12 Ağustos 2025 Salı

Green Chick: Sustainable Fashion in Practice / Ülfet Doğanay / 2025 / kitap özeti-yorum

Benim notlarım italik dizilidir. Moda aşkı ve gezegen duyarlılığını bağdaştırma çabasıdır. Sürdürülebilirliği bir varış noktası değil, yolculuğun kendisi olarak görüyor.

Doğrusal Ekonomi: Yap-Kullan-At: Ürünün son kullanım tarihi kabulüyle kurgulanıyor. Bu yaklaşımda doğal kaynakların bol, hatta sınırsız ve ucuz olduğu düşünülüyor. 

Döngüsel Ekonomi: Azalt-Tekrar kullan-Dönüştür: Gelirin, kaynak kullanımdan ayrılması önemlidir. Döngüsel ekonomi gereklidir çünkü:

  • Kaynak yetersizliği ve verim: Dönüşümle birlikte doğal kaynak kullanımı azalacaktır. Ancak Jevons Paradoksu artan kaynak verimliliğinin azalan kaynak kullanımı yerine artan çıktı talebine yol açacağını ve kaynak kullanımının yine artacağını söyler. Ayrıca entropik sınır nedeniyle kalite seviyesini korumak üzere tekrar doğal kaynak kullanmak gerekecektir. 

  • İklim değişimi ve çevresel bozulma: Doğal ortam temiz tutulabilecektir. Ancak sonuç itibariyle tekstilde kullanılabilen ürünler "endüstriyeldir", bunlar olası buğday-arpa-pirinç-... gibi gıda amaçlı ürünlerin veya ormanların yerine ekildiği için hala çevreye zararlı veya açlıkla mücadele için olumsuz anlamlıdır.

  • Ekonomik dirençlilik: Dönüşümle birlikte tedarik zincirlerinin doğal kaynak kullanımı azalacaktır. Ancak küresel tedarik zincirlerinde talep Küresel Kuzeydeyken, üretim Küresel Güneydedir ve dönüştürülecek post-production kaynakları kullanım yerine iletmek kolay değildir.

  • Sosyal Eşitlik: Yeni işler/görevler ortaya çıkabilir, satın almak yerine kullanım hakkı/kira opsiyonu sayesinde daha düşük gelir grupları için de erişim kolaylığı sağlanabilir. Sosyal uygunluk iyileşir. Aslında sosyal uygunsuzluklar (emniyetsiz çalışma ortamı, ayrımcılık, çocuk işçilik, uzun çalışma saatleri, yetersiz ücret,...) doğrusal yaklaşıma özgü değildir, pekala döngüsel yaklaşımda da karşımıza çıkabilir. Just Transition (adil geçiş) gereklidir.

  • Tüketici Tercihi: Tüketicilerin sürdürülebilirlik beklentisi karşılanır. Ancak tüketiciler sürdürülebilirlik istemekle beraber bunun için fazladan ödeme yapmaya yanaşmamaktadır.
Döngüsel ekonomiye geçişte temel zorluklar:

  • Teknolojik: yetersiz/pahalı teknolojiler, yetersiz atık yönetim sistemleri, sınırlı dijitalizasyon
  • Ekonomik: yüksek başlangıç yatırımı (sanayinin KOBI yoğun olduğunu hatırlayalım), pazar dinamikleri ve tüketici davranışları, küresel tedarik zinciri karmaşıklığı, paydaşların çelişen öncelikleri (ödünleşmeler)
  • Sosyal: tüketici algı ve davranışı, yetenek uyumsuzluğu-iş kaybı, eşitsizlik-erişilemezlik riski (uygun yönetilmezse zenginlerin lehine "green divide" oluşabilir), işbirliği-güven eksikliği
  • Mevzuat-Politika: Ölçek büyüklüğü ve karmaşıklık 
Sürdürülebilir Moda etik, çevreyi gözeten ve uzun ömürlü moda ürünleridir. Bence bu tanımın UNSDG12 Sorumlu tüketim-üretim hedefini de kapsaması gerekirdi. Kavramda döngüsel moda, yavaş moda (fast fashion karşıtı - burada fast üretim hızını değil, yeni koleksiyon sıklığını ifade eder), adil ticaret ve şeffaflık vardır. İlkeleri çevreye saygı, insan haklarına saygı, kültürlere saygı, kalite-dayanıklılık, şeffaflık-hesap verebilirlik, eğitim-farkındalıktır. 

Modanın çevresel etkileri kaynak tüketimi, atık oluşturması, kimyasal kullanımı, emisyon yaratmasıdır. Sosyal etkileri arasında işçi hakları, kültür-kimlik, tüketim alışkanlığı, ekonomik yetersizlik-eşitsizlik, sağlık, çocuk işçilik, cinsiyet eşitsizliği sayılabilir. Bu arada kitapta Uygur pamuğu ve çocuk işçilik nedeniyle yasaklanmış olduğu belirtilmiş ancak aslında İtalya'da kullanım izni var, yani yine çifte standart ve haksız rekabet görülüyor.

Döngüsel Modanın birbirleriyle ilişkili ilkeleri:
  • Atık-kirliliği tasarımdan başlayarak önlemek: Ürün tasarımında malzeme seçimi, kalite, modüler yapı; proses tasarımında kaynak etkinliği, temiz üretim ve tedarik zinciri optimizasyonu 
    • Closed-Loop Production: tasarım-üretim-tüketim sonrası toplama-dönüştürme adımlarından oluşur. Atığı azaltır, kaynak verimliliği sağlar, kirliliği önler. Zorluklar teknolojik yetersizlikler, tüketici davranışıdır.
    • Döngüsel tedarik zincirleri, karbon izi ölçümleri

  • Ürün ve malzemeleri daha uzun süre kullanımda tutmak: ürün kalitesi, ürün bakım talimatı, kiralama-tamir, 
    • Recycling: toplama-işleme-üretim adımlarından oluşur. Atığı azaltır, enerji sarfını düşürür, ekonomik avantaj yaratır. Zorluklar karışımlı elyaflar, kalitenin bozulması ve altyapı eksikliğidir. Mekanik ve kimyasal olarak iki ana tipi vardır. Blockchain ile izlenebilirlik iyileştirilebilir.
    • Upcycling: toplama-değerlendirme-tasarım-üretim adımlarından oluşur. Atığı azaltır, enerji-kaynak verimliliği sağlar, yeni yetenekler gerektiren işlere açar, tasarım değeri vardır. Zorluklar ölçeklendirme, malzeme sıkıntısıdır.
    • Rental-Sharing Model: kirala-kullan-iade et adımlarından oluşur. Çeşitlilik, finansal erişilebilirlik ve sürdürülebilirlik sağlar. Zorluklar hijyen ve lojistiktir.
    • Repair-Maintenance Model: kullan-tamir et/ettir-geri al adımlarından oluşur. Ürün ömrünü uzatır, yeni yetenekler gerektiren işler açar, bilinçli tüketimi destekler. Zorluklar yetenek açığı, zaman-emek yoğunluğu, hissedilen değerdir.
    • Resale Model: listeleme-satış-teslimat adımlarından oluşur. Ekonomiktir, sürdürülebilirdir. Zorluklar kalite uygunluğu, özgünlüktür.
  • Doğal sistemleri tekrar canlandırmak: organik tarım, rejenaratif tarım, alternatif hammaddeler
Gerçek hayatta iyi uygulamalar var: Rent the Runway, Stalla McCartney, Patagonia, Tiny Factory, Ocaeans Collaboration, White Weft, Nudie Jeans, Everlane, For Day, Zero Waste Daniel, Rebotl Collection, Study NY, ....

Zero Waste kavramında pastal yerleşimi konu edilmiş ancak bence üretim içi tamirler, ikinci kaliteler ve final inspection başarısızlıkları da dahil edilmeli.

4 Ağustos 2025 Pazartesi

Gelecek Bakanlığı / Kim Stanley Robinson / 2025 / kitap özeti-yorum

İklim-kurgu tarzında bir roman, güzelce araştırılarak makul bir gelecek fikri tartışılmış, radikal denebilir bir çözüm önerisi romanlaştırılmış. Robin Hood' un iklim versiyonu hissi veriyor.

İlk büyük sıkıntının Hindistan'da ve aşırı sıcak dalgası olacağı, önce yaşlılar ve çocukların öleceği, yakıt-jeneratör-su için zorbalık riski üzerinde durulmuş. Bu olay Hindistan'ın Paris Anlaşmasını ve işlevsiz COP toplantılarını sorgulamasına, re'sen hareket etmesine ve hatta Küresel Güney için rol model olmasına yol açıyor. 

Küresel Kuzey dünyayı kirleterek-ısıtarak-sömürerek zenginleşmesine rağmen şimdi küresel ısınmayı önlemek üzere kural dayatıyor ve Küresel Güneye maddi destek sağlamıyor (aslında bu destek UNSDG17 içinde de anılıyor ve uygulanmıyor). İklim sıkıntıları oğlak-yengeç dönenceleri arasında daha belirgin olarak görülüyor, sıkıntıyı çekmeyen Avrupa ülkeleri kayıtsız davranıyor, bedelini bu coğrafyadaki yoksullar ödüyor. Uluslararası mahkemeler yetersiz kalıyor, devletler sadece işlerine gelen karaları kabul ediyor. Milletler öfkeyle beslenerek bencilleşiyor. Ülkeler azalan emisyonlar bildiriyor ama genel emisyon seviyesi artıyor, yalan söyleyenler var!

Küresel Güneyin çıkarını "ekonomik savaşla/eylemlerle" savunacak akımlar görülmeye başlanıyor (Robin Hood organizasyonları). Küresel ısınmaya sebep olan Küresel Kuzeyi ve zengin azınlık-karar vericileri cezalandırma isteği büyüyor. eyleme dayalı protestolar artıyor. Fosil yakıtla ilgili termik santrallerde, konteyner gemilerinde, özel ve sivil jetlerde, büyükbaş hayvan besiciliğinde, AVM mağazalarında, e-ticaret sitelerinde ... sabotajlar başlıyor. Elektrik motorlu zeplinler uçuyor. Zenginlerin hesaplarına erişimleri "bir şekilde" kısıtlanıyor. Kaybedecek bir şeyi olmayanlardan korkmakta yarar var. "Afrika, Afrikalılarındır!" hareketi yükseliyor.

Yer altındaki fosil yakıtlar 3000 gigaton seviyesinde ve sadece 500 gigaton fosil yakıldığında 2 derecelik artış gerçekleşiyor. Bu kaynağın parasal değeri 1500 trilyon USD olduğu için kolay kolay el değmeden bırakmak mümkün değil. Karbon esaslı ve dijital izlenebilirliği olan yeni bir parayla çıkarılmayan fosil yakıtlara ton bazında bir bedel ödenerek karbon emisyonu azaltılabilir. Bu parayı ödül olarak değerlendirirsek beraberinde karbon vergisiyle cezanın da düşünülmesi gerekiyor. Ayrıca havadan yakalanacak CO2 kuru buz formundayken kuruyan petrol kuyularına gömülebilir ve bu da petrol şirketlerinin sürdürülebilir gelecekteki yeni iş modeli olabilir.

Canlı çeşitliliğindeki daralmanın sebebi insanlar, dengesizliğe sebep oluyor, doğal yaşam koridorlarına ihtiyaç var.

Gelir adaletsizliği çok çarpıcı. En zengin %2'lik kesim tüm dünyayı tüketiyor. Aslında her şeyden herkese yetecek kadar var; daha fazla zenginliğe değil, daha iyi paylaşmaya ihtiyacımız var. Sosyalizmi yeniden değerlendirmek gerekebilir. Kök sebep sürekli büyümeyi önceleyen Neoliberal Kapitalizmdir! Tek bir endeksle durumu anlamak zor, GSYİH yetersiz bir ölçüm, Gini Katsayısı bir referans ama yeterli değil. Artan oranlı vergi, servet vergisi, bizzat kullanılmayan gayrimenkul vergisi vb öneriliyor. En düşük ve en yüksek ücret arasında 1:8 oranı tavan olarak getiriliyor.

Düzeltici aksiyonlar sıralanıyor: Zorunlu kabul edilen gıda-barınma-giyinme-elektrik-internet-eğitim-sağlık hizmetleri kamulaştırılıyor, balık tutmayı zorla engelleyen eylemler görülüyor. Buzulların erimesini yavaşlatmak üzere buzul diplerinde biriken suyun yüzeye pompalanarak tekrar dondurulması deneniyor. Permakültür kapsamında toprak reformuyla mülkiyet tabana yayılıyor, Hindistan öncülüğünde kooperatifler-kolhozlar görülüyor. Paranın zaman değerini gösteren iskonto oranı için "bizden önceki ve bizden sonraki yedişer nesil" fikrine paralele çan eğrisi deneniyor, iklim lehine projelerin fizibilitesi sağlanmaya gayret ediliyor. Dünya vatandaşlığı (kotalara göre istediği ülkeye yerleşebilen, iş ve barınma garantisi verilen sığınmacılar) öneriliyor.

AB Yeşil Mutabakat (Green Deal) ile Roosvelt Yeni Düzen (New Deal) karması olan ve yenilenebilir enerjiyle verimliliği içeren bir sistem Yeşil Yeni Düzen adıyla tartışmaya açılıyor. Böylece Jevons Paradoksunun (verim artınca kaynak kullanımı azalacağına, çıktı artışı yaşanır) önüne geçilmek isteniyor. Hem verimde hem verimsizlikte, hem iyi hem kötü ayrımı var aslında. Düşmemek için dayanıklı (robust) olmak veya düşsek bile çabuk kalkabilmek için gerekenler iyi verimsizlik örneğidir. Üçlü muhasebe (Triple Bottomline) çağrıştırıyor. 

Merkez Bankalarının birlikte hareket etmesi, senyoraj (para üretme kabiliyeti) yetkisinin kısıtlanması isteniyor. Piyasa artık tüm devletlerden daha büyük ve güçlü, Matrix hissi veriyor. 1944 senesindeki Bretton Woods anlaşması ve takip eden yıllarda daha sonra Washington Consensus olarak isimlendirilen IMF, WTO, Worldbank, ... gibi kuruluşların faaliyetleri neticesinde borçlar gelişmekte olan ülkelere yıkıldı, ekonomik sömürgecilik başladı. Bu süreç serbest ticaret döneminde hızlanarak devam etti. Stockholm Sendromu (rehinenin kaçırana hayran olması) ve Lima Sendromu (kaçıranın rehinelere yakınlık duyarak salıvermesi) küresel çapta aynı anda yaşanıyor. Şu anda narsist öfke (siayasi nüfuz ve zenginlik gibi ayrıcalık getiren olanakların elinden alınmasıyla deliye dönme, "benim olmayacaksan kara toprağın olacaksın!" ruh hali) aktivist eylemlerle birlikte büyüyor. Vergi cennetleri, banka hesap gizliliği kaldırılsın isteniyor. Afrika ülkeleri borçlarını ödemeyi ve USD kullanımı red ediyor. Öğrenciler, öğrenim kredilerini ödemeyi red ediyor.

Mevcut sosyal medyalar yerine blokchain şifreli ve kendi verilerinizi istediğiniz kurumla paylaşabileceğiniz/telif hakkı sizin olan bir oluşum; banka sistemi yerine kooperatifçilik esaslı blokchain/dijital izlenebilirliği olan ve kara parayı dışlayan bir finansal sistem öneriliyor.

Konuyla ilgili bulduğum bazı kitapların özet bağlantılarını paylaşıyorum: