|
| |||||||||||||||
Old fashined. Tehere are new views on these issues.
I suggest Management Dynamics by Caspari & Caspari.
Employing value added and non-value added concepts into accounting is a different approach. It encourages lean initiative and acceptance by accountants.
| ||||||||||||||||
Operasyon, akış, verimlilik, kalite, üretim ve uygunluk üzerine notlar; TOC, Lean, Endüstri Mühendisliği, sistem düşüncesi, kitaplar ve saha deneyimleri. SCAI>TECH.
21 Aralık 2015 Pazartesi
amazon review: Competitive Cost-Based Pricing systems for Modern Manufacturing / R.J. Campbell / 1992
Competitive Cost-Based Pricing Systems for Modern Manufacturing / R.J.Campbell / 1992 / kitap özeti
1. Rekabetçi
Fiyatlamanın Önemi
- Firmalar maliyetlerini rakiplerinden daha iyi yönetmelidir.
- Fiyatlama, tek başına, yüksek maliyete yol açan hatalı ürün karmasını düzeltemez.
- Maliyetler kısa ve uzun dönemli amaçlara uygun olarak gözden geçirilmelidir.
- Marjinal Maliyet yararlıdır ancak her firma, her maliyet kalemini, net olarak, sabit-değişken tanımlayamaz.
- Firma, rakiplerinin kalite, servis, güvenilirlik ve maliyet konularında sürekli iyileştiklerine inanmalıdır.
2. Firmanın
Maliyet Yapısını Rekabetçi Yapmak
- Firmanın ürün bazında fiyatlama yaparken alt limiti ürünün maliyeti ve üst limiti müşterinin değer algısıdır.
- Dolayısıyla fiyatlama sıkıntısını aşmak için müşteri profili veya ürün karması-maliyet yapısı değiştirilebilir.
- Müşteriler performans, dayanıklılık, güvenilirlik, servis, teslimat için ödeme yaparlar. Stoklar, taşımalar, muhasebe, ikinci kaliteler, tamirler, erken veya geç teslimler, verimsizlikler, genel giderler, .. için değil.
- Maliyetlerde en önemli ayrım değer yaratan-yaratmayan ayrımıdır.
- Firma içinde çok katmanlı organizasyon, karmaşık süreçler, çok safhalı işleyiş vb değer yaratmayan maliyetlere yol açar.
3. ABC - Faaliyet Tabanlı Fiyatlama
- Geleneksel Maliyet Muhasebesinin aksine tüm sabit giderleri aktivitelere dağıtır.
- Aktivitelerin azaltılması maliyet tasarrufunu getirmez, fiilen müdahale, örneğin ilgili kadra fazlasının işten çıkarılması, gerekir.
- Çok fazla varsayım vardır, her üründeki her aktivitenin net olarak tanımlandığı ve ürün devam ettikçe bunun değişmediği kabul edilir.
- Robin Cooper – Yeni Bir Maliyet Sisteminize İhtiyacınız Var mı? Başlığıyla bir kontrol listesi yayınlamış:
- Pazarlama Müdürleri kârlı görünen ürünlerden çıkmak istiyorsa..
- Müşterilere veya firma içinde ürün bazlı kâr kavramını açıklamak zorlaşıyorsa..
- Üretimi zor olan ürünler yüksek kârlı görünüyorsa..
- Çok kârlı bir üründe hiç rakibiniz yoksa..
- Diğer ürünlerde rakiplerin fiyatları sizinkilere göre açıklanamaz ölçüde düşükse..
- Maliyetler yüksek ama ürünün kalite ve müşteri servis özelliklerini bozmadan nasıl maliyet kısılacağından emin değilseniz..
4. Marjinal
Maliyet
- Kârlılık düşük ve aşırı kapasite fazlası varsa değişken maliyete göre fiyatlama cazip görünür.
- Seçilmiş az satan ürünlerle başlanabilir. Kısa vadeli bir çözüm önerisidir.
- Doğrusal regresyonla aktivite bazında değişen üretim hacmine uygun maliyet tahmini yapılabilir.
5. Kısıtlar
Yönetimi ve Fiyatlama
- Önce gelir artışı, sonra tasarruf.
- Firma içinde kısıt varken ürün karması değişikliğiyle gelir artışı, pazarda kısıt varken toplam gelir artışı odaklıdır.
- Genel giderlerin ve beklenen kârın dağıtımında sadece kısıtta harcanan süre dikkate alınabilir. (Bu yöntemin sakıncaları ve olası alternatifleri Management Dynamics / Caspari&Caspari / 2004 kitabında anlatılıyor)
- Değer yaratmayan maliyetlerin taramasına kısıttan başlanmalıdır. Ürünlerin kısıtta harcadığı süre azaltılırsa bu bakışta maliyetleri de azalmış olur.
- Kısıt ortak kullanılan bir hammaddeyse üretim süresi yerine bu hammaddenin sarf miktarına göre dağıtım yapılabilir.
- Yeni sunulan ürünler ile olgunluk dönemindeki ürünler için farklı stratejiler izlenebilir.
6. ABC ve TOC-Kısıtlar
Yönetimi Entegrasyonu
- Fiyatlama, ürün karması ve maliyet tasarrufu birbiriyle ilişkilidir, tek başlarına ve izole olarak ele alınamazlar.
- ABC ile TOC karakteristikleri:
- Organizasyonel odak ABC de tüm faaliyetlerde maliyet tasarrufuyken TOC de gelir artışı
- Faaliyet odağı ABC de tümüyken, TOC de sadece kısıtlar
- Maliyet detay seviyesi ABC de karmaşıkken TOC de sade
- Gider dağıtımı ABC de tüm faaliyetler içinken TOC de kısıttaki faaliyetler
- Ürün karması seçiminde öncelik ABC de ürün kâr marjıyken TOC de kısıttaki birim gelir
- Kısıt varsayımı ABC de sadece satışken, TOC de üretim/hammadde/satış/…
- Bakış açısı ABC de orta-uzun vadeyken TOC de kısa-orta vade
- ABC, şartlarda değişim yoksa veya daralma varsa yararlıdır. Tasarrufla büyüme olmaz.
- ABC kısa vadede yanıltıcıdır.
- TOC her durumda uygundur. Kısa vadeli olması bir kusur değildir, sık sık refleks gösterir, öğrenir, tek seferde aylık değil, 4 defa haftalık baktığınızı düşünün. Eşit şartlarda neden ABC karmaşıklığına ihtiyacınız olsun?
- TOC gider dağıtımında ABC ile belirlenen ve DOĞRUDAN NAKİT hareketi gösteren maliyetler eksiltilebilir
7. Makine
Yoğun Ortamda Stratejik Maliyet Standardı Geliştirmek
Vaka
çalışmasıdır.
8. Öğrenme
Eğrisi: Birim İşçiliğin Düşüşü
- Batı kültüründe maliyet olarak algılanır. Japonlarda planlama faktörüdür.
- Öğrenme eğrisi paraboliktir ve bir noktada durur, çünkü
- Yönetimin bir iyileştirme hedefi vardır, ulaşılmıştır, daha fazla uğraşmaya gerek yoktur
- Yönetim bu iyileşme için yatırım yapmıştır, yeni yatırımın getireceği fayda maliyeti kurtarmayabilir
- Üretim hattının bir akış hızı vardır ve tek bir noktadaki gelişme hatta yansımayabilir.
9. Oto Cam
Endüstrisinde Maliyet Tabanlı Fiyatlama Stratejisi
Vaka
çalışmasıdır.
18 Aralık 2015 Cuma
İçgörüden anlayışa, anlayıştan bilgeliğe...
Orjinali insight (içgörü), understanding (anlayış), wisdom (bilgelik).
İçgörü bir olguya veya duruma baktığınızda kalabalığın içinden sistemi ve elemanlarını fark edebilmektir. İçgörü olmadan karmaşanın içindeki düzeni göremezsiniz. İçgörüyle birlikte sistemi oluşturan insanları, süreçleri, fikirleri, vb ayırt edersiniz.
Anlayış, fark ettiğiniz bu elemanların birbirleriyle olan ilişkilerini kavramaktır. Sistemi canlı tutan sebep – sonuç ilişkilerini çözersiniz. Peter Drucker “her sistemin varoluş amacına doğru gittiğini” söyler. Anlayış sayesinde sistemlerin tasarlandıkları DEĞİL, gerçekten oldukları halini görürsünüz!
Bilgelik, ayırt ettiğiniz sistem elemanları ve mevcut işleyiş şartlarını, arzu edilen sonuçlara ulaşmak üzere aksiyon planına geçirebilmektir. Amacı belirlersiniz, bu amaca ulaşacak şekilde “doğru noktalara bastırırsınız” ve böylece sebep – sonuç ilişkileri sizin lehinize çalışır, sonunda amacınızı gerçekleştirirsiniz.
Özetle:
İçgörü, sisteminizin neye benzediğini kavramaktır.
Anlayış, sisteminizin niçin şimdiki gibi davrandığını kavramaktır.
Bilgelik, sisteminizin “arzu ettiğiniz” gibi davranmasını sağlayabilmektir.
Kısıtlar Yönetimi içindeki TP-Thinking Processes – Düşünme Süreçleri uygulamaları sebep-sonuç ilişkileriyle sistemi tanımaya ve değiştirmeye yardımcı olur. Diğer tüm Kısıtlar Yönetimi uygulamalarının ortak paydasıdır. Kurum içinde algı ve dil birliğini de sağlar. Odaklanmayı kolaylaştırır, işleri hızlandırır.
15 Aralık 2015 Salı
Planlayamamak, başarısızlığı planlamaktır...
Orjinali “Failing to plan is planning to fail”. Çoğumuz (ben dahil) böyleyiz. Dolayısıyla başarmak için daha fazla plan yapmamız gerektiğine inanıyoruz. Ancak bir noktadan sonra aşırı plan, başarısızlığı planlamak haline geliyor.
Seyahat Nasıl Planlanmaz?
Saat 10:15. Müşterinizle saat 11:00 de randevunuz var ve normal trafik şartlarında yolun yaklaşık 30 dakika süreceğini biliyorsunuz. Ne yaparsınız?
Geleneksel proje yaklaşımında olası tüm bilgileri toplarsınız, rotayı harita üzerinde işaretlersiniz, safhalara bölersiniz, her safha için başlangıç/bitiş hedeflerini belirlersiniz. Web kameralarından ana yol ve bağlantı yollarındaki trafik durumuna bakarsınız, olası sıkışıklıkları görmek ve önlem almak istersiniz. Artık rota üzerindeki trafik ışıklarının mevcut durumuna bakıp, yeşilken orada olmak için safha hızlarının ne olacağını tahmin edebilirsiniz. Belki de bilinen navigasyon yazılımlarından rota önerisi alır, karşılaştırırsınız.
Peki bütün bu çaba saat 11:00 de müşterinizde olmanızı garanti edebilir mi? Varsayalım ki yol boyunca navigasyon yazılımınız açıktı ve sizi yönlendirdi. Öndeki araç aniden yavaşladı, yola köpe çıktı, .. derken yazılım hızlıca tekrar hesapladı, belki alternatif rota bile önerdi ama zaman geçiyor, gecikiyorsunuz.
Madem seyahatlerimizi böyle planlamıyoruz, peki neden işlerimizi böyle planlıyoruz?
Trafikte seyahat ile bir projenin ilerlemesi gerçekten benzerlikler içerir. Yolunda giden işler olur, gitmeyenler olur, kimi zaman hızlanırsınız, kimi zaman rahatlarsınız, safhalar vardır.
Olağandışılık, belirsizlik vb hâlâ “normal” dir. Maddenin halleri gibi düşünün; gaz, buz, su ama ille de su!
Belirsizlik gerçektir, doğaldır, hangi yazılımı veya yöntemi kullanırsanız kullanın vardır. Nedense bunu görmezden geliriz, daha çok veri toplarız, daha pahalı ve karmaşık bilgi sistemleri kurarız, hatta bunları tedarik zinciri boyunca yaymaya çalışırız. Kendimizi rakiplerimizle kıyaslarız, ancak onlar da benzer şartlarda çalıştığı için olan biteni normal sayarız.
The Standish Group tarafından
hazırlanan Kaos Özeti 2009 raporuna göre (CHAOS Summary 2009):
"Projelerin gününde, bütçesinde, içeriğine uygun
tamamlanma oranı 32%"
"Projelerin geç,
bütçesini aşmış ve içeriği eksik olarak tamamlanma oranı 44%"
"Projelerin iptal
edilen veya teslim edilse de kullanılmayan oranı 24%"
Bu senenin sonuçları son
10 senenin en kötüsüdür
http://www1.standishgroup.com/newsroom/chaos_2009.php
Belirsizliği günlük hayatta nasıl karşılarız? Biraz önceki sayahati düşünün. Navigasyon yazılımınızı çalıştırın. Navigasyon yoksa birinden yol tarifi alın. Arabaya binin, arada bir saate bakarak sürüşünüzü ayarlayın. Geciktiğinizi hissederseniz biraz hızlanın, belki sarı ışıkta geçersiniz. Kendinizi rahat hissederseniz trafik akışına uyun. Adapte olun. Daha tanıdık gelmedi mi?
Kısıtlar Yönetiminde belirsizliğin varlığı kabul edilir. Bu nedenle detaylı planlama, çizelgeleme yapılmaz. Zaten yapmaya kalkarsanız sürekli planı veya tahmini gözden geçirmek zorunda kalırsınız, yorucu olur.
Kısıtlar Yönetiminde planlama ve icra birbirinden ayrılır. Planda belirsizlik payı riskin en yüksek olduğu noktaya verilir, plan detaylı değildir. Bu örnekte risk randevuya yetişmektedir. Buradaki payın süreçteki ilerlemeye olan uyumuna göre icra gerçekleşir. Tek tek operasyonlar değil, operasyon silsilesi yönetilir.
Bu emniyet payına zaman tamponu diyelim. Tamponu üç eşit bölgeye ayırıp, trafik ışıklarına uygun olarak kodlarız. Ilk dilim yeşildir, aksamalar doğal belirsizlik içinde normal kabul edilir, sürece müdahale gerekmez. İkinci dilim sarıdır, işler ters gitmeye başlamıştır, gereği halinde ne yapılacağını planlarız ama müdahale etmek şart değildir. Son dilim kırmızıdır, daha fazla gecikmeden hızlıca ve planlanan şekilde müdahale ederiz.
Olağanüstü durumlar ortaya çıkabilir, tamponlar bunları kaldıramaz, olağanüstü tedbirler gerekir.
Özetle başarmak için yeterince planlayın ve ileriye bakarak uygulayın.
14 Aralık 2015 Pazartesi
amazon review: Focused Operations Management / B.Ronen, S.Pass / 2008
|
| |||||||||||||||
I have read Approximately Right, Not Precisely Wrong book first. After that book I feel a lot of repetition in this book. I suggest you to read Approximately Right,.. book rather than this one. It is shorter, concise, cheaper than this book.
Pareto rule has been satisfactorily explained. It could have been added that in case of dependency it goes to 99,9/0,1 !! For the interested readers I suggest Black Swan by N.N.Taleb. | ||||||||||||||||
Focused Operations Management / B. Ronen, S. Pass / 2008 / kitap özeti
1. Modern İş
Ortamı
Artık Üretici
değil, Müşteri kraldır. Dolayısıyla işler değişti:
- Fiyat : Maliyet + kâr ile üreticinin belirlemesi yerine müşteri gözündeki değere göre pazarın belirlemesi
- Hız : Üreticinin belirlediği yerine pazardaki en hızlıya göre
- Kalite : Üreticinin belirlemesi yerine pazardaki en iyiye göre
- Performans : Üretici daha iyisini bilir yerine müşterinin taleplerine göre
- Kapasite fazlası, yıkıcı rekabet, kısa ürün ömürleri, piyasalarda ve süreçlerde artan belirsizlik, hisse sahiplerinin yükselen beklentileri, …
- Yeni teknoloji, kalifiye çalışanlar, güçlü bilgisayar yazılım ve donanımları başarıyı garanti edemez. Yeni yönetim teknikleri olmadan başarı sağlanamaz.
- Yeni yönetim teknikleri önsezilere uygundur, pratikte başarılı olduktan sonra akademik kabul görür, sadedirler, “daha çok çıktı için daha çok girdi” (F= ma, Newton) tezini red ederler.
2. Dinamik
Ortamda Yönetimin İlkeleri
Sistem :
ortak bir amaç için birlikte hareket eden ve birbirleriyle bağımlı parçaların
tümüdür. Çevreden ayıran bir sınırı vardır, girdileri çıktılara çeviren bir süreçtir.
Her sistem başka bir sistemin içinde veya üzerindedir. Başka bir ifadeyle bir
sistem için optimum olan, onu kapsayan bir başka sistem için suboptimumdur
(global-lokal çatışması)
H. A. Simon
(1957) yönetimde karar verme aşamasında iki eğilimi tanımlar.
- Optimizer : Ne kadar uzun zaman sürdüğüne aldırmadan tüm seçenekleri, en detaylı şekilde inceler. Önseziyle verilecek karardan daha iyi bir değerlendirmedir ancak yüksek belirsizlik altında sonuç ortaya çıktığında şartlar değişir ve artık optimum olmayabilir. Doktorlar karar verene kadar hasta ölebilir.
- Satisficer : Makul derecede zor bir eşik seviyesini aşan hedefe uygun hızlı bir seçim sürecidir. Daha sonra tekrar iyileştirilebilir. Aslında bir organizasyonun mükemmel olması gerekmez, rakiplerinden iyi olması yeterlidir.
Yönetimin ilgisi firmayı amacına
doğru yaklaştıran konulardan Paretoya uygun en kıymetlisine odaklanmalıdır.
3. Pareto,
Odaklanma Tablosu ve Matrisi
Pareto
şeması yapıldıktan sonra olgular 3 gruba ayrılır:
- A Grubu : Sonuçların %80 ine sebep olan ilk %20 olgu
- B Grubu : Sonuçların %10 una sebep olan (takip eden) %30 olgu
- C Grubu : Sonuçların %10 una sebep olan (geriye kalan) %50 olgu
Pareto
prensibi 80/20 kuralı olarak bilinir, ancak 97/13 şeklinde bir durum da
olabilirdi, toplamın 100 etmesi gerekmez, sebepler ve sonuçlar iki ayrı
kümedir. Sebeplerin bağımsız olması halinde geçerlidir, bağımlılık özel bir
durumdur 99,9/0,1 bile olasıdır.
Pareto ancak
kısıtlı kaynak üzerinde kullanılır, kısıt yoksa zaten tüm sebepler çözülebilir,
seçmeye gerek yoktur.
Paretoda
sebeplerin yarattığı sonuçlar görülme sıklığıyla derecelendirilir, yani daha
çok görülen daha önemlidir. Ancak sonuçların maddi yansımaları farklıysa dikey
eksende görülme sıklığı yerine değerin alınması daha uygun olur.
Paretoda
sebeplere müdahalenin eşdeğer zorlukta olduğu varsayılır, kolay-zor,
ucuz-pahalı, yetki alanımda-değil vb farklılıklar odaklanma tablosu yardımıyla
değerlendirilmelidir.
Paretodaki
sonuçlar firmanın amacıyla uyumlu olmalıdır. Örneğin satış hacmi yerine kâr
alınabilir.
4. Kısıtlarla
Yönetim
Amaç
belirlenir. Amacın gerçekleşme derecesi Kritik Başarı Faktörleriyle ölçülür.
Performans lokal değil, firma düzeyinde izlenmelidir: T-Throughput-Dönüşüm, OE-operating
Expenses-İşletme Giderleri, I-Inventory-Stoklar,
LT-Lead Time-Akış Süresi, Q-Quality-Kalite, DDP-DueDate Performance-Gününde Teslim kullanımı önerilir.
Kısıt
işletme içinde olabileceği gibi, pazarda da olabilir.
Her kısıt
eşdeğer değildir, bazısına müdahale kolaydır, hızlı ve iyi sonuç getirir.
Anlamak için CUT-Cost Utilization
Diagram- Maliyet Fayda Şeması kullanılır. Şemanın dikey ekseninde kaynakların
iş yükleri vardır, yatay eksende kaynaklar kullanılan parametreye göre (örneğin
müdahale maliyeti, marjinal maliyet) farklı genişliklerde çizilerek yan yana
sıralanır, herhangi bir sıralama önceliği yoktur. Tek bir kaynakta %100 doluluk
varsa içeride üretim kısıtı vardır. Kaynakların hiç birinde 5100 doluluk yoksa
kısıt pazardadır. Çok ince gösterilen bir kaynakta %100 doluluk varsa
dummy-boşunadır, çözün, rahatlayın.
5. Üretim
Kısıtı varken Yönetmek
Kısıtlı
kaynağın tam olarak kullanımı kısa vadede en iyi stratejidir, masrafsızdır. Efficiency-Verim-24 saatlik günün
duruşsuz tam kullanımıdır. Effectiveness-Etkinlik-bu
süre zarfında doğru işlerin, doğru miktarlarda ve iyi yapılmasıdır. İşletme
içinde stok artınca akış yavaşlar, DBR-Drum
Buffer Rope-Kısıt Bağ Tampon kullanımı önerilir.. Doğru ürün karması seçiminde
geleneksel maliyet muhasebesi yanıltır, TA-Throughput
Accounting-Dönüşüm Muhasebesi daha doğru sonuçlar verir. Önceliklendirmeyi
Yönetim yapmazsa, her departman kendi gündemine göre hareket eder, amaç birliği
bozulur.
6. Pazar
Kısıtı varken Yönetmek
İşletmelerin
çoğunda Pazar kısıtı vardır. Kısıtı değerlendirmek için önce mevcut Pazar-ürün-müşterilerle
en yüksek satışı gerçekleştirmek gerekir. Pazarlama ve satış sürecindeki
israflar azaltılmalıdır. Pazara daha hızlı cevap verilmelidir. Ürün iptal etmek
yerine fiyatını yükseltin, çeşitliliği korumuş ve talep halinde zarar etmemiş
olursunuz. Kısıtı değerlendirmek için maliyet muhasebesini körlemesine
kullanmayın, sadece asorti satmakla sınırlanmayın, küçük siparişleri görmezden
gelmeyi bırakın. Kısıtı iyileştirmek için odaklanın, yeni ürün-pazara girin,
yeni satış kanalları açın, Pazar segmentasyonu yapın, stratejik ortaklıklar
kurun, müşterinize değer katın.
Yoğun
zamanlarda geçici çalışanlar alın, fiyatlarınızı elastik yaparak yoğunluğu
zaman yayın, kapasitenizi yoğun zamana uygun belirleyin.
7. Odaklanmış
Mevcut Durum Ağacı
Amaç ve
kritik başarı faktörlerinden olan sapmalar UDE-UndesirableEffects-İstenmeyen
Sonuçlardır. Bunlar bir ağacın dalları gibi, sebep-sonuç ilişkileriyle
bağlanarak geriye doğru izlenir. Her sistemde bir kök sebebe ulaşılır.
Odaklanılacak nokta budur.
8. Yönetim
Çatışmalarının Çözümü
Merkezi-ademi
merkezi, çok çeşit-az çeşit, çok stok-az stok,… CRD-Conflict Resolution Diagram, Evaporation Cloud-Çözüm Bulutu
kullanılır. Seçilen 3 ayrı çatışma için hazırlanır, birleştirilerek ana
çatışmaya gelinir, varsayımlar gözden geçirilerek iyileştirilir.
9. Verimlilik
Sendromu
Darboğaz
(kısıt) olmayan kaynaklarda tam doluluk hevesidir. Akış yavaşlar, harcamalar
artar, kalite düşer. Boş kalırsam işimi kaybederim korkusu, resmin tamamını
görememek, önemli görünmek gibi motifleri vardır.
İnsanlar özel hayatlarında böyle davranmaz; kimse arabasını boş kaldığı iş
saatlerinde kiralamaya yeltenmez. Kimse bilgisayarın 7/24 sürekli hesap yapması
gerektiğini düşünmez.
10. Uzun
Akış Süresinin Zararları
Little
Kanuna göre stok artınca akış yavaşlar. Dönem uzar. Uzayan dönem nakit
akışından, tahmin kalitesine kadar her şeyi olumsuz etkiler.
11. Akış
süresini Hızlandırmak
Stratejik iş
kabulü (amaca uygun olanları), taktik iş emri (sadece kısıta uygun olarak
üretime çıkılması), Full Kit-Eksiksiz
iş emri verilmesi, kısıtların idaresi, tampon yönetimi gibi teknikler var.
Gereksiz sıkı sözleşmeler veya gerekenden daha iyi tasarım önemli israflardır.
40-20-20 kuralına göre işlerin %40 ı
erken, %20 si zamanında ve %20 si geç teslim edilir.
12. Eksiksiz
İş emri Kavramı
Üretime iş emri verilmeden önce tüm doküman ve
malzemenin tam olması istenir. Ürünün farklı aşamaları varsa her biri için
belirlenebilir. Inkit-Giriş listesidir, Outkit-Çıkış Listesidir (örneğin test
raporu, kullanım kitabı vb).
Kullanımını zorlaştıran faktörler verimlilik sendromu,
zaman kazanma illüzyonu, hemen cevap verme isteği, iyi niyet, ürün ağacının
yanlış seviyelendirilmesi, gerekli doküman ve malzeme listesinin hazır
olmamasıdır.
13. Yönetimde
Performans Kriterleri
Kriterler lokal değil, firma ölçeğinde olmalıdır. Sadedir,
yeterlilik temellidir, veri toplama ihtiyacı azdır ve toplaması kolaydır,
firmaya uygundur. Herkesi aynı amaçta birleştirir, kontrolü sağlar.
Alternatifler marjinal faydalarına göre bu kriterler bazında değerlendirilir.
14. Dalgalanmaların,
Değişkenliğin, Belirsizliğin Sisteme Etkileri
Belirsizliğin tipleri: Talepte (miktar, mevsimlik,
moda), kapasitede (proses süreleri, arızalar, devamsızlık, tip değişimleri,
malzeme eksikleri, plan hataları, gecikmeler,..), kalitede (hatalı ürün)
Süreçlerin bağımlılığı belirsizliğin etkisini
ağırlaştırır. Kapasite nominal (ortalama) + koruyucu (dalgalanmalar için
emniyet payı) + aşırı (hiçbir zaman kullanılmayan) toplamıdır. Ancak aşırı
olandan vaz geçilebilir.
Belirsizlikle mücadelede geleneksel olarak çeşitli
aşamalarda stok tutulur, kapasite fazlası tutulur, fason/taşeron, acil sevk vb
denenir, işleyişi bilgisayarlı veya otomatik tezgahlı olacak şekilde
değiştirmek düşünülür. İhtiyaç fazlasıyla üretime başlanır, aşamalar boyunca
kalite filtreleri eklenir.
Modern tarzda seçilmiş noktalarda yönetilen tamponlar
oluşturulur. Tampon stok, zaman, kapasite cinsinden olabilir. Akış süresi
kısaltılır, partiler küçültülür, zincir içinde bilgi paylaşılır.
15. Maliyet
Muhasebesinin Zararları
1920 li yılların ekonomik ikliminde ortaya çıktı. O
denli başarılı oldu ki sonuçta doğduğu ortamın şartlarını değiştirerek
kendisini geçersiz kıldı. Ürünler çeşitlendi, arz talebi geçti, dolaylı
maliyetlerin payı çok yükseldi, ürünler veya departmanlar artık izole değil,
sınırsız kapasite dönemi bitti.
Israrla kullanılması halinde fırsatların kaçmasına,
yanlış kararlara, sanal tasarruflara vb neden olur.
16. Pazarlama,
Fiyatlama ve Karar Verme Süreci
ABC-Activity Based Costing – Faaliyet Tabanlı
Muhasebe ve TA-Throughput
Accounting- Dönüşüm Muhasebesi iki önemli alternatiftir.
17. Kalite
Yönetimi ve Süreç Kontrolu
Kalitenin tanımı ve anlamı zaman içinde gelişti. Çok
konuşulan kalite mitleri geçersizleşti: “Kalite çok zaman alır”, “Kalite daha
pahalıya gelir”, “Büyük miktarlarda kaliteli ürün veya servis sağlanamaz.”
18. Strateji,
Konumlama ve Odaklama
Strateji : Yönetimin amacına ulaşmak için seçtiği
yoldur.
SWOT çalışmasındaki iyi yönleri koruyacak,
tehditlerden savunacak ve güçlü yönlere odaklanacak şekilde kademelendirilir.
Firmanın çekirdek yeterlilikleriyle örtüşmelidir. Fırsatlar ve Tehditler aynı
matriste gösterilir. Etkisi yüksek, olumsuzlukları az olanlar önceliklidir.
19. Değer
Yaratımı
Herhangi bir yönetici zamanının %10 dan fazlasını
iyileştirmelere harcayamaz, hep söndürülecek yangınlar vardır. Dolayısıyla
amaca uygun aksiyonlar içinde “değer yaratma” güdüsüyle önceliklendirme
şarttır.
20. Değer
Odaklı Proje Yönetimi
Projenin fiili ilerlemesinin en az olduğu başlangıç
aşamalarında projeyle ilgili zaman-maliyet-performans vb taahhütlerinin büyük
kısmı biter. Gerisi uygulamadır ama iyileştirmek artık zordur. CCPM-Critical Chain Project Management –
Kritik Zincir Proje Yönetimi önerilir.
21. Ar-Ge
Yönetimi
En çok görülen iki problem : teknoloji takıntısıyla iş
idaresinin hafife alınması ve aynı takıntıyla pazarın ihmal edilmesidir.
Projeler işin doğasına göre 4 gruba ayrılır. A grubunda belirsizlikler azdır,
firma daha önce benzer işler yapmıştır, zaman-maliyet önemlidir. D Grubunda
belirsizlik yüksektir, firma teknolojiyi ilk defa gerçekleştirecektir. Bu
grupların proje yöneticileri de farklı profillerde olacaktır.
22. Lojistikte
Odaklanmış Yönetim
Bulunurluk en önemli kavramdır. Sık sevkiyatlı,
tamamlama tarzı önerilir. Tamponlar hazırlanmalı ve yönetilmelidir.
23. Son Söz
Sağlıklı işletme yoktur. Odaklanmak hızlı sonuç
getirir. Yeni Yönetim Teknikleri kullanılmalıdır.
9 Aralık 2015 Çarşamba
Kısıtlar Yönetimi (TOC) nasıl hızlı sonuç veriyor?
TOC = Odaklanma + Kaldıraç
Ashton Fourie / Change Management Coordinator at Huisman Equipment B.V. / China) gönderisinden hem özetliyor hem de yorumluyorum (italik dizili olanlar benim ilavelerimdir).
Goldratt tek kelimeyle özetliyor: Odaklanmak. Debra Smith buna Kaldıraç ilavesi yapıyor.
TOC de 5 önemli soru var: Niçin değiştirelim? Neyi değiştirelim? Neyle değiştirelim? Nasıl değiştirelim? Nasıl sürdürelim? Böylece her aşamada odaklanmış oluyoruz.
Yöneylem literatürüne bakarsanız sürekli iyileştirmede başarı ve başarısızlığın rastgeleliğine şaşırabilirsiniz. Temelde çabalar kaizene dayalıdır. Başka bir ifadeyle basketbol takımındaki her oyuncunun %10 iyileşmesiyle aslında sinerji oluşur ve takımın tamamındaki iyileşme %10 dan daha yüksek olur.
Ancak iş dünyasındaki firmalara maalesef spor takımlarına çok benzemez. Süreçler vardır, kimi zaman belirli noktalarda birleşir veya dağılırlar. Yani her oyuncunun katkısı eşdeğerde değildir. Şirketler daha çok bir araya getirilmiş kuyruklardan oluşur, havaalanlarına benzetebilirsiniz.
En yavaş sürecinizden daha hızlı gidemezsiniz.
Firmanın bütününü olumsuz etkileyen lokal iyileştirmeler görebilirsiniz.
Eşzamanlı yapılan çok sayıda iyileştirme, karmaşaya ve bütünlüğün bozulmasına yol açabilir.
Kısıtlar Yönetimi Yaklaşımı : Odaklanmak!
Önce kısıtı iyileştirin.
Ashton Fourie / Change Management Coordinator at Huisman Equipment B.V. / China) gönderisinden hem özetliyor hem de yorumluyorum (italik dizili olanlar benim ilavelerimdir).
Goldratt tek kelimeyle özetliyor: Odaklanmak. Debra Smith buna Kaldıraç ilavesi yapıyor.
TOC de 5 önemli soru var: Niçin değiştirelim? Neyi değiştirelim? Neyle değiştirelim? Nasıl değiştirelim? Nasıl sürdürelim? Böylece her aşamada odaklanmış oluyoruz.
Yöneylem literatürüne bakarsanız sürekli iyileştirmede başarı ve başarısızlığın rastgeleliğine şaşırabilirsiniz. Temelde çabalar kaizene dayalıdır. Başka bir ifadeyle basketbol takımındaki her oyuncunun %10 iyileşmesiyle aslında sinerji oluşur ve takımın tamamındaki iyileşme %10 dan daha yüksek olur.
Ancak iş dünyasındaki firmalara maalesef spor takımlarına çok benzemez. Süreçler vardır, kimi zaman belirli noktalarda birleşir veya dağılırlar. Yani her oyuncunun katkısı eşdeğerde değildir. Şirketler daha çok bir araya getirilmiş kuyruklardan oluşur, havaalanlarına benzetebilirsiniz.
En yavaş sürecinizden daha hızlı gidemezsiniz.
Firmanın bütününü olumsuz etkileyen lokal iyileştirmeler görebilirsiniz.
Eşzamanlı yapılan çok sayıda iyileştirme, karmaşaya ve bütünlüğün bozulmasına yol açabilir.
Kısıtlar Yönetimi Yaklaşımı : Odaklanmak!
Önce kısıtı iyileştirin.
Firmayı kısıta göre hizalayın.
Domino etkisini fark edin.
Atalete kapılmayın, yeni kısıtı arayın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



