9 Kasım 2015 Pazartesi

Siyah Kuğudan sakınmak...


"Siyah Kuğu / N.Nassim Taleb / 2007" kitabından derlenmiştir.


Avustralya’nın keşfinden önce, Eski Dünya’ da, bütün kuğuların beyaz olduğuna inanılırdı. Milyonlarca beyaz kuğu, kuğuların tamamen beyaz olduğunu ispatlamaya yetmez ama bir tek siyah kuğu aksini ispatlamaya yeter!

Bilgelik önerileri:
  • Zamana ve gözünüze sokulmayan bilgiye saygı gösterin.
  • Optimizasyondan kaçının; fazlalığı sevmeyi öğrenin, aşırı uzmanlaşmayın.
  • Küçük olasılıklı –ama ille de sıradan olmayan- neticeleri öngörmekten kaçının.
  • Uzak olayların “atipikliğinden” sakının.
  • Prim ödemelerinin ahlâki rizikosundan sakının.
  • Bazı risk ölçü birimlerinden sakının.
  • Siyah Kuğunun olumlusunu, olumsuzunu ayırt edin.
  • Hareket olmamasını risk olmamasıyla karıştırmayın.
  • Risk sayılarının sunumundan uzak durun.
Ekonomik yaşamda dayanıklılık ilkeleri:
  • Kırılgan olan, erkenden ve henüz küçükken kırılmalıdır.
  • Kayıplar sosyalleştirilmemeli ve kazançlar özelleştirilmemelidir.
  • Gözleri bağlı olarak bir okul otobüsü süren (ve kaza yapan) kişilerin eline asla yeni bir otobüs verilmemelidir.
  • “Teşvik” primi alan birinin bir nükleer tesisi –ya da finansal risklerinizi- yönetmesine izin vermeyin.
  • Karmaşıklığı basitlikle telafi edin.
  • Çocuklara dinamit çubukları vermeyin, üstlerinde uyarıcı bir etiket olsa bile.
  • Söylentilere aldırmayın. Hükümetlerin “güveni yeniden tesis etmesi” asla gerekmemelidir.
  • Bir bağımlı yoksunluk sancıları çekiyorsa ona uyuşturucu vermeyin.
  • Yurttaşlar bir değer deposu olarak mali varlıklara bağımlı olmamalı ve emeklilikleri konusunda hatalı olabilecek “uzman” tavsiyesine bel bağlamamalıdır.
  • Kırık yumurtalarla bir omlet yapın.
Tabiat Ana üç tip fazlalığa işaret eder:
  • Savunucu fazlalık: yedek parça, çift göz, çift böbrek gibi. Bilinçli korunan kapasite fazlası gibi. Tam zıddı naif optimizasyondur. Tabiat Anayı ekonomistlere verseydik, ayrı ayrı böbreklerden vazgeçerdi: çünkü onlara sürekli ihtiyacımız yok, bizimkileri satıp merkezi bir böbreği ortaklaşa kullanmamız daha verimli olurdu. Tabiat Ana evrimi kısıtladığı ve hayvanları güçten düşürdüğü için aşırı uzmanlaşmadan hoşlanmaz.
  • Fazla büyüklük: Şirketler büyüdükçe optimize edilmeleri gerekecek ve evrime dayanıklılıklarını yitireceklerdir. Dinazorlar aşırı büyümenin sonuçları hakkında fikir verebilir.
  • Fazla bağımlılık ve küreselleşme: Biyolojik, kültürel ya da ekonomik. Olası riskin gerçekleşmesi halinde hasarı büyütür, evrime dayanamaz, kırılganlaşır.

Siyah Kuğu ve Tahmin


"Siyah Kuğu / N.Nassim Taleb / 2007" kitabından derlenmiştir.
Siyah Kuğuya maruz kalan ortamlarda tahmin yapamayız, aslında bunun farkında dahi olmayız. Siyah Kuğular öngörülemediğine göre, safça onları öngörmeye çalışmak yerine varlıklarına alışmamız gerekir.

Bertrand Russel Tümevarım konusunu hindi meseliyle sorgulamıştır. Yemi her gün aksatılmadan verilen bir hindi düşünün. İnsan’ ın dost olduğuna dair inancı her gün daha da pekişecektir. Oldukça doğrusal tarzda artan bir inanç olmasına rağmen üçüncü yılın şükran gününde başına gelenler hindinin bu inancını sorgulamasını gerektirecektir!

Hindi açısından bakıldığında binbirinci günde yem verilmemesi bir Siyah Kuğudur. Kasap açısındansa beklenmedik bir durum olmadığından Siyah Kuğu değildir.

Vasatistan’ da anlatılar iş görür, geçmişi incelemek aradığınız cevapları gösterebilir. Ancak Aşıristan’ da tekrar yoktur, sinsi geçmiş aldatır, tahmin edilemez. Anlatı Yanıltmacasının zararlarından kurtulmanın yolu, deney yapmayı hikâye anlatmaya, deneyimi tarihe, klinik bilgiyi de teorilere üstün tutmaktan geçer.

Şans eseri buraya kadar gelmiş olmamız aynı riskleri almaya devam etmemiz anlamına gelmiyor.

Birine ne kadar çok enformasyon verirseniz, süreç boyunca o kadar çok varsayım üretecek ve durumu kötüleşecektir. Daha fazla rastgele sinyal alacak ve bunu enformasyon sanacaktır. Saat başı radyodan haber dinlemek sizin için haftalık bir dergi okumaktan daha kötü olacaktır, çünkü zaman aralığının uzaması enformasyonun süzgeçten geçirilmesine imkân tanır.

Uzmanların sorunu, neyi bilmediklerini bilmemeleridir. Bilgisizlik ve bilginizin niteliği konusunda yanılma bir araya gelir; daha az bilmenize yol açan süreç, bilginizle yetinmenize de yol açar.

Tahmincilerimiz olağan şeyleri öngörmekte başarılı olabilirler, fakat sıra olağandışına gelince başarısızlık kaçınılmazdır. Kendilerine farklı bir oyun oynadıklarını söylerler, sıra dışı olmasına atfen suç bende değil derler, neredeyse biliyordum diye yorumlarlar.

Yaşam süresi Vasatistan’a özgüdür, ne kadar çok yaşarsanız, yaşama olasılığınız o kadar düşer. Ancak söz konusu olan bir projenin tamamlanma süresiyse durum değişir, Aşıristan’a gelmişiz demektir, geciktikçe, gecikme olasılığı artacaktır.

Hata payı genellikle ihmal edilir. Ortalama derinliği bir metre olan nehri yürüyerek geçmeye kalkışmamalısınız. Değişkenlik önemlidir. Tahmin vadesi uzadıkça hata payı artar. Tahmin yapılan değişkenlerin rastlantısal yapısını algılayamamak hatayı büyütür.

Lütfen okul otobüsünü gözü kapalı sürmeyin.

Geçmişe “benzer” bir geleceği hayal etmemizin tek yolu, geçmişin tam bir izdüşümü olacağını, dolayısıyla öngörülebileceğini varsaymaktır. İlyada’ da söz edilen Helenus, farklı türde bir kâhindi. Helenus, geçmişi en ufak bir ayrıntısından dahi haberdar olmadan büyük bir kesinlikle öngörebiliyordu; o, geriye doğru tahmin yürütüyordu.

80/20 kuralı mecazidir, toplamın 100 olması gerekmez, iki ayrı değer kümesi söz konusudur. ABD’ de kitap satışlarında bu oran 97/20 şeklindedir. Yani kitap satışlarının %97 si, yazarların %20 sine aittir.

Vasatistan’ da popülasyon büyüdükçe ortalama daha hakim hale gelir, değişkenlik daha da azalır; büyük sayılar yasası olarak da bilinir. Standart sapma kavramı, Vasatistan’ ın dışında hiçbir anlam ifade etmez.

Benzer şekilde Gausçu sistem dışında ya çok az ya da hiçbir önem taşımayan başka kavramlar da vardır: Korelasyon, regresyon. İstatistiksel olarak anlamlı tabirini kullanıyorsanız, kesinlikle yanılsamalara dikkat ediniz. Muhtemelen birisi kendi gözlem hatalarına bakıp Gausçu olduklarını varsaymıştır; bunun kabul edilebilir olması için Vasatistan gereklidir.

Kafanıza bir çan eğrisi yerleştirdiğinizde ondan kurtulmanız güçtür.

Standart sapmanın, ortalama sapma olup olmadığını dahi anlamaya çalışmayın. Değildir ve standart sapma terimini kullanan çok (fazla sıyla çok) sayıda insan bu hususu anlamaz. Standart sapma, yalnızca şeyleri ölçeklendirdiğiniz bir sayıdan ibarettir, olguların Gausçu olması koşuluyla, salt bir uygunluk ilişkisi meselesidir.

Vasatistan’ da büyük sapmalar o kadar nadirdir ki, toplamı etkileyemezler. Vasatitan’ daki rahatlatan varsayımlar:

  1. Bağımsızlık: Tercihli bağımlılık ve kümülatif avantaj gibi sebeplerle gerçek dünyada olgular genellikle birbirlerinden tamamen bağımsız değildir, ağ yapısı bağımlılıkları artırır.
  2. Stabilite: Değişkenin dağılımının ortalama etrefında ve sınırlı olduğu sanılır ancak gerçek hayatta değişkenlik vardır, ciddi ölçüdedir.