22 Nisan 2015 Çarşamba

Paradigmanın Neresindesiniz? - İthaf, Önsöz, İçindekiler, 1. Giriş


İthaf ve Teşekkür


Varken yokluğuma, takıntılı tutkuma hep gülümseyerek bakmayı başarabilen eşim Ayşenur Uluçay’ a ithaf ediyorum.

Kısıtlar Yönetimi fikriyle ve yayılması için gösterdiği organize çabayla hayatıma dokunan rahmetli Eliyahu M. Goldratt’ a minnettarım.

Kısıtlar Yönetimi literatürüyle tanışmama ve sevmeme vesile olan Dr. Bahadır İnözü’ nün benim gelişimimde önemli rolü var.
Zengin bir arşiv ve kindle kolaylığıyla www.amazon.com da kocaman bir teşekkürü hak ediyor.
Önsöz
Dünya hızla değişiyor, kaynaklar tükeniyor, beklentiler artıyor. Artık tasarruf etmek yetmiyor. Doğru bildiklerimiz değişiyor, farkına varamazsak geride kalacağız.
Türkiye’ nin bu kitaba ihtiyacı var:
Küresel ekonominin parlayan yıldızlarından biri olarak Türkiye’ nin önceliklerini doğru belirlemesi gerekiyor. Çeşitli ihtiyaçlar var ancak bütçemiz, teknik - idari kadrolarımız, zamanımız kısıtlı. Olanaklarımızı en doğru konulara seferber etmeliyiz. Bu noktada Yalın – TKY – 6 sigma – Kısıtlar Yönetimi veya Sarı Çizmeli Mehmet Ağa fark etmez, işe yarayan yöntemi kullanmalıyız.
Şirketinizin bu kitaba ihtiyacı var:
Rekabet ağırlaşıyor, belirsizlikler her alanda artıyor, her firma bir şekilde bir tedarik zincirine dahil hale geliyor. Şirketinizde stoklar artıyor mu? Artan stoklara rağmen üretimde malzeme eksikleri nedeniyle aksamalar, mağazacılıkta ürün yokluğu nedeniyle satış kayıpları yaşanıyor mu? Daha çok çalıştığınız halde daha iyi sonuçlar almakta zorlanıyor musunuz? Daha pahalı tahmin yazılımları, ERP uygulamaları, daha çok otomasyon, daha çok IT sarmalına kapıldınız mı?
Şöyle sahici bir rekabet avantajınız olsa… Büyük bir yatırım gerekmese… Çabuk ve iyi sonuç alsanız… Makus talihinizi yenseniz… İşleriniz tekrar büyümeye başlasa… Hoşunuza gitmez miydi?
Sizin bu kitaba ihtiyacınız var:
Yaşadığınız dünyayı daha iyi anlarsanız içinde bulunduğunuz paradigmayı kolayca fark edeceksiniz. Matrix filmindeki mavi ve kırmızı hapları hatırlayın. Elinizde tuttuğunuz kitap bu haptır. Yutacaksınız, gözünüz açılacak, anlayacaksınız ve bu size yetmeyecek. Değiştirmek isteyeceksiniz.
Bu dünyaya mutlu olmak için geldiniz. Aile kuracaktınız, yaşamak için çalışacak ve vaktinizi iş – aile arasında anlamlı şekilde paylaştıracaktınız. Bunları yapabildiniz mi? İşten vaktinde çıkabiliyor musunuz? Ne kadar çok çalışsanız da parlak sonuçlar alınamıyor diye umutsuzluğa kapılıyor musunuz? Gerçek potansiyelinizin farkında mısınız? Suçlu hep “bu düzen, bu sistem” mi?
Belki de önce kendinizi geliştirerek başlamalısınız…
“Açılmamış kanatların büyüklüğü bilinemez.” – Mümin Sekman
Hazır mısınız ? Yola çıkıyoruz…
İçindekiler

1.     GİRİŞ


Paleolitik Dönemde (MÖ 10.000 - MÖ 8.000)  hayatta kalma mücadelesi vardı, avcı -toplayıcı tarzındaydı. Küçük gruplar halinde dağınıktı.

Neolitik Dönemde (MÖ 8.000 - MÖ 3.000) yerleşik hayat başladı, tarım ve hayvancılık yapılır oldu, şehirler oluştu. İhtiyaç fazlası takas edilince ticaret başladı. Kölelik bu dönemde ortaya çıktı, devletler kuruldu.

Ara Dönemlerde (MÖ 3.000 - MS 1.000) ortadoğudaki kent devletler aktifti. MÖ 3.000 de Sümerler yazıyı icat etti. Bunu kredi ve faizin icadı izledi. Artık sadece takasın ötesine geçilmişti ve ancak MÖ 700 de Frigya' da para icat edildi. MÖ 650 gibi Büyük İskender'in peşinden gelen Makedonlar Yunan İmparatorluğunu kurdular ve uluslararası ticaret yapılır oldu. Roma İmparatorluğu savaşarak büyüdü, ticaretle zenginleşti, emperyal ticaretin başlangıcıydı. Milattan sonraki dönemde Çinliler kağıt parayı buldular. 1215 te İngiltere'de Magna Carta ilan edildi, demokrasi fikri çıktı.

İnsanlık tarihinin MÖ 10.000 den 1760 taki Birinci Endüstri Dönemine kadar geçen yaklaşık 12.000 yıl boyunca endüstriden habersizdik. Aile içi eğitim, okullar, yaşayış tarzı, düşünce biçimi hep avcı - toplayıcı - çiftçi - zanaatkâr eğilimliydi. Sadece son 200 yıldır endüstrileşiyoruz ve dünya daha önce olmadığı kadar hızlı değişiyor. İşte bu yüzden paradigma değişimine bir türlü yetişemiyoruz.

Paradigma, çocukluktan beri sorgulanmaksızın devam edecek biçimde benimsenen dünya görüşüdür.

Siyasi gelişmeleri, fikir hareketlerini, ekonomik değişimleri, yönetim teorilerini harmanlayarak yakın tarihimizi birlikte değerlendirelim mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder