örgütlenme dayatmasıyla oluşturulan STK lar etkin değildir, çıkar çatışması yaşanır, statükoya teslim olur.

Veri tabanlı, ortak çıkarlarda ortak akıl yerine ortak rıza arayan STK lar yoktur. Türkiye'de küçük ölçekli, kasaba seviyesinde, sıkı bir şekilde örülü ve doğrudan kişilerarası ilişkileri yansıtan cemaat (gemenschaft) bağları güçlü ve baskıcıdır. Ancak kentteki kişilikten azade, gevşek ilişkilerin bazı yapı ve kurumlar aracılığıyla yönetilmesini esas alan sivil toplum (gesllschaft) bağları ise zayıftır. Çoğulcu sistem yerine çoğunlukçu sistemin hükmü bizi vasatlığa sürükler. Kişiler arasında, kurumlar arasında, devlete ve hukuka güven sağlanmalıdır.

Etki analizyle takip edilen, seçmece teşvik sistemi gerekir. Türkiye devlet teşvikleri açısından küresel ölçüde liderdir ancak etkinlik neredeyse yoktur, takip de edilmez. Etki analizi yapılmalı ve kıt kaynakların doğru şekilde kullanılması sağlanmalıdır. Her şeye az da olsa teşvik vermek oy avcılığıdır, seçilmiş kurumlara tam destek verilmelidir.

Hukukun üstünlüğü sağlanmalıdır. Hukukun üstünlüğü ekonomik gelişme için zorunludur. İstikrar böylece sağlanacaktır.

Eğitim yaklaşımımız güncellenmelidir. Eğitimde gelir gruplarına / bölgelere göre fırsat eşitliği sağlanmalı, yeni dünyanın anahtar kavramlarını içerecek şekilde müfredat güncellenmeli, eğitimin kalitesi artırılmalı, %3-5 lik kesimi ayırt edecek beceri sağlanmalıdır. Kadınlar işgücüne katılmalıdır. Meslek Liselerine saygınlık ve işlev kazandırılmalıdır. 

İhtiyacımız olan büyüme değil, kalkınmadır. Kalkınma; toplumun sosyo-kültürel ve ekonomik gelişmişlik, özgürlük, demokrasi ve mutluluk başta olmak üzere tüm alanlarda ilerlemesi ve zenginleşmesidir. Büyüme, sadece finansal anlamda bir gelişme sağlanmasıdır. Kalkınmanın aksine büyümede gelir dağılımı eşitsizliği, her bireyin hayatına olumlu dokunuş gerekli değildir. Kurumsal yapısı oturmuş bürokrasi, bağımsız merkez bankası, insan hak ve özgürlükleri, hukukun üstünlüğü kalkınma için önemlidir.

Karnemiz: